- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Hesap lütfen!

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Geçmişte herhangi bir siyasetçi ya da üst düzey bürokratla ilgili yolsuzluk iddiası olduğunda savunma şu şekilde olurdu;
“Veremeyeceğim hesap yok.”
Şimdi ise durum değişti. Suçlamaya maruz kalan kişi ya da kişiler;
“Ben hesap vermek” diyebiliyor...
4 eski bakanın Yüce Divan’dan kaçmaları tam da bu anlama geliyor. “Biz Allah’a hesap veririz” bile diyemiyorlar.
Hesap vermiyorlar, vermekten kaçıyorlar. Acaba hesap, ödeme güçlerinin üzerinde mi geldi! Lokantada hesap edeyemeyenlere bulaşık yıkatma geyiği vardır. Bunların elleri bulaşık suyuna da değmiyor, çünkü bir elleri yağda bir elleri balda. Kollarında da 700 bin liralık saat var. Su da geçirmiyor ama yine de ellerini suya sokmaktan korkuyorlar.
Oysa ki Yüce Divan onlar açısından büyük fırsattı. Aklanma fırsatı. Onlar ise aklanma yerine ‘AK’lanmayı seçtiler. Yani AK Parti’nin parmak sayısının fazlalığına güvenerek bu fırsatı teptiler.
Kayıtlar “sahte” dendi, “montaj” dendi. Komisyonda “sahte” mi “montaj” mı olduğuna değinmeden “hukuksuz elde edilmiş delil” sınıfına sokularak “imha” edilmesine karar verildi.
Kafalar iyice karıştı. “Sahte” ya da “montaj” ise niye imha ediliyor. Hukuksuz elde edilmiş “delil” ise iddialar doğru mu?
Şimdi 4 eski bakan aklandı mı? Yolsuzluk yapmadıkları, şaibeye bulaşmadıkları net olarak ortaya mı çıktı. Yargının karar vermesi gereken bir konu komisyon marifetiyle sonuca mı bağlandı?
Peki kamu vicdanında da mı aklandılar?
Eğer eski bakanlar haksız yere suçlandıysa, çocukları tutuklanarak mağdur edildiyse bunu telafi etmek gerekmiyor mu?
Cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki! Oysa bu soruların cevabı Yüce Divan’da verilebilir ve Türkiye asla unutmayacağı bu garabetten kurtulabilir.
Şimdi her şey askıda kaldı.
Tüm soruların cevabı parmak sayısının çokluğuna göre verilebiliyorsa mahkemelere ne gerek var? Kalkan parmaklar sayılır ve her sorun yargıya gidilmeden bu şekilde kestirmeden çözülebilir. Bu da Türkiye’ye özgü adalet sistemi olarak literatürdeki yerini alır!
Böylece hesabı verilmeyen her yolsuzluk iddiasının hesabını bu millet öder.
Demokratik ilkeler, adalet duygusu gibi kavramlar mı?
Boşverin onları...
Onlar darbeci söylemleri!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












