• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

“I. Uluslararası Adana ve Çukurova Tarihi Sempozyumu”

23.01.2015 08:00
Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

 

 

17- 18 Nisan 2015 tarihlerinde Adana her yönüyle tarihȋ bir gün yaşayacak. Adana’nın tarihinde ilk kez 145 bilim akademisyen ve araştırmacının katılacağı bir tarih sempozyumu yapılacak. Hem de Uluslararası bir sempozyum.

2-3 yıldan beri böyle bir sempozyumun düzenlenmesi için bir takım çalışmalar vardı. 2013 yılı Haziran’ında Adana’da Ramazanoğulları Konağı’nda Sayın Gözde Ramazanoğlu’nun da desteği ile Ramazanoğulları Kurultayı toplamıştık.  Bütün Adana’yı kapsayacak bir tarih  sempozyumu yapılması düşüncesi o zamandan beri zihinlerimizde idi. Bunu gerçekleştirmek için akademik, siyasȋ ve ekonomik dengelerin uyumu sağlanamadı.

Adana yıllardan beri böyle bir sempozyumun özlemini çekmekteydi. Adana, bu özlemini şimdi Adana Büyükşehir Belediyesi’nin değerli katkılarıyla gerçekleştirecek.

Sempozyum hazırlıkları için Adana’da Yürütme Kurulu olarak ilk toplantımızı yaptığımızda sempozyumun 3 ayrı salonda ve toplam 90 bilim insanının katılımıyla gerçekleşmesini planlamıştık. Bildiri özetlerinin son gönderilme tarihi olan 5 Ocak 2015 tarihinde tam 226 başvuru ulaşmıştı.

12 Ocak 2015 tarihinde yaptığımız Yürütme Kurulu toplantısında işimiz gerçekten zordu. Zor ve sevimsiz bir iş. Sempozyuma katılmak, orada Adana ile Çukurova Tarihi ile ilgili bir şeyler anlatmak, eteğindeki taşları dökmek isteyen insanlardan bir kısmına “hayır” demek zorunda olmak gerçekten zor ve sevimsiz bir işti. Hele şükür ki  Büyükşehir Belediyesi katılımcı sayısının 140’a çıkarılması ve sempozyumun 4 ayrı salonda yapılması teklifimizi olumlu karşıladı. Bizim de yükümüz birazcık azalmış oldu. Ancak yine de 90’a yakın bildirinin elenmesi gerekiyordu.

Sempozyum Bilim Kurulu’nda görev yapan akademisyenleri ve sempozyuma özel olarak çağırılan akademisyenleri değerlendirme dışı tuttuk. Yürütme Kurulu 3 grup halinde çalıştı: 1.“ Eskiçağ Tarihi, Sanat Tarihi ve Arkeoloji”; 2. Ortaçağ Tarihi ve Osmanlı Tarihi”; 3. “Cumhuriyet Tarihi”.

Her üç kurulda özellikle dikkat ettiğimiz nokta birbirine çok yakın tebliğlerin olmaması  idi. Seçme sırasında elenen tebliğlerden büyük bir çoğunluğu bu sebeple elenmiş oldu. Birkaç tebliğ ise uluslararası bir sempozyumun bilimsel ölçütleri ile bağdaşmayacağı için kabul edilmediler.

Kabul edilen tebliğler daha önceden belirtildiği üzere 15 Ocak 2015 tarihinde duyuruldu. Burada sadece kabul gören tebliğ sahiplerinin isimlerini yazmakla yetinilmedi. Tebliğ konuları da tek tek yazıldı. Bunun da sebebi tebliğ hazırlayacak olan akademisyenlerin ve araştırmacıların diğer tebliğ konularını bilerek ona göre hazırlanmalarını sağlamaktı.

Tebliğler arasında eskiçağ ve arkeoloji konularında 20 civarında özet vardı. Bunlardan konu çakışması sebebiyle bazıları elendi.  Osmanlı Tarihi ve Cumhuriyet Tarihi alanlarında ise 200’den fazla özet gönderilmişti. Bunlardan bir kısmı “tarih” ile ilgili değildi. Konusu doğrudan tarihle ilgili olmayan dil, edebiyat, halkbilim konularındaki tebliğler değerlendirmeye alınmadı. Özellikle Cumhuriyet Tarihi’nde çok fazla aynı konuda tebliğ vardı. Bunlardan sadece birisini tercih etmek zorunda kaldık.

 Sempozyuma Adana ve çevresinden katılmak isteyen araştırmacıların yol ve konaklama masrafları olmayacaktı. Bu yüzden yakın merkezlerden gelen genç akademisyenlere uluslararası bir sempozyuma katılmak ve “ilk defa milli olmak” yolunda daha da hoşgörülü davranılmaya çalışıldı. Buna bir tür “pozitif ayrımcılık” da denilebilir.

Düzenlenecek olan I. Uluslararası Adana ve Çukurova Tarihi Sempozyumu’nda iki konu öne çıkacak gibi: 1. Adana Ermenileri,  2. Kurtuluş Savaşı’nın kahramanları.

2015 yılının Zorunlu Göç ve İskȃn kararının 100. Yılı olması dolayısıyla Adana Ermenileri’nin dünü ve bugününün tartışılması önemli idi. XVI. Yüzyılda Çukurova’da %4 civarında Ermeni yaşamaktayken XIX. Yüzyılda bu oran nasıl % 25’lere yükseldi. Elbette bunu araştıracağız, tartışacağız. Ancak bunu yaparken bilimsel ölçütlerden kesin olarak ayrılmayacağız.  Yüzlerce yıl birlikte yaşadığımız bu insanlarla aramızda geçen tatsız olayları kin ve düşmanlık için değil “bir arada yaşama” hoşgörüsünün güçlendirilmesi için hatırlayacağız.

Kurtuluş Savaşı’nın şanlı kahramanlarını hatırlamak ve hatıralarını yaşatmak da üzerimize düşen bir görev. Tufan Bey, Sinan Bey, Saim Bey’in bu vatanı kurtarmak için yaptıkları fedakȃrlıkları duyan gençlerimiz  geleceğe daha ümitli bakacak.

Sempozyuma katılacaklar arasında  Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalı, Prof. Dr. Altan Çetin, Prof. Dr. Cüneyt Kanat, Prof. Dr. Ema Mililoviç, Prof. Dr. Fahri Sakal, Prof. Dr. Galip Eken, Prof. Dr. Güngör Karauğuz, Prof. Dr. Hasan Babacan, Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik, Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Prof. Dr. Necdet Gök, Prof. Dr. Novak Mirko, Prof. Dr. Osman Köse, Prof. Dr. Remzi Kılıç, Prof. Dr. Nuri Yavuz, Prof. Dr. Nusret Çam, Prof. Dr. Salim Çöhçe, Prof. Dr. Selçuk Ural,  Prof. Dr. Ulvi Keser, Doç. Dr. Kemal Çelik, Doç. Dr. Gözde Ramazanoğlu, Doç. Dr. Duygu Saban, Doç. Dr. Yusuf Ziya Bildirici, Doç. Dr. Zafer Gölen, Yrd. Doç. Dr.         Saim Yörük, Yrd. Doç. Dr. Özcan Tatar gibi isimlerini burada tek tek sayamayacağımız ünlü akademisyenler bulunmakta.  Bunların dışında bölgesel çalışmalar yapan araştırmacılara da mümkün olduğunca konuşma fırsatı verilmeye çalışıldı. Şu anda Çukurova tarihi konusunda doktora ve yüksek lisans yapmakta olan genç akademisyenlerin çalışmalarını toplumla paylaşmalarını arzu ettik.

Bu noktada bir şeyi de açıklığa kavuşturmakta yarar görüyorum: Bilimsel sempozyumlar yeni bir çalışmanın ürünlerini ve sonuçlarını sunmak için yapılır. Böylece bilim insanları yapılan son çalışmaları duymak ve tartışmak imkȃnı bulurlar. Daha önceki yapılan çalışmaları tekrarlamak tebliğ sunmak demek değildir.

Sempozyum hazırlıkları sırasında Yürütme Kurulu’nun önünü açan ve akademik konularda en ufak bir istekte veya kısıtlama çabasında bulunmayan Büyükşehir Belediyesi’nin bu davranışını takdirle karşılıyoruz.

Nisan ayı Adana’nın en güzel mevsimi. Portakal çiçeği kokusunun bütün şehri sardığı, insana mutluluk veren bir ay. 17- 18 Nisan 2015 tarihinde düzenlenecek olan I. Uluslararası Adana ve Çukurova Tarihi Sempozyumu’nun  Adana’nın kültürel zenginliğine çok şeyler katacağına inanıyorum. Bundan sonraki sempozyumun Edebiyat ve Halk Bilim dalında olmasını bekliyoruz. Adana’ya bu kültür şölenini yaşatmak için öncülük eden Adana Büyükşehir Belediyesi’ne ve Sayın Başkanımız Hüseyin Sözlü Bey’e ve ekibine şimdiden teşekkürlerimizi sunuyor ve Sempozyumun başarılı geçmesini temenni ediyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Dr. Latif Çelik
26 Ocak 2015 Pazartesi 09:10
09:10
17- 18 Nisan 2015 tarihinde düzenlenecek olan I. Uluslararası Adana ve Çukurova Tarihi Sempozyumu’na katilmaya calisacagim. Güzel makale icin hocami tebrik ediyorum.
Muhammed CEYHAN
24 Ocak 2015 Cumartesi 07:43
07:43
Çukurova bölgesi konum itibariyle Ortadoğu’yu Anadolu’ya ve dolayısıyla da Avrupa’ya bağlayan konumu ile tarihte daima bir geçiş bölgesi olması özelliği kazanmıştır. Özellikle Anadolu’daki Türk tarihi açısından bu bağlamda büyük bir önemi haizdir. Zira, bu bölge daha evvel Suriye bölgesine inen Türkmenler ile Anadolu’ya gelenler arasında bir köprü vazifesi görmüştür. Gerek yaylak-kışlak hayatı açısından gerekse de Türklerin Arap coğrafyasına hükmetmesi açısından Çukurova’nın ve özelde de Adana’nın önemi yadsınamaz. Dolayısıyla “I. Uluslararası Adana ve Çukurova Tarihi Sempozyumu” nun önemi büyüktür. Tabii ki, beklentiler de… Verimli bir sempozyum olması dileğiyle Prof. Dr. Yılmaz Kurt hocama ve şahsında bütün sempozyum ekibine, Adana Belediyesi’ne teşekkürlerimi iletiyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim