• BIST 77.689
  • Altın 128,066
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3054
  • Adana : 36 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 30 °C

İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'

15.07.2016 06:00
Talat Özyürek / Yazar

Talat Özyürek / Yazar

“Zamanı gelmiş bir fikrin karşısına dikilme gücüne hiçbir ordu sahip değildir.”

Victor Hugo

 

İslam Anlayışının en büyük meşalelerinden biri sayılan Mevlana Celalettin Rumi, her şeyin safha safha elde edileceğini “Hamdım, Piştim, Yandım…” sözü ile özetlemiştir.

Haliyle bu söz çok daha derin manalar içermektedir.

Biz bu mana denizinden sadece “emeklemeden yürümenin” mümkün olmadığını konuşacağız.

 

Bir ekmeğin yapılabilmesi için, sırası ile tarlaya buğdayın ekilmesi, harmanlanması, fırında pişirilmesi gerekir… Bunlardan birisini eksik bırakırsak şayet ekmeği elde edemeyiz…

 

Siz hiç anasından doğar doğmaz koşan çocuk gördünüz mü? Yerde sürünmeden, emeklemeden, düşe kalka yürümeden olmaz. Velhasıl ilim tahsil etmek olsun, lisan öğrenmek, iş, siyaset her ne derseniz adına ilerlemek için sırasıyla yerine getirilmesi gereken şartlar vardır…

 

Hepimiz köy yaşantısından haberdarız. Ama pek azımız bir civcivin yumurtadan çıkma anına şahit olmuşuzdur.

Gözümüzün önünde gerçekleşen bu olay esasında insan hayatı için bir ibret deryasıdır.

Önce yumurta çatlar, henüz gözü açılmamış civcivin bedenini saran yumurta ve zarından çıkmak için ne kadar zorlandığı çıplak gözle bile görülür. Civciv, sanki zincirleriyle bir savaşa girmiştir. Ancak yaptığı bu savaş onu güçlendirir, kaslarını geliştirir, direnci ve kuvvetini arttırır. Bu noktada civcive yardımcı olup, zarlarından kendimiz kurtarırsak, civciv yaşama karşı dirençsiz ve güçsüz olacağı için hayatta kalma şansı büyük ölçüde azalacaktır.

Emeklemeden yürümeye çalışan bir kimseye iyilik yapmak esasında kötülüktür.

 

                                     Emeklemek pişmektir

İnsanlar iki olgu arasında kendilerine bir yol bulurlar: Birincisi dışarıdaki fiziki dediğimiz sosyal şartlar, diğeri de kendi içinde oluşan ve ruhsal dediğimiz iç şartlardır. 

Psikoloji literatüründe buna objektif (dış) koşullar ve sübjektif (iç) koşullar denir.

Görgüsüzlük dediğimiz şey iç ve dış şartlar arasındaki uyumsuzluğun bir göstergesidir.

Kendi iç şartlarımız oluşmadan (bilgi, beceri, görgü, olgunluk) elde ettiğimiz her değerin (makam, zenginlik, yetki) altında eziliriz.

Kişi sahip olduklarının esiri değil, efendisi olabilmesi için kendi iç şartlarını olgunlaştırması gerekmektedir.

Çevremize bakıyoruz, bazı kişiler, bazı sonuçlara hemen ulaşmak istiyorlar.

Sanki istedikleri neticeler dallarda asılı ve ellerini uzatıp alacaklar.

Oysa sonucun o dalda oluşması dahi bir emek gerektirir.

Hayatın hiçbir alanında emeklemeden yürünmez.

Allah sevdiklerimi emeklemeden sahip oldukları değerlerin şerrinden korusun.

Şans oyunlarından büyük servetler kazanıp ta büyük felaketlere uğrayan insanların hazin hikâyeleri doludur.

Emek vermeden sahip olmak sadece maddi değerlerle ilgili değildir.

Manevi olarak, emeklemeden yürüyenler maalesef, hüsrana uğramışlardır.

Bir makam sahibi olmak, emek bilgi ve birikimi gerektirir. Bu birikim, deneyim ve o makama gelmek için ödenen bedeller olmayınca maalesef kişi o makamın da değerini bilemez.

Bu olayın olumsuz sonucu sadece kendisine değil topluma da olumsuz olarak yansır.

Yürümek, emeklemenin bir ödülüdür.

Yürümek, emeklemenin çekilen meşakkati sonunda elde edilmiş olan bir değerdir.

Kişiyi güçlü, dirençli ve alçak gönüllü kılar.

Hz. Peygamberimize, Allah tarafından elçilik verilmesi için neden 40 yıl zaman geçmiştir?

Bundan dahi ibret alamıyorsak, sözlerin hiçbir manası yoktur.

 

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan,  koşmana bak sen!

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

 

 

Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin; fakat mükemmel olmak için başlamak zorundasın. (Zig Ziglar) emekleyerek başlamanız temennisiyle...

                                                                                                                        Sevgi Saygı Dua İle…

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim