• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

İlkokullarda çirkin tezgah

09.09.2014 09:48
İlkokullarda çirkin tezgah
İlkokullarda çirkin tezgah

 

Adana’da, bazı yayınevi ve bunlara bağlı pazarlamacıların, ücretsiz dağıtılan ders kitaplarına ek olarak, velileri yardımcı kitap almaları konusunda yönlendirmeleri için ilköğretim okullarındaki öğretmen ve müdürlerle anlaştığı iddia edildi. Küçük çocuklar üzerine kurulan çirkin tezgah hakkında bilgi veren Adana Kitap ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Ateş, Niyetimiz kimseye çamur atmak, kimseyi zor durumda bırakmak değil. Hepsinin belgeleri bizde mevcut” dedi.

Eğitimcilerle kapalı kapılar ardında pazarlık yapıldığını öne süren Ateş, “Yardımcı kitaplar şu an öğretmenlere verilmiş durumda. Okullar açılır açılmaz öğretmenler veliye bu kitabı satmaya başlayacak. Toplanan paranın bir kısmı yayınevine verilecek. Geri kalan ise malum” dedi. Kitapların 200 TL’den satılacağını belirten Ateş, “Şu an 6 milyon TL’lik Pazar oluşturulmuş durumda. Bu azımsanacak bir ramak değil. Yetkilileri göreve davet ediyorum” diye konuştu.

Başkan Ateş: Öğretmenler pazarlamacı oldu

Adana Kitap ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Ateş, okulların açılmasına kısa bir süre kala, çok konuşulacak, çok tartışılacak ve doğruluğunun kanıtlanması halinde çok canlar yakacak bazı iddialarda bulundu. Eğitimde, geleceğimizin teminatı olan minik yavrularımız üzerinden çirkin pazarlıklar yapıldığını ve hatta bunlara evlatlarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerin de dahil olduğunu öne süren Ateş, okulların açılmasıyla beraber 6 milyon TL haksız kazanç elde edileceğini belirtti. Öğretmenlerin, bu kazançtan pay almak için anlaştıkları yayınevlerinin yardımcı kitaplarını velilere dayatacağını ifade eden Ateş, yetkilileri göreve davet etti.

Bahsettiğiniz pazarlama ağı nasıl bir oluşum?  

Yayıncı, yayıncının ildeki bayisi, bayinin pazarlamacısı ve özellikle ilkokul öğretmenleri ve ilkokul müdürleri. Yayıncı 15-20 Ağustos’ta örnek yayınların tamamını bayilere gönderiyor. 1 Eylül’den sonra pazarlamacı bu örnekleri alıp, öğretmene taşıyor. Öğretmen yardımcı kitabın içeriğinin ne olduğuna bile bakmadan pazarlamacılarla anlaşmaya varıyor. Öğretmen, bu kitapları okul açılır açılmaz 150 veya 200 lira üzerinden velilere satmaya başlar. Halbuki devlet 10 yıldan beri ücretsiz kitap vermekte.

Öğretmen ve okul müdürleri bu tezgahın tamamen içinde mi?

Okul açılır açılmaz pazarlamacı kayıt dışı, herhangi bir vergi mükellefi olmadan, herhangi işyeri olmadan kitapları poşetlerle okullara taşır. Öğretmenle kapalı kapılar arkasında bir takım pazarlıklar yapılır. Pazarlıklar sonucunda bu kitaplar öğretmen tarafından alınır. Sınıfta öğrencilere dağıtılır, parası toplanır. Bir miktarını pazarlamacılar alır diğer miktarı malum. Adana’da yaklaşık 700 kırtasiyeci var. Eğer yardımcı kitaba ihtiyaç varsa, bunun satılma noktaları kitapçı dükkanlarıdır.

Bunun engellenmesi için ne gibi girişimlerde bulundunuz?

Bunu bir oda başkanı olarak yıllardır Valilik, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildiriyorum. Bir türlü çözülemedi. Eylül 15’ine doğru Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge gönderiyor. ‘İlkokullarda yardımcı ders kitabı okutmak yasaktır’ denilir. Ama ne bunun takibi var, ne de genelgeyi uygulayan var. Böyle bir soygun düzeni yıllardır devam etmiş gidiyor. Bazı illerimiz de bu çözülmüş. Milli Eğitim Müdürleri duyarlı olduğundan bu yasak ticareti önleme noktasına gelmişler. Bu kokuşmuş düzen Adana’da aynen devam etmektedir. Valimiz ve Milli Eğitim Müdürümüz yeni göreve başladı. Bir çok okul müdürlerimiz de değiştirildi. Yeni ve taze kanla bu olayların çözülmesi gerekir.

 

Oda olarak gerekli tespitleri belgeleriyle yaptınız mı?

Eğer yetkililerimiz bu sızlanmalardan dolayı bir oda başkanı olarak benimle görüşmek isterlerse okul ve öğretmen adlarını bire bir verebilirim. Şu anda bile okullar açılmadan pazarlamacı yöntemiyle öğretmenlerin bir çoğu, bu kitapları seçmiş durumdadır. Niyetimiz kimseye çamur atmak, kimseyi zor durumda bırakmak değil. Hepsinin belgesi bizde mevcut. Kaldı ki veliler zaten benim anlattıklarımı biliyorlar.

Bu tezgah sadece ilkokullarda mı kurulu?

Liselerde böyle bir durum yok. Öğretmenin bir yardımcı kitaba ihtiyacı varsa önerir, veli de kitapçıdan gidip temin eder. Ancak ilkokullarda olay aynen söylediğim gibi gelişmektedir. Ücretsiz Kitap Projesi’ne Adana’yı temsilen 3 defa katılmıştım. Oradaki amaçlardan biri de okullardaki bu tip olumsuzlukları önlemekti. Devletimiz her yıl yaklaşık 250 milyon ile 300 milyon kitabı ücretsiz dağıtıyor. Ne yazık ki bu kitaplar çöpe atılmakta. Bu kitaplara bakılmıyor. Öğretmen daha kitabın kapağını açmadan yardımcı kitap arayışında. Bu işin maddi bedelini ise 6 milyon TL’yi buluyor. Hiç de küçümsenecek bir pazar değil bu.

Sadece zorla yardımcı kitap satmakla sınırlı kalınmadığı söyleniyor, doğru mu? 

Bende bir emekli öğretmenim. İlkokul 1-2 ve 3’üncü sınıflarda öğrenciye sınav yapmak yasak ve yönetmeliğe aykırıdır. Ancak ilkokullarda bu yavrularımız pazarlamacılar kanalıyla, her çocuğumuzu senede 10 ile 12 kere ücret karşılığında sınav adı altında soymaktadır. Aldığım duyumlara göre pazarlamacıların bu hazır sınav kağıtlarını yayınevlerinden 50 kuruşa aldığı, okullara 2 liraya sattığı ve bu paraların da pazarlamacı ile okullar arasında paylaşıldığı duyumunu almaktayım. Bu çok acı bir olay. Bu halkımıza karşı kurulan bir kumpastır. Buradan yetkililere bir çağrıda bulunuyorum. Bu konu önlenirse, kitap ve kırtasiyeci esnafı olarak kendilerine minnet duyacağız. Büyük bir sıkıntı bunlar bizim için. Benim bildiğim çocuğun bilgi ve beceresi öğretmeni tarafından ölçülür. Çocuğu parayla sınav yapmaya kimin ne hakkı var? Bir oda başkanı olarak bu soygun düzenine son vermek için her türlü mücadeleyi vereceğiz. Üzerine gideceğiz. Hasta bir insan doktora gittiği zaman doktor ona teşhisini koyar. İlacını yazar. Hiçbir doktor reçeteye yazdığı ilacı kendisi satar mı? Öğretmenin de kitap satmaması gerekir.

Sezon öncesi kırtasiyeci esnafının durumu nasıl?

Her yıl 1 Eylül ile 15 Eylül arasında ne kadar market, tüpçü, tuhafiyeci ve aklınıza gelen herkes kırtasiye ürünleri satmaktadır. Her esnaf kırtasiyeci olmuş durumda. Halbuki kırtasiye ürünleri kimyasallardan oluşur. Aldığımız kırtasiyenin markası ve içeriği nedir? Bunların veliye anlatılması lazım. Veliyi bu konuda bilinçlendirmek gerekir. İlkokul çocuğu oyun hamurunu ağzına, yüzüne sürüyor. Aslında ne sürdüğü belirsiz. Bu ürünler herkesin satacağı ürün değil. Biz bu konuda çalışanlarımızı belli bir eğitimden geçiriyoruz.

Kırtasiyecinin bu dönemde bile zorluk çektiğini söyleyebilirmiyiz?

Kırtasiyeci esnafı batma noktasına gelmiştir. Bakkalda, manavda, kasapta, tuhafiyecide kırtasiye satılır olmuştur. Kırtasiyeciler de mi, ekmek, şeker, un, helva, et, çanak tabak satmaya başlasın. Herkes herkesin işini yapmaya devam ederse bu ülkede düzen kalmaz. Kayıtlı esnaf kalmaz, ekonomi çöker. Madem bize ekonominin bel kemiği diyorlarsa, bu orta direğin çökmemesi için bizlere yardımcı olunması lazım. Bugün Adana'da bizim tespitlerimize göre kayıt dışı, faturasız kitap kırtasiye satışı 5 milyon liradır. Okullarımız adeta ticarethaneye dönüştürüldü. Devlet büyüklerimizden, maliyecilerimizden beklentimiz, okullarda, firma araçlarıyla yapılan kayıt dışı kitap ve kırtasiye satışlarına dur denilmeli. Kırtasiyecilerin dışındaki şahıs ve firmaların benzer ürünleri satışına engel olunmalı. Büyük marketler, kitap, kırtasiye, kalem satışını bırakmalı. Aksi durumda küçük esnaf batar, bu sektörden ekmek yiyen 10 bine yakın insan işsiz kalır, aileleriyle birlikte sıkıntıları had safhaya çıkar. Bu tablo da kimseyi mutlu etmez.

Velilere ne gibi tavsiyeleriniz olacaktır?

Adana'mızda, kayıtlı kırtasiyecilerimiz aylardır iş yapamazken, okulların açılmasıyla başlayan hareketlilikten bazıları nemalanmaya çalışıyor. Bizim esnafımız, aylardır zararına çalışırken, bugünleri bekliyordu. Ancak, sezonun açılmasıyla birlikte, fırsatı ganimet bilen korsan satıcılar, her köşe başına tezgah açıp, kırtasiye malzemeleri satmaya başladı. Marketlerde, büfelerde kırtasiye satılır oldu. Bu durum, kayıtlı kırtasiyeci esnafımızı büyük zarara uğratacaktır. Başta, Maliye olmak üzere, belediye zabıtaları ve polisimiz, bu korsanlara önlem almalıdır. Kayıtlı esnaflarımız da, merdiven altı satış yapmaya çalışan korsanları,189 Alo Maliye, 155 Alo Polis, 153 Alo Zabıta hatlarına ihbar ederek, haksız rekabete karşı durmalıdır" dedi. Vergisini, kirasını, primini ödemekte zorlanan esnafımızın en küçüğü bile yanında 1- 2 personel istihdam ederek, ekmeğini kazanmaya çalışırken, istihdam yapmış oluyor. Lütfen, işsizliğin birinci sıraya yükseldiği Adana'da bunları da görmezden gelmeyiniz. Kitap ve kırtasiyeyi, Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığının 11.maddesine göre satıcılık belgesi alanlar satmaya yetkilidir. Lütfen, ekmeğimize saygı gösterin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim