Her zaman adalet herkese adalet!

Önceki gün yaşananlar bana Ergenekon sürecini anımsattı. Anlayacağınız Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Medya Grup Başkanı Hayrettin Karaca’nın başına gelenler sonrası cemaat sempatizanlarıyla empati kurmam zor olmadı.
Üniversite yıllarından beri cemaatin yayınlarını bir şekilde takip ederim. Cemaat konusunda özellikle 25 yıldan beridir Cumhuriyet Yazarı Hikmet Çetinkaya’dan beslendim... Beni tanıyan herkes Gülen grubuna karşı önyargılı olduğumu bilir. Hatta tanıdığım cemaat mensupları bile...
Onlara karşı olmam, onlar haksızlığa uğradığında buna sessiz kalmamı da gerektirmez tabi ki...
Dün benim gibi düşünenler haksızlığa uğrarken, linç edilirken, hatta cemaatin yayın organlarında ipe sapa gelmez suçlamalarla “mahkum” edilirken en azından kendi içimde haksızlığı kabullenemediysem bugün de “oh olsun!” diyemem.
“Yesinler birbirlerini” anlayışı da bana göre değil. Olaylara ve yapılanlara “adalet” ekseninden bakmak lazım. Dün rahmetli İlhan Selçuk’a, Mustafa Balbay’a Tuncay Özkan’a, Ahmet Şık’a, Nedim Şener’e ve daha bir çok aydına yapılan neyse bugün de Ekrem Dumanlı ve arkadaşlarına yapılan odur.
Yaşananların şekli hoyratçadır ve sevimsizdir.
Dün de adil bulmuyordum olanları, bugün de...
Günümüz mağdurlarının dün solculara karşı cadı avı başlatan gazeteciler ve gazeteler olması bu gerçeği değiştirmiyor.
Adil olmak; yarın AK Parti’ye karşı bir hukuksuzluk yapıldığında da karşı olmayı gerektirir.
Sürekli, “Adalet bir gün herkese lazım olur” diyoruz ama bu cümleyi içselleştirdiğimizi kim iddia edebilir ki...
Haksız yere yıllarının cezaevinde geçtiğine inandığım ve polis tarafından götürülürken cemaati kastederek, “Dokunan yanar” diye haykıran Ahmet Şık, bugün yaşananlar karşısında “Faşizme karşı olmak erdemdir” diyebiliyorsa adalet konusunda hiçbirimizin söz söylemeye bile hakkı yok...
Eğer Ahmet Şık, “Dün beni mahkum ettirmek için neler yapmadınız ki. Yazılmamış kitaptan suçladınız. Bugün benzeri sizlerin başına geliyor. Ben o zaman ‘adalet’ çağrısı yaparken kibirli yayınlarınızla hükümete destek veriyordunuz” deseydi, kim kınayabilirdi?
Hiç kimse...
Buna rağmer Ahmet Şık ve onun düşüncesindekiler “adalet” kavramından bir adım sapmadan “adam gibi” duruyorsa bizler gibi ‘sıradanların’ daha çok vicdanlı olması gerekiyor.
Adalet bir gün herkese lazım olur, doğru ama bugün hepimize lazım. Geçmişte yaşanılan adaletsizlikler bugün yaşananları makul göstermemeli.
Bir de demokrasi penceresinden bakılmalı. Demokrat olduğunu iddia eden kişi sadece kendi düşüncesinin rahatlıkla ifade edilmesini isteyemez. Demokrasi benim gibi düşünmeyenlerin de kendini ifade etmesini içerir.
Demokrasi ve adalet kavramları bu anlamda bakıldığında içiçedir. Adaletin olmadığı yerde en büyük zararı adalet duygusu görür.
İşte bu yüzden;
Her zaman adalet, herkese adalet...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












