- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Her şey Devletten beklenmez...

Sedat MEMİLİ / Yazar
“Her şeyi devletten beklemeyelim…”
Akıl vermek için en fazla kullandığımız deyimlerden biridir.
Bu öğüdü hep başkalarından duyarız, ama nedense kendimiz uygulamak için hassasiyet göstermeyiz.
Fatih, Pınar, Gürselpaşa mahallesi istikametinde Halk Otobüsüne binenler bilir. Fatih Mahallesi’ne girdiğiniz andan itibaren, yolcuların nerede bineceği veya ineceği halk otobüs şoförlerinin insafına kalmıştır.
Bu hatta duraklar yoktur.
Geçen yine bu hatta giderken, birkaç kişinin İsmail Hazar İlkokulu’nun arkasında bir şeyler yaptığını gördüm. Biraz daha dikkatle bakınca, bir otobüs durağı inşa edildiğini anladım.
Nihayet buraya durak yapılıyor, mahallenin bir ihtiyacı çözülüyor diye düşünürken, çalışanların hiç de yabancı olmadıklarını fark ettim.
Başlarında mahallemden tanıdığım bir esnaf var. Mahallenin sevip saydığı, saygılı bir insan… Adı Ümit Beyhan Görgün. Bir müteahhit edası ile iki arkadaşına talimat veriyor.
Uzun lafın kısası; otobüs durağını belediye değil vatandaş yaptırıyor.
Burada ne yapıyorsunuz anlamına: “Hayırdır? diye soruma başladım.
“Durak inşa ediyoruz…” dedi gayet olağan, sanki fırından bir ekmek ister gibi doğal.
“Belediyeden mi aldınız işi?”
“Yo hayır” dedi “işi kendimden aldım.”
“Ne demek bu?”
“İşi kendi kendime ihale edip, kendi kendimden aldım” dedi.
“Tanrı aşkına Ümit nedir bu iş?”
“Abi dedi sen de her gün görüyorsun. Hatta sen de burada otobüs bekliyorsun. Her gün karşıdan burada otobüs bekleyen insanlar gözüme takılıyor. Kimi yaşlı, kimi çocuk… Güneşte terliyor, yağmurda ıslanıyorlar. Seyrederken vicdanım sızlıyor. Hepsi bizim insanımız.

Madem ki eksiği gördüm; tamamlamaya çalışmak insanlık görevimdir…
Muhtarımızı tanırsınız, Saniye Hanım’a (Pınar Mahallesi Muhtarı Saniye Çelik) gittim. Bu caddede otobüs bekleyen insanların sıkıntılarını dile getirdim. Ardından, belediyenin buraya durak yapmasıyla ilgilenmesini eğer belediye yapamayacaksa benim buna talip olacağını söyledim. Çok ilgilendi. Sürekli bilgi verdi ama bir sonuç çıkmadı. Sonunda ben ısrar edince, “İstiyorsan bir durak yapabilirsin” dedi.
Şimdi ben bu mahalleden kazanıyorum ve mahallemi seviyorum. Oğlum bu mahallede doğdu. Allah izin verirse bu mahallede büyüyecek. Gerçekten de bazı şeyleri devletten beklememek lazım. Madem ki eksiği gördüm; tamamlamaya çalışmak insanlık görevimdir. Benim gücüm bu kadar, yapacağım bu kadar. Keşke daha da güçlü olsam da daha çok şeyler yapabilsem.”
“Sana yardım edenler de var herhalde?” diye çalışan kişileri gösterdim.
“Sağ olsunlar bunlarda arkadaşlarımız; Semih (Borçak) ve Berke (Arslan). Bu düşüncemi duyunca yardımcı oldular. İnsanlık adına doğru bir şeyler yapın, yola yalnız çıksanız da yalnız olmadığınızı anlarsınız. Ben maliyetini karşıladım, dostlar da emeklerini kattılar. Sonuçta sadece mahallemize bir çakıl taşı kazandırdık.”
Eline matkabı alırken birden kendisi bir soru yöneltti: “Abi, belediye bana ‘bunu neden yaptın’ deyip yıkmasın?” diye de kaygısını dile getirdi.
“Bilmem Ümit. Ama belediye akıllıysa, bu hatta durak yapma işini sana önerir…”
“Yok abi yok. Bu durağı yıkmasın da bana iş vermese de olur” diye de gülüştük.
İçimden Ümit Beyhan Görgün adlı vatandaşı takdir ettim. Ülkemiz, adı sanı belli olmayan bu iyi yürekli ve özverili insanların yüzü hürmetine sonsuza kadar yaşayacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












