• BIST 77.779
  • Altın 128,053
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

İRAN BOP'A KARŞI

18.08.2015 06:30
İRAN BOP'A KARŞI
Dr Ömer Uluçay yazdı

ABD ve Batı bütün platformlarda İran aleyhine tavır aldılar. BM Nükleer Enerji Komisyonu üyeleri, İran’ın Uranyumu zenginleştirmelerine karşı çıktı. Pakistan'da, Hindistan'da, Çin’de, İsrail'de, ABD üslerinde atom bombası vardır. Ama İran’a yasaktır. Bütün engellemelere ve denetlemelere rağmen İran projesini sürdürdü ve nihayet Nükleer Komisyonla anlaştı. ABD-İran ilişkileri düzeldi. Bu gelişme, Türkiye-ABD ilişkilerine de yansıdı.

Bizde, İran hakkında tarafsız yayın azdır. Mezhebi fark nedeniyle rakip/hasım arasındadır. Kürt Sorunu dolayısıyla zaman zaman yardımlaşma olmaktadır. ABD, Şia-İslama değil de Sünni-İslama dayalı bir Yeşil Kuşak uygulaması yapmıştı, Rusya'ya-Komünizme karşı.

Rusya,  Afganistan'a girince El-Kaide meydana çıktı, Sünni ve Selefi. ABD, Irakı işgal edince, El-Kaide den DAİŞ çıktı ve sonra gelişerek adı değişti (IŞİD). Bu da Sünni bir çıkış/direniştir. Savaşı,   yıldırmaya ve en ağır şekliyle şiddete dayanmaktadır. Bu savaşta kural, sınır yoktur. Sadece asker, savaşan değil tüm halk hedef alınmaktadır. Ne İslamiyet’in ve ne de insaniyetin kuralları geçerlidir. Bizden olmayan düşmandır, öldürmek vazifedir/haktır, malları ganimettir helaldir, dar-ul harb’ın insanları harp esiri/köledir.

Ortaya çıkması, yayılması, şehirler ve işletmeler zapt etmesi, bunları işleterek ticaret yapması, düşmana satması ve sonra sınırlandırma, zapturapta alma savaşları, bir projenin parçalarıdır. Bununla, hedef ülkede istikrar ve asayiş bozulmuştur. Egemenlik boşluğu yaratılmış ve böylece mevcut sistem değiştirilecektir. BOP uygulaması bu sonuca varmıştır. 22 Müslüman devlet bu operasyonun içindedir.

ABD ve Batının İran'la anlaşması, diyalogun oluşması, Orta Asya ülkeleri için kolaylık sağlayacaktır.

Bu nedenle İran’ın Ortadoğu'ya bakış açısı önemlidir ve Türkiye'den ayrı olması da doğaldır.

*

İran Dışişleri Bakanı Dr. Muhammed Cevat Zarif[1], Türkiye ziyareti öncesinde Ortadoğu-Suriye-ABD konulu uzunca bir makale yayınladı (Cumhuriyet, 11 Ağustos 2015). Burda Türkiye'yi de eleştiren ifadeleri oldu. İran basınındaki Türkiye ve Erdoğan hakkındaki yayınlar dikkate alınarak Erdoğan, görüşmek için Zarife randevu vermedi ve Zarif Lübnan'a, Suriye'ye gitti.

Makalenin birinci kısmında önemli tespitler var (özetle): "BOP, müdahalelere zemin hazırladı. Ortadoğu toplumlarının sosyal dizaynı için ham çabalar ve askeri müdahaleler, Amerika ve diğer bazı Batılı güçlerin bölge hakkındaki politikalarında ne kadar yanıldıklarının göstergesidir. Bölgede ağır bir direnişle karşılaşan bu projeyi uygulamaya koyanlar, bir toplumda demokrasinin işgalci bir ordunun hâkimiyeti altında yerleştirilemeyeceği gibi önemli bir husus anlamaktan acizdiler… Hedefi Ortadoğu toplumlarını "demokrasi" bahanesiyle sosyal ve siyasal açılardan dizayn etmek olan sözde "Büyük Ortadoğu Projesi" teorik anlamda askeri müdahalelere çerçeve hazırlamıştır… İrana göre Suriye'deki IŞİD ve El-Kaide, bölgenin değil, dış güçlerin buraya ihraç ettiği unsurlar… Suriye-Yemen ve Lübnan, bunlardan biri bölünürse, parçalanırsa, bu bütün ülkelere yayılır. Buna ne Türkiye ne İran tahammül edebilir… Sorunu çözmenin yolu dış güçler değil, bölgesel güçler devrede olmalı. Türkiye-Irak, Lübnan ve İran bir araya gelmeli ve sorunu çözmeli".

İran Dışişleri Bakanı Dr. Muhammed Cevat Zarif[2], makalesinin ikinci bölümünde, ‎IŞİD'in meydana çıkma nedenlerini açıkladıktan sonra, bir güç olarak varlık göstermesinin nedenlerini şöyle sıralamaktadır:  

"Geçen bir yıl boyunca, DAİŞ’in büyüme sebepleri ile Irak ve Suriye bölgesinin bir kısmını ele geçirip kontrolü altına almayı başardığına ilişkin konularda tartışmalar yapıldı. Bu başarının nedenleri arasında çoğunlukla merkezi hükümetlerin zafiyeti, bazı bölge ülkelerinin ve ayrıca makamların ve zengin tekfirci unsurların DAİŞ’e verdiği askeri ve finansal destek, yeni üyelerin gruba katılması için sınır geçişlerinde sınırların kontrolündeki kasıtlı veya kasıtsız zaaflar, Suriye ve Irak’ta büyük askeri cephaneliklerin ele geçirilmesi, uzun yıllar Irak’ta Amerikalılara karşı yürütülen savaşta kazanılan tecrübeler ve petrol ve kaçakçılıktan elde edilen gelir gibi çeşitli faktörle gösterilmiştir.

" DAİŞ’in Saddam Hüseyin’e bağlı unsurlarla birleşmesi, bu örgütün bazı çatışmalarda elde ettiği başarıların ve ayrıca terör eylemi yapan bir canlı bomba örgütünden bir terörist örgütüne dönüşerek bazı bölgeleri kontrolüne almasının altında yatan başlıca nedendir… Baasçılar, sadece askeri deneyimlerini DAİŞ’e aktarmadılar, belki Irak’a karşı 1990’lı yıllarda yapılan ambargoları delmek için icat ettikleri kaçakçılık ağını da DAİŞ’in hizmetine sundular.

"Bu meseleyi, bütün yönleriyle ele alan bir strateji belirlenmeli, belirlenecek strateji şu öğeleri içermelidir:

1 - Bu strateji, ciddi ve küresel olmalı, gücü hukuktan almalı, ayrımcılıktan uzak ve katılımcı olmalı ve eski güç oyunlarını içeren modellere dayalı alternatif yöntemlerden kaçınmalıdır.

2- Bu strateji, uluslararası hukuk normları ve ilkelerine, BM Antlaşması’nın başka ülkelere karşı tehdit veya güç kullanmaktan kaçınılmasını isteyen maddelerine dayanmalıdır.

3- Bu strateji, aşırılığa karşı açılan savaş, ilk olarak kültürel ve ideolojik alanda yapılmalıdır.

4- Bu strateji aşırıcılığın büyümesine uygun ortam sağlayan diktatörlük, yoksulluk, yolsuzluk ve yozlaşma ve ayrımcılık gibi faktörleri de önemsemelidir.

5 - Bu strateji, şiddet yanlısı aşırı unsurlarla gerçek Müslümanları aynı kefeye koyan, bu açıdan DAİŞ ve diğer benzeri tekfirci grupların eline fırsat veren İslamofobiye karşı önlemler içermelidir.

6 - Bu strateji, aşırı unsurların bölgede ve bölge ötesinde terörü yaymak için gerekli olan para, yeni üyeler ve diğer gerekli kaynaklara ulaşmasının engellenmesinde tüm bölgesel devletleri ve uluslararası aktörleri ortak tavır ve tutum sergilemeye sevk etmelidir.

7 - Bu strateji, tüm ülkeleri şiddet yanlısı aşırı unsurla doğrudan savaş halinde olan ülkelere yardım etmeye teşvik etmeli, bu ülkelerin ulusal birliği güçlendirme ve toprak bütünlüklerini korumaya yönelik çabaları desteklenmelidir.

8- Bu strateji, DAİŞ ve benzeri gruplarla mücadelenin gerekliliğine odaklanmayı ve ülkelerin özellikle de Ortadoğu’da aşırıcılık karşısında duran birleşik cepheyi zayıflatacak adımlardan kaçınılmasını gerektirmektedir”.

*

Dr. Zarif’in önerdiği bu strateji, sadece IŞİD Sorununu-Gücünü yok etmeğe/kontrolde tutmağa yöneliktir. Gerçi yoksulluk, yolsuzluk ve diktatörlükten söz etmektedir, fakat etnik ve din inanç sorununun çözümüne, halkların idarede temsiline ve karar alma mekanizmalarına ilişkin hiçbir teklifi, açılımı içermiyor.

Bu nedenle Suriye’de PYD’nin uygulamağa başladığı, halkların öz savunması ve birlikte yönetim, demokratik temsiliyet gibi ilkelerin önemi ve gereği bir kez daha açığa çıkmaktadır.

Bu ifadeleri ile Dr. Muhammed Cevat Zarif’in dilinden İranın; BOP’a nasıl baktığını ve Ortadoğu’da istikrarın bozulmasına ABD’nin sebep olduğunu ve İranın buna razı olmadığını, Türkiye’nin bu projede Eşbaşkanı olmasının isabetsiz olduğunu, Türkiye’nin Bölge Devleti olarak bölgedeki diğer devletlerle sorunu çözmesi gerektiğini ve yer yer Türkiye’nin dikkatini çekildiğini anlamış bulunuyoruz. İran’daki eş zamanlı yayınlara ve Cumhuriyet Gazetesindeki bu makale, havuz medyasında tartışıldı ve eleştirildi.

Burdan anlaşılıyor ki Türkiye, ABD’ye bağlı durumdadır. İran gibi serbest olmadığından ABD’ye karşı direnemez durumdadır. İran; ABD, AB ve bazı hallerde BM karar ve ambargolarına direndi.

İran, Türkiye ile kıyaslanmayacak ölçüde Ortadoğu’da etki sahibidir. Burdaki Şii unsurlar ile ilişkisi ve ittifakı vardır eskidir ve kuvvetlidir.

 

[1] Cumhuriyet, 11.8.2015,s. 16

[2]http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/342970/Uluslararasi_toplum_isbirligi_yapmali.html(12.08.2015)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim