AK Parti Adana teşkilatının önemli kurmaylarından Hıdır Bahçe, son günlerde var olduğu iddia edilen teşkilat içerisindeki sürtüşmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Dün görüştüğüm Sayın Bahçe, İl Başkanı İl Başkanı Ziyaettin Yağcı ile aralarında sert tartışmaların olduğu iddialarıyla ilgili bakın neler söyledi;
"Bu günlerde ne yazık ki afaki yakıştırmaların olduğunu okuyoruz. İl Başkanımız Sayın Ziyaettin Yağcı sokakta birlikte yürüdüğüm bir büyüğüm değil, yıllardır kader birliği yaptığım, gönül birliği yaptığım bir büyüğümdür. Yapılan iddialar tamamen afaki iddialar olup, AK Parti Adana teşkilatına yapılan yakışıksız yakıştırmalardır. tekşikilatımız Sayın Başbakanımızın çizmiş olduğu ilkeler çerçevesinde, ve gösterdiği hedefe doğru, disiplinli ve titiz bir şekilde yoluna devam etmek için çalışmalarını sürdürmektedir"
İşte Hıdır Bahçe'nin yaptığı açıklama.
Hıdır Bahçe ile Ziyaettin Yağcı arasında ciddi bir sorunun olmayacağını biliyordum ve kamuoyundaki duyumlar beni hiç te tatmin etmemişti.
Elbette bir aile içerisinde dahi olan ufak tefek sorunlar olur, ama iddia edildiği gibi ciddi bir boyutta sorunun olmayacağınıda biliyordum.
Her şeyden önce İl Başkanı Ziyaettin Yağcıyı en az 40 yıldan bu yana tanıdığım için, iddia olunduğu gibi ciddi sorunlara meydan verilmeyeceğiden emindim.
Türkiye'de 3-5 kişinin bir araya gelip sohbet etmesinin bile sorun olduğu dönemde, Ziyaettin Yağcı ve Hıdır Bahçe gibi şahiyetlerin, bu hareketin payidar olması için ne denli çileleri çektiklerini çok iyi biliyorum demiyeceğim o süreçleri yaşayan biriyim.
Bu isimler günübirlik siyaset yapan ve siyaset alemiyle gündeme gelmek için mücadele eden şahsiyetler değildir.
Ne gariptir ki;
Bu gün ortalığı kan gölü götürürken, insanlar alış veriş yaptıkları mekanda diri diri yakılmak istenirken, İsrail'in yaptığı katliamın bir benzerini ülkemizdeki İsrail ruhlularının yaptığı bu günlerde, bizler bir birimizle uğraşıp duruyoruz.
Bu gün gerçekleri konuşma günüdür.
Dün ülke inanılmaz bir ekonomik ve sosyal krizin içerisindeyken, bu gün otoyolları yapılmış, modern eğitim tesisleri halolmuş, sağlıkta devrim yapılmış, ama en önemlisi siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanmış olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz.
Ne varki böylesine tezahur etmiş göz kamaştıran yükselişlere rağmen, bizler İsrail ruhu taşıyanlarla değil, bir birimizle uğraşmayı marifet sanıyoruz.
İşte en büyük yanlış buradadır.
Elbette hükümetin eleştirilecek yönlerini eleştiriyoruz,
Ancak bölgemizin kan gölüne çevrildiği bu günde, gelin aklın ve mantığın gereği gibi hareket ederek bir birimizle değil şer güçlerin tasfiyesi için mücadele edelim diyorum.