• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 22 °C

İnandığı gibi yaşamak

15.03.2016 12:00
İnandığı gibi yaşamak
Talat Özyürek yazdı

“İnanmak veya inanmamak işte bütün mesele… “

Hattab oğlu Ömer’in bizlerden bahsettiği meşhur sözüdür; ‘İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadıkları gibi inanırlar.’ Hepimizin bildiği lakin hiçbirimizin anlamak istemediği bir ifadedir…

 

Sanırım harikulade bir söz… Deselerdi ki bana; ‘Ebediyete irtihal ettiğinde geride bir vecize bırakacak olsan, hangi özdeyişi isterdin? Diye sorsalar, söyleyeceğim ‘ilk 3’ söz arasında yer alırdı…

 

 Günümüz islam coğrafyasının da belki de en temel ve en tartışılır problemlerinden birisi bu meseledir…

 

Kişi ister inandığı gibi yaşasın isterse de yaşadığı gibi inansın hayat her halükarda,  inanma yörüngesinde şekillenecektir… Lakin burada gözlerden kaçmaması gerek detay; inandığınız gibi yaşama olgusunun asıl, yaşadığınız gibi inanma keyfiyetinin ise asıldan bir sapma, yozlaşma olduğu gerçeğidir…

 

Bir dostum sık sık bir misal anlatır:

Bir tren kompartımanında dört yolcu bulunmaktadır. Emekli bir general, genç bir delikanlı; genç bir kız ve kızın yaşlı nenesi… Nene ile torun dışında kimse kimseyi tanımıyor.

Tren bir tünele girince, karanlıktan bir öpücük ve ardından bir tokat sesi yükselir.

Tren tünelden çıkıp her yer aydınlanınca, dört kişi ayrı ayrı şöyle düşünmeye başlar.

Yaşlı Nene; “Ahlaksız delikanlı, karanlığı fırsat bilip torunumu öptü. Ama aferin torunuma tokadı attı.”

Genç Kız: “Salak delikanlı karanlıkta beni öpeceğine yanlışlıkla neneni öptü. Oh olsun! Tokadı da yedi.”

Emekli General: “Bu ne iş ya! Delikanlı gitti kızı öptü. Tokadı ben yedim.”

Peki, burada ne oldu?

Yaşadığına inanmak mı? İnandığı gibi yaşamak mı?

Ne olduğunu söyleyeceğim. Ama münhasıran “inanmak nedir?” o konuda görüşümü söylemek istiyorum. Biraz sözlük karıştırınca herkesin göreceği şudur:

İnanç, “inana” kökünden gelen bir kelime olup, bilgi anlamındadır. Sonuç itibarıyla inanmak, bilgi edindikten sonra bağlanılan konudur.

 

Bilgi ise, hakikatin bilgisidir. Hakikat iradenin Allah’a teslimiyetidir. Yani iradenin, bilime, bilmeye, ilime, irfan ve erdeme teslimiyettir.

Hakikatin dışındaki her şey safsata ve hurafedir.

Kişi, bu hakikati bildikten, anladıktan sonra edindiği inanç onun yaşama şeklini belirler.

 

İnandığı şey hakikatin bilgisi olduğu takdirde inandığı gibi yaşamak kişiyi erdeme, saygıya ve huzura götürür.

Bunun tersine, bilgiye ihtiyaç duymadan, yaşadığına inanmak, önce kişiyi sonra da toplumu felakete götürür.  (Bilgiye ihtiyaç duymamak, Hakikatin ışığından yararlanmamaktır.)

 

Bilim insanları, kendilerine sunulan bilimsel verilerin doğruluğuna inanarak bilim üretirler… Önceki bilim insanlarının keşiflerini ya birde ben keşfedeyim şunları diyerek aynı konuda ayrıca kâşifliğe soyunmazlar… Demek ki en rasyonel saha olan ve inançla bağdaşmayacağı iddia edilen bilimde dahi süreç inanmak suretiyle başlıyor. Aksi halde bilim gelişim kaydedemezdi.

 

Bu tip örnekleri yaşamın birçok alanında vermek mümkün… Lakin örnekleri çoğalttığımızda şaşırarak fark edeceğimiz realite şudur; İnsanoğlu aklederek karar veren bir varlıktan daha öte inanarak karar veren bir varlıktır…

 

Gelelim trendeki olaya. Kompartımanda olan genç delikanlı şöyle düşünür: “Oh be! Karanlığa girince, kendi kendimin elini öpüp, askerde iken öfkelendiğim şu generale attığım tokat ne güzel oldu?”

(Şüphesiz ki bir delikanlının attığı tokadı onaylamıyorum. Teşbihte hata olmadığını düşünüyorum..”

Esasında “inanmak veya inanmamak” kavramlarının temelinde “Bilmek veya bilmemek” vardır.

 

Bilmek, hakikati kavramaktır.

Şöyle düşünelim; Hz. Muhammet hakikati kavradığında yani kavradığı o hakikate inandığında tek kişi idi. Ve kendi iradesini o hakikate teslim etti. İnandığı gibi yaşaması, yaşadığı cemaatin de hakikati kavramasına ve inandığı gibi yaşamalarına vesile oldu.

Âlem ve insanlık böyle aydınlandı.

Eğer insanlar sadece yaşadıklarına inanmak kısırlığında kalsalardı, hala tahta tekerlekli ve süslü faytonlarla geziyor olacaktık. Ve hala bütün dünyayı yaşadığımız köy kadar zannedecektik. Bütün insanların da tanıdıklarımız kadar olduğunu var sayacaktık.

İradesini, hakikate teslim eden, inandığı gibi yaşar.

İradesini, yaşadıklarına teslim eden, hakikat ve bilgi ışığından yoksun olduğu için, yaşadığı gibi inanır.

 

Nasıl ki insanın anatomik varlığı evrende yaşayabileceği en ideal biçimde formatlanmışsa aynı şekilde ruh dünyası da ancak ve ancak inanma’ya endeksli olarak yaşabileceği şekilde formatlanmıştır…

 

İnsanın temel vasfı da ontolojik manada bizleri ‘Allah’ın varlığı’ konusuna götürmektedir. İnanç bağlamında yaşam sürebilen insanda ki bu yetenek: Cenabı Allah’ı bulabilmesi ve O’na inanabilmesi için verilmiş bir kabiliyettir

 

Şunu unutmayalım ki, hakikat kişiye göre değildir; Ama yaşam kişiye göre olabilir. Yaşamını hakikate göre düzenleyenler huzuru; yaşamı, yaşamına göre düzenleyenler ise kendi  kaoslarını oluştururlar…

 

Hem dünyamızın, hem de ahretimizin berbat olmaması için,  beşeri arzularımızın tutsaklığından kurtulup yeniden inandığımız gibi yaşamamız lazım…

 

Akif’in söylediği gibi: ‘Bize nazar oldu Cumamız Pazar oldu ne olduysa hep bize azar azar oldu’

 

 

                                                                                  Sevgi Saygı Dua İle…

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim