• BIST 77.779
  • Altın 128,216
  • Dolar 2,9858
  • Euro 3,3067
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

Huzurun Başkenti'nde hoşgörü zirvesi

14.03.2015 06:43
Huzurun Başkenti'nde hoşgörü zirvesi
Güncel dini sorunlar ve yanıtları

Bu hafta değerli insan Adana Müftüsü Sayın Arif Gökçe’yi dinlemek üzere Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nde toplandık.

 

NE HUZUR VERİCİ BİR MEKAN…

 

İlkbaharın ayak sesleri Ziyapaşa Parkı’nda daha yoğun hissedilmekte. Sayın Gökçe, çok erken gelmişti. “Hem geç kalmayı saygısızlık sayarım, hem de hazırlık yapmam gerekir” dedi. Sonra, “Bu mekânlar ne kadar huzur verici, insanlara neler anlatıyorlar…” dedi.

Gerçekten öyle, Ramazanoğlu Konağı’nda herhangi bir taşın dili olsaydı ve insanlar onu anlasaydı kim bilir, belki de tarihi değiştirebilecek şeyler anlatırlardı. Ben de “Her nesnenin bir dili vardır; nesneleri anlamayışımız onların anlattıkları şey olmadığını göstermez, bizim henüz o seviyeye yükselmediğimizi gösterir” diye yanıtladım.

Sayın Gökçe hazırlıklarını yapmak üzere konağa girdi.

Parkta “seyyahlar grubu” gördüm. Biraz daha dikkatle bakınca, tarihçi Talha Uğurluel’in bir kafileyi gezdirdiğini anladım. Ulucami ve Ziyapaşa hakkında bilgi veriyor, kafiledekilerde hatıra fotoğrafı çektiriyorlardı. Uğurluel soğuk ve mimiksiz bir tavırla anlatıyordu. Belli ki aynı şarkıyı yüzlerce kez söyleyen şarkıcıların yorgunluğundaydı.

Gözde Ramazanoğlu ev sahibi olarak Uğurluel ile görüştü. (Resim-1) 

Ramazanoğlu Konağına geldi ve İl Müftümüz ile tanıştı. Aralarında kısa bir görüşme oldu. (Resim-2)

 

İNSANIN EN ŞEREFLİ BEŞ VARLIĞI

 

Gözde Ramazanoğlu Müftümüzü tanıtan açılış konuşmasını yaptı.

İnsana güven veren bir eda ile konferansa başlayan Sayın Gökçe, “Güncel Din Meseleleri ve Yanıtları” konusunda geniş bilgiler sundu.

“İnsanın en şerefli varlığının beş temel ilke ve amacında olduğunu anlatan Sayın Gökçe, İslam Dini bu amaç ve ilkeler üzerine kuruludur” dedikten sonra bu beş temel ilkeyi şöyle sıraladı: “Can, Mal, Akıl, Din ve Nesil…”

“Sosyal Değişim ve İslam Hukuku” başlıklı konuşmasında, Materyalizmin temel aldığı Herakleitos’tan örnek vermesi beni çok şaşırttı. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Geçen zaman süreci içerisinde her şey değişmektedir. Değişmeden olduğu gibi kalan hiçbir şey yok gibidir. Bunun bir istisnası varsa, belki o da değişme kanunudur.

Hiçbir sahada bugünkü ulaşılan konum, dünkünün aynı değildir. Kısaca arz etmek gerekirse:

Ekonomide kütlesel ve pazar için üretim tarzı ortaya çıkmış, fabrikalaşma, bankacılık, sigorta, hayata egemen olmuş, işçi sınıfı doğmuş, iktisadi kuruluşlar arasında toplumcu yaklaşımlar ortaya çıkmıştır.

Sosyal yapıda değişmeler olmuş, kadın evden dışarı; çarşıya, fabrikaya, büroya, kısaca iş hayatına çıkmış, erkekle yarışmaya başlamıştır. Bunun eseri ailede ve hayatın bütün alanlarında gözükmeye başlamıştır.

Eğitim alanında gelişmeler olmuş, okuma-yazma büyük oranda artmış, ilim seviyesi yükselmiş, müspet ilimlerin büyük başarıları neticesinde medeniyet yükselmiş, hayat kolaylaşmış, imkânsız sayılan pek çok şey imkân alanına girmiştir.

Siyasî alanda parlamenter sistemler ortaya çıkmış, devletin fonksiyonlarının birbirinden ayrılması prensip halini almıştır. Devletlerarası ilişkilerde ülkeler arasındaki mesafeler yaklaşmış, sanki bütün dünya tek bir ülke haline gelmiştir; ilişkiler artmış ve karmaşık bir hal almıştır. Savaştan usanılmış, barış çağrısı fert ve devletlerin vazgeçilmez parolaları haline gelmiştir.

Medenî hukuk alanında pek çok ilerleme olmuş; insan hakları vazgeçilmez bir prensip olarak, gerek devletlerarası antlaşmalarda ve gerekse - en azından nazariyede bile olsa - devlet ve hükümetlerin siyasetlerinde yer almıştır.”

 

KANUNLAR İHTİYACI BELİRLEMEZ; İHTİYAÇLAR KANUNU BELİRLER

Sayın Müftü tam bir bilim insanı ve filozof gibi, öteden beri savunduğum görüşleri bir bir anlatmaya başlayınca şu sonuç aklıma geldi; Ya ben Müftülüğün anlayışını bilmiyorum; ya Müftülük benim anlayışımdan uzak bu birinci şıktı; veya Müftülük değişmediyse ben değiştim.

Bir Arap Atasözü ile konuşmasına devam etti Sayın Gökçe: “İnsanlar babalarından ziyade kendi zamanlarına benzerler.

Toplumsal hayat sürekli bir değişim içindedir.  Süreklilik olmadan değişim, değişim olmadan da süreklilik sağlanamaz. Bu sebeple dünyada, tarihte hiçbir hukûkî hükmün değişmeden kaldığı görülmemiştir. Geçmişte mevcut bütün kanunlar değişmiş, yerlerine başkaları konulmuştur. Kanunlar, ihtiyacı tanzim için tedvîn edilir. Yoksa ihtiyaçlar eski kanunlara uydurulmaz.

Hukukun değişmesi zaruretini doğuran faktör zaman ve çevredir. İnsan yaşadığı çağın ve ortamın ürünüdür. İnsan karakteri, toplumun sosyal dokusu, yasası yaşadığı doğal ve sosyal ortamın oluşturduğu koşullara bağlı olarak biçimlenir. Değişik coğrafî bölgelerde, değişik iklim koşullarında yaşayan insan toplulukları, değişik geleneklere, değişik tarihlere ve değişik karakter özelliklerine sahiptirler. Bu değişikliğe bağlı olarak da değişik sosyal yapılar ortaya çıkar.

Elbette bu değişik kurumları düzenleyecek, hukûkî hükümler de değişik olacaktır. Yasalar, ülkelerin coğrafî yerine, soğuk sıcak ve ılıman olmasına, toprağın verimliliğine, engebeli olup olmadığına, genişliğine, halkın yaşam tarzına; çiftçi, çoban veya avcı oluşuna, temel hukuk kurallarının dayanabileceği özgürlük derecesine, halkın din ve eğilimlerine, örf ve âdetlerine, geleneklerine, ülkenin nüfusuna, ticari yaşamına uygun olmalıdır.”

Bu görüşlerden sonra Sayın Gökçe: İbn Haldun’un bir deyişini paylaştı: “Cihanın ve milletlerin hal, adet ve mezhepleri tek çizgi üzerinde ve sabit bir yoldan devam edip gitmez. Bunlar zaman içinde bir halden diğerine değişip dururlar. Allah’ın kulları üzerinde, öteden beri, kanunu budur.

”İslâm hukuku da şüphesiz ihtiyaçları düzenlemek için konulmuştur. Zamanla, hukukun tedvinini gerektiren altyapı değişmişse - ki değişmiştir- ilgili hükümlerin de değişmesi kaçınılmaz olmuştur.

Değişme bir durumun bütünüyle bambaşka bir duruma dönüştüğü anlamına gelmez. Değişen şeyin birçok niteliği eski haliyle ilgisini devam ettirir. Birçok şey değişerek devam eder, devam ederek de değişir. Buna karşılık İslâm inancına göre dinin özü asla değişmez. Genel kanaate göre, İslam hukuku, sosyal değişime tamamıyla kapalı olmadığı gibi, her toplumsal değişime açık da değildir. İslam Hukuku’nun değişim stratejisini şöyle formüle etmek mümkündür: İslam Hukuku, hak ve adalet gibi yüce değerlerin sahip olduğu toplum oluşturma gayesinden taviz vermeden, olumlu sosyal gelişmelere açık bulunmakta, olumsuz değişim karşısında ise direnç göstermektedir.”

Değerli okurlar, bu sohbeti (bugün için) burada bitirmek zorunluluğu var. Ancak, bir çok kesimin “mesele” diye saydığı ve günlerce tartıştığı konuların ne kadar basit ve insancıl yanıtları olduğunu gördüm.

İslam’ın Estatik Ameliyat, Tüp Bebek, Kürtaj, Organ Nakli, İntihar, Ötenazi, Kadınların Ticaret ve İş hayatına Girmesi, Kadınların Kamu görevinde, Yönetimde Yer Alması, Şahitliği, Mirasçılığı, Türkçe İbadet, Sandalyede Namaz, Baş açık namaz kılma gibi konularda olağanüstü doğru bilgiler verdi. Bu bilgileri edinince, televizyonlarda boy gösteren onlarca kişinin toplumu nasıl yanlışa yönlendirdiğini daha net gördüm…

Şimdi bundan sonra bakıyorum; Sayın Gökçe’nin dini meseleler konusunda verdiği bilgileri sadece bir günde anlatmak konu israfı olacak ve amacına ulaşmayacak.

Eğer başarabilirsem soru ve yanıtları bundan sonra ya kendi köşemden veya yine buradan paylaşmaya devam edeceğim.

Seçkin konukların izlediği konferanstan sonra İl Müftümüz dinleyicilerin de sorularını yanıtladı. İlk kez konferansa gelmiş olan öğretmen Zehra Sürmeli, hem Müftümüz Arif Gökçe’ye hem de İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prf. Dr. Hasan Kayıklı’ya sorularıyla nefes aldırmadı.

Sayın Müftümüzün, Adana Medya Emekçilerine özel olarak selamları var…

Üzerimde kalmasın.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim