• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 21 °C

I. Dünya savaşının nedenleri ve sonuçları

12.06.2016 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Siyasi oramda bugünümüz bir asır öncesinden yani I.Dünya Savaşından beri gelmektedir. Bazı sorunlarımızın temeli bu zamana uzanmaktadır. Anlaşılıyor ki günü görmek için dünü görüp değerlendirmemiz gerekli.

Daha önce çeşitli açılardan bu zamana ilişkin yazılarımız yayınlandı. Önemi nedeniyle bu çalışmaları sürdürmeğe devam edeceğiz.

 

Birinci Dünya Savaşının Nedenleri

  1. Büyük devletlerin ham madde, sömürge ve ucuz işgücü arayışları.
  2. İngiltere ile Almanya arasındaki ekonomik rekabet.
  3. Silahlanma yarışının hızlanması.
  4. Fransız ihtilalinin getirdiği milletçilik akımının toplumlarda etkili olması etkisi.
  5. Fransızların Alses-Loren bölgesini Almanlardan geri almak istemesi.
  6. Devletlerarası bloklaşma.
  7. Avusturya-Macaristan'ın ile Rusya'nın balkanlar üzerindeki çıkar çatışmaları.
  8. Siyasi birliğini geç tamamlayan Almanya ve İtalya'nın dünya siyasi dengelerini değiştirmesi.

I. Dünya Savaşı (1914-1918)  büyük devletlerin ve bunların dünyanın diğer bölgelerindeki sömürgelerinin de savaşa katılmış olmasından dolayı cihan savaşı olarak adlandırıldı. Bu savaş öncesinde devletler İttifak ve İtilaf Devletleri olarak ayrıştılar (Yani Birlik ve Birleşik Bloklar). Bir tarafta Almanya+Avusturya-Macaristan+Osmanlı İmparatorluğu ve diğer tarafta da İngiltere+Fransa+Rusya+Nerdeyse Diğer devletler+Bu devletlerin sömürge kuvvetleri bu savaşlara iştirak ettiler ve birçok cephede savaştılar. Birlik yenildi ve ağır bedel ödedi.

İtilaf Devletleri, dünyayı aralarında bölüştüler. Böylece İmparatorluklar (Almanya, Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya) dağıldı, birçok ulus-devlet kuruldu. Geçen yüzyıl içinde dünyadaki çatışmalar ve gelişmeler, ulus-devletlerin sorun olduğunu ve sonunun geldiğini, yeni sistemlerin ve yeniden paylaşımın gerekli olduğuna karar verdiler.   

Böyle oldu ki "Genişletilmiş Ortadoğu Projesine (-BOP)" göre, belirlenmiş coğrafyalarda iç-dış müdahaleli savaşlar devam etmektedir. Taşeron savaşçılarla sorun çözülmemiş, Dünyanın Büyükleri de göstermelik kuvvetlerle savaşa iştirak ile birlikte ve danışarak, çatışarak yönetmektedirler.

Osmanlı devletinin savaşa girmesi

Osmanlı devleti savaşın başında önce tarafsızlığını ilan etti. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ki Doğu Avrupa'yı ve Balkanları kapsıyordu, Almanya'nın desteğini alarak, müttefik oldukları İtalya'ya Alplerde saldırdı ve bir dizi savaş sonrasında yenildi ve Avusturya- Macaristan olarak parçalandı. 

Almanya, Osmanlının askeri modernizasyonunda örnek ve destek oldu. Osmanlı yeni ordusunu Prusya'yı örnek alarak modernleştiriyor ve sıkı bir askeri işbirliği içinde bulunuyordu.  

Almanya, bu işbirliğinden dolayı, Osmanlı'nın jeopolitik konumundan ve halifelik sıfatından ‎ yararlanarak yeni cephelerin açılmasını yani Osmanlının savaşa girmesini istiyordu.

İtilaf devletleri Osmanlı devletinin savaşa girmemesi için kapitülasyonların kaldıracağını ve maddi yardım yapılacağını açıkladı.

Osmanlıda İttihat ve Terakki yönetimi başta Enver Paşa olmak üzere, Almanların savaşı kazanacağını ve kaybedilen toprakların geri alınacağını düşünerek kapitülasyonların tek yanlı olarak kaldırıldığını ilan etti.

Midilli ve Yavuz adı verilen (Alman gemileri: Goeben ve Breslau)[1]

1912 yılında Alman Kayzer Deniz Kuvvetleri'nin Akdenizde görevli, Koramiral Wilhelm Souchon kumandası altındaki Goeben ve Breslau adlı gemileri bulunuyordu. Herhangi bir savaş halinde filonun görevi Cezayir'den Fransız sömürge askerlerini taşıyan gemilerini engellemekti. Almanya'nın Fransa'ya savaş açtığını öğrenen ve daha önce Afrika sahillerine yakın bir konumda olan Souchon, üstlerinden bir an önce Osmanlı İmparatorluğu'nun Başkenti İstanbul'a gitme emri aldı.

Yolda iki İngiliz savaş kruvazörleri ile karşılaşan Souchon, İngiltere'nin daha Almanya'ya savaş açmamış olmasından (O günün akşamı Almanya'nın Belçika'yı işgal etmesinden sonra savaş ilanı yapıldı) yararlanarak hızlıca kaçmaya başladı.

Bu kaçış sonucunda arkasında İngiliz savaş kruvazörleri olmasına rağmen Goeben ve Breslau, Sicilya'nın Messina limanına ulaşabildiler (4 Ağustos 1914). Burada kömür ikmali yapan Souchon, Osmanlı'nın halen savaşa girmemiş olmasına rağmen Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı.

Amiral Souchon, arkasında Britanyalı hafif ve ağır kruvazörleri olmasına rağmen zor şartlar altında Çanakkale Boğazı'na ulaşabildi(10 Ağustos 1914). Almanya'nın İttihat ve Terakki Partisi üzerindeki ağırlığını iyice koyması ve Osmanlı Savaş Bakanı Enver Paşa'nın izin vermesi üzerine burdan İstanbul'a doğru yola çıktı.

Bu Alman gemileri, 11 Ağustos 1914'te İstanbul Boğazı'na demir atınca bu durum Rusya'nın, Fransa'nın, özellikle de İngiltere'nin sert protestolarına neden oldu. Bu gemilerin satın alındığı, 500.000 altın lira ödendiği ve isimlerinin Yavuz ve Midilli olarak değiştirilerek Osmanlı Donanması'na dahil edildiği bildirilmiştir. 16 Ağustos'ta gemilere Osmanlı Bayrağı çekilmiş, Alman personel de fes giymişti. Amiral Souchon halen gemilerin kumandanı, Alman mürettebat ise yerinde idi.

Osmanlı Devleti'nin siparişi üzerine Britanya tersanelerinde inşa edilmiş, Sultan Osman-I ve Reşadiye isimli gemilerin teslim edilmeyeceği Winston Churchill tarafından açıklanmıştı(3 Ağustos 1914). Teslim almaya giden ekibin komutanı Rauf (Orbay) Bey eli boş dönmüştü.

Amiral Souchon, İmparator Kayzer Wilhelm'den aldığı talimatla 14 Eylül 1914 tarihinden itibaren Osmanlı Donanması'nın tatbikat için Karadeniz'e açılması yönünde çaba harcamaya başlamıştır.

27 Ekim 1914 günü Amiral Souchon'un Goeben, Breslau ve dokuz Osmanlı savaş gemisinden oluşan bir donanma Karadeniz'e açıldı. Donanma 29 Ekim 1914 sabahı Odesa, Sivastopol, Novorossisk ve Fedosya limanlarını bombalandı. Bir mayın ve onbeş askeri nakliye gemisi batırıldı, bir torpidoya ağır hasar verildi. Bir kömür gemisi 3'ü subay 75 personeliyle esir alındı. Novorossisk'de buğday silolarıyla elli petrol deposu tahrip edildi. Bu gelişmeler bir dönüm noktası oldu ve 2 Kasım'da Rusya, 5 Kasım 1914'te İngiltere sırasıyla Osmanlı İmparatorluğuna karşı savaş ilan ettiler.

Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheler

1- Kafkasya cephesi: Osmanlı devleti doğu Anadolu'da Ruslarla savaştı. Ruslar 1914 yılının aralık ayında doğu ana doluya saldırdı. Sarıkamış ve yöresinde askeri birliklerimiz çok kayıplar verdi.

2- Kanal cephesi: Osmanlı Devleti, Mısır'da yeniden egemenlik kurmak ve Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek amacındaydı. Bu kanal Osmanlılar tarafından alınırsa, İngilizlerin, sömürgeleriyle olan bağlantısı kesilecek ve oralardan aldığı Asker ve malzeme desteği önlenecekti.

Osmanlı, İngilizlerin Elinde bulunan Süveyş Kanalı'na bir saldırı düzenledi(1915), başarılı olamadı. İngilizler, Sina Yarımadası'nı ele geçirerek Suriye sınırına dayandı (1916).

3- Hicaz ve yemen cephesi: Osmanlı birlikleri kutsal yerleri korumak için bu bölgede İngilizlerle çarpıştı. Ancak Sina'da bir sonuç alınamadı. Osmanlı devleti Araplarla mücadele etmek zorunda kaldı.

4- Irak cephesi: İngilizler, Türk kuvvetlerinin İran' a girmesi ve Hindistan'ı tehdit etmesini önlemek istiyordu. Ayrıca, kuzeye çıkarak Ruslarla birleşmek amacındaydılar. Irak petrollerini ele geçirmeyi planlayan İngiltere, Basra'ya asker çıkardı.  Osmanlı güçleri Küt-ül Amare'da başarılı oldu, İngiliz kuvvetleri geri çekildi (1915). Ancak yeniden Basra'ya asker çıkaran İngilizler, 1917 yılında Bağdat' a girdiler.

5- Suriye ve Filistin cephesi: Suriye Cephesi'nde İngilizlere karşı bazı başarılar kazaıldı.

6- Galiçya, Romanya ve Makedonya cepheleri: Osmanlı devleti, Avrupa cephelerine kuvvet göndererek, kendi bağlaşıklarını destekledi, gönderilen kuvvetler Avrupa cephelerinde muharebelere katıldılar(1916-1917). Rusya, Romanya ve Fransa' ya karşı mücadele ettiler.

7- Çanakkale cephesi: İtilaf devletlerinin bu cephedeki amacı; Rusya'ya silah yardımı yaparak bu devletin doğu Avrupa'ya yönelik saldırısını kolaylaştırmak, Almanya'nın doğuya yayılmasını önlemek, boğazlar ve İstanbul' u alarak Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmaktı. İngiltere ayrıca, Mısır'daki varlığını güvence altına almak, Ortadoğu'daki zengin petrol yataklarına sahip olmak istiyordu.

İtilaf devleri, Çanakkale Boğazı'ndan geçmek için, Şubat 1915'ten itibaren saldırıya geçtiler. Güçlü top atışı ve Nusret mayın gemisinin önceden boğaz'a döktüğü mayınlar yüzünden başarısızlığa uğradılar. 18 Mart 1915' te, daha büyük bir saldırı başlattılar. İtilaf devletleri' nin savaş gemilerinin bir kısmı batırıldı, bir bölümü ise saf dışı edildi.

Böylece Çanakkale'yi denizden geçilemeyeceğini anladılar. Bunun üzerine 25 Nisan tarihinde Gelibolu Yarımadası'nda Seddülbahir ve Arıburnu kıyılarına çıkarma yaptılar.

Amaç; Çanakkale'yi karadan geçmekti. İçlerinde Avusturya ve yeni Zelandalı askerlerden oluşan Anzak'ların da bulunduğu İtilaf Bloku'nun birlikleri, karşılarında Osmanlı Ordusunu ‎( Mustafa Kemal) buldular ve yenildiler (Deniz: 19 Şubat 1915–18 Mart 1915, Kara: 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916‎).

 

I. Dünya Savaşının bazı sonuçları

  • Avrupa ve Asya'da devletlerarası dengeler bozuldu. Osmanlı, Avusturya-Macar imparatorluğu ve Rusya tarihe karıştı.
  • Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya ve Macaristan kuruldu.
  • Yeni siyasal rejimler (ulus-devletler) ortaya çıktı.
  • Yenilen devletlerin imzaladığı ağır antlaşmalar II. Dünya Savaşına ortam hazırladı.
  • Sömürgecilik isim değiştirerek "mandacılık" adı altında devam etti.
  • Osmanlı devletinde Hıristiyan azınlıktan sonra Müslüman Arnavutluk Araplarda bağımsızlıklarını ilan etti.
  • ABD bu savaştan sonra Avrupa politikasına karışmaya başladı.
  • Cemiyet-i akvam kuruldu.

I. Dünya Savaşında yenilen devletlerin imzaladığı bazı antlaşmalar: Almanya-Versay antlaşması, Avusturya-St.Germain antlaşması, Macaristan-Riyanon antlaşması, Bulgaristan-Nöyyi antlaşması, Osmanlı-Sevr antlaşması.

 

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Goeben_ve_Breslau%27nun_takibi

Ersan Baş: Türk Tarihinde Yavuz Zırhlısının Rolü, Piri Reis Araştırma Merkezi Yayını, Deniz Basımevi, 2008, İstanbul.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim