• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

İnsan hakları açısından azınlıklar ve etnisite (1)

26.02.2016 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurucu üyesidir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini imzalamıştır (1949).

Merkezi olarak Başbakanlığa bağlı İnsan Hakları Başkanlığını ve il-ilçelerde teşkilatını kurmuş ve kurullarını oluşturmuştur.  İnsan Hakları konusunda ulusal ve uluslar arası alınan karar ve uygulamalar buradan takip edilmektedir. Ayrıca Kurum, eğitim ve kontrol, yayın yapmakta ve raporlar yayınlamaktadır. Bunun yanında sivil örgütlenmelerin İnsan Hakları konusunda Dernek ve Vakıfları da işlev görmektedir.

*

Prof.Dr. Baskın Oran[1],"Türkiye'de azınlıklar" konusunda kapsamlı bir çalışma yayınlamıştır.

Azınlık Ne Demektir?

1) Geniş (sosyolojik) açıdan: Bir toplulukta sayısal bakımdan azınlık oluşturan, başat olmayan ve

     çoğunluktan farklı niteliklere sahip olan gruba azınlık denir. Bu, azınlığın en genel tanımıdır ve

     buna eşcinseller de girer.

2) Dar (hukuksal) açıdan: Bir azınlığın olduğunu kabul edebilmek için gerekli nitelikler:  

a) Çoğunluktan çeşitli bakımlardan farklı olmak. Bu farklar günümüzde "etnik, dinsel, dilsel"

     olarak ifade edilmekte.

b) Ülke genelinde sayıca azınlık olmak.

c) Başat (dominant) olmamak.

d) Yurttaş olmak.

e) Bir de öznel koşul vardır: Azınlık bilincinin varlığı. Nasıl ki sınıf bilinci olmadan sınıf olmaz, farklı olduğunun bilincine varmayan ve bu farklılığı kimliğinin vazgeçilmez koşulu saymayan birey veya grup da azınlık oluşturmaz.

Azınlık Kimliği Nedir: Azınlık-Devlet İlişkileri

1) Bireysel kimlik-grup kimliği

2) Objektif kimlik-sübjektif kimlik

3) Alt-kimlik - üst-kimlik

Azınlıklar açısından en önemli kimlik sınıflandırması budur.

Alt-kimlik, esas olarak, bireyin içinde doğduğu grubun kimliğidir ve dolayısıyla da objektif kimliğe denk düşer. Bununla birlikte, özellikle de gelişmiş toplumlarda, bireyin çok sayıda alt-kimliği olabilir ve bunların mutlaka etnik ve dinsel olması şart değildir.

Üst-kimlik ise vatandaşlığa (anayasal vatandaşlık) denk düşer ve ulusal bütünleşmeyi sağlamak amacıyla devletin vatandaşına empoze ettiği kimliktir.

‎Çağatay Okutan[2]: Teorı Ve Uluslararası Metinlerde Azınlık Tanımı adlı çalışmasında  bu konuda önemli bilgiler vermektedir:

"İnsanları birbirlerine bağlayan çok sayıda benzerlik vardır: Dil, din, ırk, meslek, cinsiyet, yaş, sosyal sınıf, yaşam tarzı, cinsel tercih vb. Bu kriterler aynı zamanda etnik kimliğin de ifadesidir. Ancak, bir grubu etnik bir grup olarak nitelendirebilmek için, birleştirici unsur olarak kabul edilen benzerliğin bilincine varılması, kamusal veya özel alanda, kendi içinde veya diğerlerinin huzurunda farklılığını açığa vurması ve "diğerleri"nin de kabulü gerekir.

"Ulusal azınlıklar, "köklü tarihsel ve kültürel" farklılığa sahiptirler ve "güçlü bir toprak temeline" dayanmaktadırlar. Tarihsel olaylar nedeniyle "sınırın yanlış tarafında" kalmışlardır. Bu durumda ulusal azınlıklar için önerilebilecek üç seçenek vardır: Sınırların değiştirilmesi, göç ve yerel özerklik.  Bir ulusal azınlığın üyeleri bir bölgede toplu halde bulunabilecekleri gibi, çok dağınık bir halde de olabilirler. Bu nedenle aynı bölgede yaşama, ulusal azınlığın tanımlanmasında mutlaka temel alınması gereken bir kriter değildir. Önemli olan farklı bir ulusal kimliğin varlığıdır".

*

Ulusal Veya Etnik, Dinsel Veya Dilsel Azınlıklara

Mensup Olan Kişilerin Haklarına Dair Bildiri

(Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı kararıyla ilan edilmiştir). Dokuz Maddeden oluşan bu bildirinin, Konu Başlıkları listelenmiş ve ayrıntılar-yapılacaklar açıkça sıralanmıştır,

 

Madde 1- Azınlıkların korunması

1. Devletler, kendi ülkeleri üzerindeki azınlıkların varlığını ve ulusal veya etnik, dinsel veya dilsel kimliklerini korur ve bu kimlikleri geliştirmeleri için gerekli şartların oluşmasını teşvik eder.

2. Devletler bu amacın gerçekleştirilmesi için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alır.

Madde 2- Azınlıklara mensup olan kişilerin hakları

Madde 3- Örgütlenme özgürlüğü; hakları kullanmaktan ötürü zarara uğramama

Madde 4- Devletler tarafından alınacak tedbirler

1. Devletler gerektiği takdirde, azınlıklara mensup olan kişilerin bütün insan haklarını ve temel özgürlükleri hiç bir ayrımcılığa maruz kalmadan tam ve etkili bir biçimde ve hukuk önünde tam bir eşitlik içinde kullanabilmelerini sağlayacak tedbirler alır.(

Madde 5- Ulusal politikalar ve planlar

Madde 6- Bilgi alışverişi ve güven-artırma

Madde 7- İşbirliği yapma ödevi

Madde 8- Devletlerin egemen eşitliği, ülke bütünlüğü ve siyasal bağımsızlıklarına dair prensiplerin korunması

Madde 9- Birleşmiş Milletlerin rolü Birleşmiş Milletler içindeki uzman kuruluşlar ve diğer örgütler, kendilerinin ihtisas alanlarına girdiği ölçüde, bu Bildiri’de yer alan hakların ve prensiplerin tam olarak gerçekleştirilmesine katkıda bulunurlar.

*

Etnisite ve Hakları

Günümüzde kan bağına dayalı (ırkçılık) bir etnisite ileri sürmek artık pek mümkün değildir. Aynı atadan-kökenden geldiklerini varsayanlar arasında bile, evlenme, göç ve kültürleşme yoluyla saflık yitirilmektedir. Örf ve adet, yaşama biçimi, hatta lisan değişmektedir. Bunun yerine, grup özellikleri kısmen genişlemiş ve daha çok kültürel anlam kazanmış "etnisite" terimi kullanılmaktadır. Bu kan-bağına dayalı kavmiyetçilikten ayrıdır ve daha çok kültüreldir.

Etnik gruplar, her türlü kültür farklılıkları ile ‎diğerlerinden ayrılan sosyal gruplardır. Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik ‎grup bulunabilmektedir. Bu gruplar aynı devletin vatandaşları olarak eşit hak sahibidirler ve birlik, bütünlük içinde yaşamakta ve kültürel varlıkları devletçe korunmaktadır. Kültürler arasında ortak bir etkileşim vardır.

Birleşmiş Milletler, vatandaşlar arasında etnik asimilasyon ve tekleşmeyi önlemek bakımından etnisite ve azınlık Hakları başlığı altında bir bölüm açmış ve devletlerin buna uymalarını öngörmüştür. Etnisite ve Azınlık Hakları Bildirisi ilan edilmiş ve bunlar İnsan Hakları olarak kabul edilmiştir. Hukuk Devletinde bunların korunma ilkeleri belirlenmiştir.‎

Etnisite, "milliyetçilik"ten de siyasetten de ayrıdır. Aslında aynı unsurları barındırır, fakat sayı bakımından azdır. Milletçilik bağı siyasaldır ve egemenlik ile ideal içerir.

Fransız İhtilalinden (1789) sonra, "ulus-devlet" ilkesine göre devletler kurulmuştur. Bu sistemde, bir kavim-millet egemen olmuş ve toplumsal-resmi sistem onun tercihine ve hâkimiyetine teslim edilmiştir. Bu milletler de, birlikte ve aynı sınırlarda yaşayan, vatandaş olan "öteki"lere yaşama hakkı tanımamış ve onları asimile etmeye (kaybolmaya-eritilmeye) mahkûm bırakmaktadır.

İmparatorlukların yıkılmasıyla oluşan bu yeni siyasal sistem ve devletler, kısa zamanda içsavaşlara sahne oldular. Böylece devletin parçalanması veya azınlığın kırılmasına neden oldu. Bunun üzerine ara modeller-geçiş sistemleri bulundu: Özerklik ve Federal Devlet.

Postmodern dönemde, azınlıklar ve etnisite önemli siyasal bir sorun oluşturdu. Her devlette bunlar vardır. İnsan Hakları Hukuk çerçevesinde bunlar bir güvenceye kavuşturuldu. II. Dünya Savaşından sonra kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Evrensel İnsan Hakları Bildirisi ile bunun takipçisi oldu. Daha sonra Bildiri genişletildi ve kurulan uluslar arası Örgütler bu hakları geliştirdi ve kontrolünü zorunlu gördü, kurallara bağladı ve sonunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini kurdu.

Yugoslavya ve Lübnan'da azınlık gruplar arasında iç savaş oldu ve ayrı devletler de kuruldu. Dolayısıyla Azınlık-etnik hakların "mikro-milliyetçilik"lere ve dolayısıyla devletlerin parçalanmasına neden olacağı tartışıldı. Ne var ki azınlık-etnik hakları güvenceye alınmış devletlerde iç çatışmalar durdu. Buna karşın, azınlıklara verilmiş hakların güncel olmadığı devletlerde iç-çatışma devam etmektedir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim