- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Hukuksuzluğun ilk mağduru Aytaç Durak olmuştu

Osman PALAMUT / YAZAR
29 Mart 2009’da yapılan mahalli idareler seçimlerinde halkın sandıkta tezahür eden oylarının sonucuna göre, MHP’den aday olan Aytaç Durak, Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştu.
Seçim sonuçlarını hazmedemeyen iktidar, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın talimatıyla Sayın Durak’a 28 Mart 2010 günü görevden el çektirerek, halkın oylarıyla gelmesine rağmen iktidar bu hakkı ve hukuku tanımayarak görevine dört yıl boyunca iade etmedi,
Bu gün Basın özgürlüğüne vurulan darbenin aslında ilk habercisi Aytaç Durak’a karşı gösterilen hukuksuzluk girişimiydi ve garabet bir el çektirme olayıydı.
STV ve Zaman Gazetesi yayın kuruluşlarına karşı başlatılan hukuksuz operasyon karşısında, iktidarın devletin kuruluşlarının ballı börekli pastalarını ikram ettiği havuz medyası dünkü nüshalarında adeta davul çalarken, en ucube değerlendirme ise Mehmet Barlas’tan geldi.
Mehmet Barlas havuzdan beslenen Sabah Gazetesindeki köşesinde basına vurulan darbeyi meşru gösterme uğruna bakın nasıl bir rezaleti savunmaya çalışıyor,
Diyor ki Mehmet Barlas;
“Örneğin, bu ülkenin İçişleri Bakanı’nın oğlunun gözaltına alındığını o İçişleri Bakanı gözaltı sırasında öğreniyor”
Vallahi de billahi de yanlış yapmış o polisler ve savcılar,
Bakanın evladının bulaştığı bu kirli işi önce babasına söylemeleri gerekiyordu(!)
Yılların sosyal demokrat gazetecisi Mehmet Efendi işte böyle diyor.
Sormak lazım Mehmet efendiye;
İçişleri Bakanının özelliği ne?
Yani bakanın evladı trilyonları alıp evinde saklayacak ve bu yolsuzluğu karşısında, Türk milleti adına hareket eden bu ülkenin hâkimleri, savcıları ve polisleri eli kolu bağlı mı duracaklar mı?
Veya o savcılar ve polisler;
“Ey Sayın Bakanım, senin oğlun yolsuzluğun içerisinde ve haksız paralar ediniyor, müsaade ederseniz gözaltına alalım mı?” demeleri gerekiyordu?
17 Aralık’ta bakan çocuklarının ve Halk Bankası Müdürü Süleyman efendinin evinden çıkan o milyon dolarlık paraların izahı nasıl yapılacak?
Bakan beyin elindeki 800 Milyarlık saatin hesabı nasıl verilecek?
Önce saati Zarraf’tan almadığını söylerken, daha sonra aldığını söyleyerek, “Ama parasını Zaraba gönderdim” demesi, bu ülkeyi yöneten bakan olarak eleştirilmemeli mi?
Diğer bir soru,
Neden 17 Aralık’tan sonra değil de, 17 Aralık haftasında basın yayın kuruluşlarına baskın yapıldı?
Tıpkı Aytaç Durak’ta olduğu gibi, hiçbir delil sunamayanlar, STV’de yayınlanan diziler içerisinde sudan bahaneleri gerekçe göstererek, faili meçhul cinayetleri işleyenlerin hizmet hareketi olduğunu ve PKK’yla işbirliği yaptığını söyleyecek kadar ileri gitmektedirler.
Adama sormazlar mı?
Mademki PKK’yla hizmet hareketi işbirliği yapıyor, o zaman terör örgütü militanları neden dershaneleri bombalıyor?
SONUÇ OLARAK,
Aytaç Durak’a karşı başlatılan hukuksuzluk, 17 Aralık’tan sonra da milletin gözünün içerisine baka baka bir çok alanda ne yazık ki gerçekleştiriliyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












