- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Hukuk devleti mi?Aşiret devleti mi?

Osman PALAMUT / YAZAR
Millet olarak;
Asker ve polis teşkilatına ayrı bir saygı ve ayrı bir sevgi gösteren milletiz.
Asker’in ve polisin anayasayla belirlenen tek bir görevi vardır,
O görevi;
Ülkenin milletiyle birlikte huzur ve güvenini sağlayıp birliğinin devamını sağlamaktır.
Dolayısıyla Avrupa birliğine üye olma yolunda, birliğin kriterlerini hayata geçirme yönünde özellikle 2007’lerden sonra başlayan hızlı çıkış yerini, günümüzde aynı hızla birliğin uyum yasalarına taban tabana ters yönde hızlı bir çöküşe bırakmış bulunmaktadır.
Öyle ki;
“Artık Türkiye hukuk devleti olmanın kurallarını en iyi şekilde işletiyor” deme mutluluğunu bir türlü bulamıyoruz.
Geldiğimiz noktada, dört bakanla ilgili rüşvet ve yolsuzluk soruşturması unutuldu gitti.
Dolayısıyla milyar dolarlarla ifade edilen yolsuzluk hikayesi adeta gündemden düştü.
Bakanlarla ilgili kurulan komisyon neredeyse kitlenme noktasına geldi.
İşte bu bağlamda, 17 Aralık ve 25 Aralık’ta Rıza Zerrap soytarısının ülkeyi karıştırmasına sebep olan olayla ilgili ve Selam Tevid örgütüyle ilgili soruşturmayı, savcıların isteğiyle yürüten polis müdürleri, bir bir somut olarak ortaya konmayan delillerle gözaltına alınıp tutuklanıyorlar.
İşte rezalet burada.
Önceki gün gözaltına alınan Yakup Saygılı, İstanbul Emniyetinde ifade verirken içeriye biri giriyor ve eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı’nın dizine vurarak,
“Emniyette böyle mi oturulur, indir ayağını” deme ahlaksızlığını gösterdiğinde, Yakup Saygılı’nın avukatları, “Kimsiniz beyefendi” sorusu karşısında, bu ahlaksız ve korkak adam kimliğini saklıyor.
Meşru bir insan, ahlaklı bir insan, edepli bir insan böylesine önem arz eden soruşturma karşısında kimliğini saklamaz.
Bu tek kelimeyle bir rezalettir
Polislerin ayağa kalkarak saygı gösterdikleri bu utanmaz kim?
Hukuk devletinde böylesine bir soytarılık olamaz,
Hukuk devletinde her şey şeffaftır ve mağdurların haklarına tecavüz edilemez.
İçişleri Bakanlığı gerçekten hukuk devletinin kurallarına göre çark döndürüyorsa, bu rezaleti gün yüzüne çıkartmalıdır,
Diğer taraftan İstanbul Emniyet müdürü yaşanan bu tiyatroda rol alan kişinin kimliğini açıklamalıdır.
Doğal olarak bu tablo karşısında soruyorum,
Türkiye;
Hukuk devleti mi?
Yoksa bir aşiret devleti mi?
Hukuk devletinde böylesine rezalet olamaz.
SOUÇ OLARAK;
Hukukun olmadığı yerde demokrasi olmaz,
Hukukun olmadığı yerde kaos olur,
Hukuk, insanlığın var oluşundan itibaren evrensel kurallar zinciridir,
Siz bu zincirin bir halkasını kopardığınız zaman, toplumsal dengeleri alt üst edersiniz bilmem yanılıyor muyum?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












