- BIST 77.715
- Altın 128,198
- Dolar 2,9846
- Euro 3,3092
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 31 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
I.Mustafa’yı (Deli Mustafa) Kimler ve Niçin Padişah Yaptı?

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
Sultanahmet Camii’nin bânîsi Sultan Ahmet Han 22.11.1617 tarihinde 14 yıl padişahlıktan sonra 28 yaşında vefat etti. Yerine kardeşi Şehzade Mustafa, I. Mustafa Han adıyla Osmanlı tahtına oturtuldu. Mustafa’nın aklî melekelerinin yerinde olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Ancak Şeyhülislâm Esʿad Efendi, bu dengesizlik “uzun süre şemşirlikte hapis hayatı yaşamasındandır, kısa zamanda geçer” dediği için mesele kapanmış oldu.
Yeniçeriler cülus bahşişlerini eksiksiz olarak aldılar. Sarayda Sultan Mustafa’nın padişahlığını destekleyerek onun Osmanlı tahtına oturmasını sağlayanlar hizmetlerinin karşılığında çeşitli makamlarla ödüllendirildiler. Silahtar Mustafa Ağa, Mısır valiliğine atandı. Çukadar Ağa’ya Şam; Doğancıbaşı Ağa’ya Karaman eyaleti valiliği verildi. Saray’da aklı bir şeye ermeyen bir zavallının bulunması pek çok kimsenin işine geldi ve böylece devletin yönetimine ortak oldular.
Cihan İmparatorluğu’nun tahtına oturan Deli Mustafa, sabahtan akşama türbeleri geziyor, denizdeki balıklara altınlar atıyor, olmadık şekilde yollarda etrafa altınlar saçıyordu. Darüssaade Ağası Mustafa Ağa ise Deli Padişah’ın akıllı yardımcısı olarak her işi istediği gibi hallediyordu. Sözde padişah Deli Mustafa, gerçek padişah ise Mustafa Ağa idi.
Mustafa Ağa’nın padişah adına padişahlığı 96 gün sürdü. 26.02.1618 tarihinde ulufelerini almak üzere saraya gelen askerden destek alınarak Sultan Mustafa odasına haps edildi ve Şehzade Osman (Genç), II. Osman unvanıyla padişah yapıldı (Naima Tarihi, II, 441).
II. Osman’ın hacca gitmek bahanesiyle Arabistan’a gidip yeni bir ordu toplayacağı ve yeniçeriliği kaldıracağı dedikodusu üzerine asker ayaklandı. Sadrazam Dilaver Paşa ve Darüssaade Ağası isyancı askere teslim edildi ve parçaları Atmeydanı’na saçıldı. Ulema devreye girip bunlara nasihat etmek istediğinde: “Biz istediğimizi bulduk, evvelde padişahımız Sultan Mustafa idi, yine padişahımız oldur” dediler (Naima Tarihi, II, 483).
Genç Osman, Yedikule’ye götürülüp korkunç şekilde öldürüldü. Genç Osman’ın “delidir” diye öldürmeye değer bulmadığı Deli Mustafa tekrar padişah yapıldı. Tam olarak ihtilalcilerin istediği bir padişah tipi idi. Varlığı ile yokluğu birdi. Onun adına isteyen istediği gibi padişahlık yapabiliyordu. Yeniçeriler de yeni bir padişah tahta çıktığı için “cülus bahşişlerini” alabileceklerdi. Hem de, “Altın isteriz. Hurde akça almazız” diyorlardı. İhtilalin planlayıcılarından yeni sadrazam Kara Davud Paşa, askerin kalbini kazanmak ve halka yaranmak için hiç kimseyi geri çevirmiyor, devletin bütün makamlarını, vakıf yöneticiliklerini peşkeş çekiyor, makamını korumaya çalışıyordu. Ancak alnına vurulan “Padişah katili” damgasını hiçbir şekilde silemedi. Valide Sultan’ın önerisi ile görevden alınarak yerine Mere Hüseyin Paşa tayin oldu. Onun da bütün çalışması askere hoş görünmek için hazineyi dağıtmak oldu. Yerine Lefkeli Mustafa Paşa tayin edildi. Kısa süre sonra Gürcü Mehmed Paşa’ya sadrazamlık verildi. Bir süre sonra tekrar Mere Hüseyin Paşa’ya mühür teslim edildi. Sonra da Kemankeş Ali Paşa’ya.
Sadrazam değiştirmekle devletin kaderi değişmiyordu. Genç Osman’ın korkunç ölümü kara bir kâbus gibi devletin üzerindeydi. Hazinede saray için de, ulûfe için de para kalmamıştı. Artık mızrak çuvala sığmıyordu. Bir şeyler yapılmazsa devlet batacaktı. Sonunda Deli Mustafa’nın tahttan ikinci kez indirilmesine karar verildi. “Bir halife-i sâhib-akla” ihtiyaç olduğu gün gibi açıktı. 9 Ekim 1623 tarihinde en büyük şehzade Murad, IV. Murad unvanıyla tahta oturtuldu. IV. Murad, gerçek bir padişah olabilmek için 7 yıl beklemek zorundaydı.
Türk tarihinin en acı, en ibret verici olaylarından birisi bir delinin, bir meczubun -hem de iki defa- Osmanlı tahtına oturtulmuş olmasıdır. Deli Mustafa’yı iki defa padişah olduğu için suçlayamayız. Ama onun deli olduğunu bile bile padişah olması için uğraşanlar, onun padişahlığından yararlanarak ceplerini doldurmaya çalışanlar, gemilerini yürütmeye gayret edenler elbette ki suçludurlar. Bu adamlar kraldan fazla kralcıdırlar. Herkesten daha çok vatansever, herkesten daha çok Müslümandırlar. Deli Mustafa’yı padişah olarak görmek isteyen makam düşkünleri her zaman vardılar ve her zaman da var olmaya devam edeceklerdir. Erdem, onların gizli ajandalarını ortaya çıkarmak ve onları layık oldukları yere göndermektir.
Akıl ve vicdan sahibi olup doğruyu söyleyebilen insanlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. İsteyen istediği gibi yorumlayabilir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












