• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 30 °C
  • İzmir : 33 °C
  • Ankara : 28 °C

Hükümetimize çağrı!

16.04.2015 06:23
Hükümetimize çağrı!
A.Kadir Tunçer yazdı

Yazı konumuzun, kendi oluş tarihinde yazılmaması ile ilgili bir detayı açıklamakla başlamak istiyorum!

Acı ve/ya sevinçlerimizle ilgili gün ve yıl dönümlerinde yazmakla birlikte, bazen de teamüllerin dışına çıkmak istedim. Hem “hatırlatmanın yararı”na inandığımdan hem de beklediğim süre içinde alınması ve yapılması gerekenlerin olmadığını görmemden ötürüdür. Üstelik seçim atmosferine girdiğimiz bu günlerde, “muktedir” olduğunu düşündüğüm “bir iktidar”ın bu konuda gösterdiği zafiyeti gidermesine yönelik olarak, bu yazının bir “çözüm temennisi” olmasını istememden kaynaklanıyor!

Darbe mağdurlarının, gündeme kurban edilmesini anlamakta zorlanıyorum!

Tarihin karanlık sayfalarında, zifiri karanlık satırlarla, kapkara bir zihniyetin mahsulü olan ve Post -Modern Darbe olarak adlandırılan; 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu ve ardından alınan kararlar ile başlayan kokuşmuş bir süreçten bahsediyorum!

Bu konuyu bu mütevazı alana sığdırmanın imkânı yok! Saatler süren belgesellere, “Bin yıl sürecek!” diyen akıllara, insanlığa ait hiçbir vicdana sığmayan zulüm ve haksızlıkları sizlerle paylaşmama imkânım elvermiyor!

Yakın tarihin asık yüzlü sayfalarında yerini alan bu post modern zulüm kokan darbenin; arka planını, ortamını, alınan kararları, öncesi ve sonrası yapılan toplum mühendisliğinin çirkin boyutlarını, iç karartan gelişmelerini, dış bağlantılarına ilişkin planlamaları sizlerin bilgi ve araştırma tercihlerinize havale ediyorum!

Bu acımasız sürecin bağlantılı aile bireyleri ile birlikte, binlerce insanı ilgilendiren toplumsal vahametinin bugünkü tablosu beni rahatsız ediyor! Başkalarının gündemi değil de, mazlumların ah-u figanı beni ilgilendiriyor!

Değil her geçen yıl, ay, hafta ve gün, her geçen saatin “öteler ötesi” açısından büyük bir vebali var! Şimdiki zaman açısından da, sürmekte olan bir “haksızlığa boyun eğme”, insan hak ve inanç özgürlüğüne yönelik “zulme rıza göstermiş olma” ve “seyirci kalma” durumu söz konusu… Ben; bana düşeni yapmakla mükellefim!

Asıl iş Hükümetimize düşüyor!

Yakın geçmiş zaman içinde yaşanan çetrefilli pek çok olay öncesi, AK PARTİ İktidarı döneminin ilk yıllarında Cumhurbaşkanı olan Necdet SEZER, kendi döneminde, kendine yakışanı fazlasıyla yaptı diyebilirim! Hasta ve sağlık sorunu ciddi boyutlarda olan pek çok “sol cenahlı mahkûmu” affederek yetkisini kullanmak suretiyle tahliye etti. Pek çok ayrıntı gerektiren teşebbüs ve kararları ayrı bir konu…

SARIKIZ, AYIŞIĞI, YAKAMOZ, ELDİVEN, BALYOZ, İRİTCA İLE MÜCADELE EYLEM PLANI, ERGENEKON davaları ile ilgili gerekli yasal mevzuat düzenlemelerine gidilmiş, serbest kalmaları noktasında gerekli irade siyasi olarak güçlü bir şekilde gösterilmiştir! İçerde kimseler kalmadı… Elbette ki siyasi, dini, mezhebi, dünya görüşü her ne olursa olsun, haksızlığa uğrayan herkesin hakkı korunmalı ve savunulmalıdır! İnanç mağduru insanların da…

Benim içime sindiremediğim konu;

Muhafazakâr ve mütedeyyin” bir anlayışın mensubu olduğuna inandığım bir parti olarak AK PARTİ ve hatta Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın bile mağdur edildiği bir sürece ilişkin olarak, takınılan tavrı anlamakta zorlanıyorum! İrtica davaları açısından, 28 Şubat mağduru inançlı insanların çektikleri zulüm yetmedi mi? Daha ne kadar zulme maruz bırakılacaklar? Bunların hakkı ve hukukları ne olacak?

Eski Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL bile, Sezer’in gösterdiği cesaret ve hassasiyeti göstermemiştir maalesef! Burada muradımız kusur teşhirciliği değil, mazlum ve mağdur bir kitlenin durum tespitini yapmaktır! Onlarıyok hükmündesayamazsınız! Bugün yaparsanız, yarına gücünüz yetmez!

Benim bile âcizane bildiğim, belgeli, kalp ameliyatlı, çok ciddi sağlık sorunu olan mağdurlar var!

Yılların haksızlığını gidermenin zamanı geldi geçiyor!

Bu konu; Hükümetimizin çok ciddi, bir an evvel gidermesi ve çözmesi gereken acil bir sorunudur! Binlerce “oy” kullanma hakkına sahip aileleri ve onların yüzbinleri aşan gönüldaşları, kardeşleri “sabırla” bekleyiş içinde! 

“Çözüm”e giderken devlet; diğer çocuklarını da unutmamalı!

Sistem ve darbe mağduru inançlı bireylerine “üvey evlat muamelesi” yaşatmak özellikle bu iktidara asla yakışmaz! Hiçbir şey yapamıyorsanız; bari ciddi sağlık sorunu olan 28Şubat mağduru insanlara karşı biraz duyarlı olun ve tahliyelerini sağlayın! Yazıktır ve vebaldir!

Hayırlı sonuçlar getirecek hayır dolu teşebbüsleri, hayırlısıyla

Hükümetimizden bekliyoruz!

 

Sevgi ile Kalın…

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
adanalı
16 Nisan 2015 Perşembe 13:44
13:44
Bu konuda çok hızlı harekete geçilmesi gerekiyor. haksız yere insanlar yıllardır hapisteler ve mağdur ediliyorlar...
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim