• BIST 82.094
  • Altın 591,84
  • Dolar 2,1275
  • Euro 2,8555
  • Adana : 25 °C
  • İzmir : 23 °C
  • Ankara : 21 °C

İslam Dini Ritüeller Manzumesi Değildir!

29.12.2010 16:39
İslam Dini Ritüeller Manzumesi Değildir!
Rabbimizden bütün insanlığa en kıymetli bir armağan olarak inen Kur’an her dem taze sadr-e şifa bir yaşam kaynağımız ve şaşmaz bir pusula olarak hayat rehberimizdir.

“İman edenler için, Allâh'ın zikri (hatırlanışı) ve Hak'tan inzâl olana bilinçlerinin huşû duyması vakti gelmedi mi? Ki daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar (ibadetleri âdete dönüşmesin, çalışmalarını düşünerek hissederek yapsınlar)! Onların (İsrail Oğullarının) üzerlerinden uzun müddet geçmişti de (ibadetleri âdete dönüşmüştü), bu yüzden kalpleri katılaşmıştı (yaptıklarını düşünüp hissedip yaşamadan, âdet diye yapmaya başlamışlardı)! Onlardan (Yahudilerden) çoğunun inançları bozuktur!”

 

 

Rabbimizden bütün insanlığa en kıymetli bir armağan olarak inen Kur’an her dem taze sadr-e şifa bir yaşam kaynağımız ve şaşmaz bir pusula olarak hayat rehberimizdir. Bu gün bütün müslüman ülkelerle birlikte bizim de yaşamış olduğumuz sıkıntı ve problemlerin kaynağı, Kur’an’ı mehcur tutmamızdan (unutup,geri plana atmak)  kaynaklanmaktadır.

 

Rabbim neyi emretmişse bizler tamamen onun tersini anlamış ve bu yanlış algılarımızı bize emredilen din olarak kabul edip öylece yaşamışız ve yaşıyoruz da. Allah’ın (cc) sevgi, paylaşma, yardımlaşma, erdem, güzel ahlak, infak, tasadduk, vera, isar, ihsan ve digergamlık odaklı olarak indirmiş olduğu başlarımızın tacı namaz ibadetini tüm bu saydıklarımızdan müstağni olarak anlamış ve dinimizin direği bu ibadeti yalap Çalap bir hale getirip kendi kişiliklerimiz gibi yamultmuşuz.

 

Onun için yaptığımız taat ve ibadetler zevk alınmaz, huşu duyulmaz, mekanik bir ritüeller manzumesine dönüşmüştür. Durum böyle olunca da  kıldığımız namazlarımız da bizleri karanlıklardan aydınlıklara çıkartmaz olmuştur. Allah (cc) ve Rasulü (sav) inananları bir yapının bir birine ram olmuş yapı taşları gibi (bünyanün mersus) anlatıyorlar, “birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız, iman etmedikçe de cennete giremezsiniz” buyurularak inananların mutlak suretle birbirlerini sevmek zorunda oldukları  vurgulanmıştır.

 

Birbirimizi sevmeme noktasında o denli sınırlarımızı zorlamışız ki artık benim nefsim benim nefsim demeye, benim meşrebim benim meşrebim demeye, benim cemaatım benim cemaatım demeye , benim hocam, benim kutbum, benim efendi hazretlerim demeye ve sonunda da benden, benim meşrebim ve cemaatimden ve benim kutbumdan başkası cennete giremez demeye gelecek tavır ve kelamlar etmeye başlamışız.

 

Rabbimizin yanında kendimize başka ilahlar edinmişiz, Kur’an’ı mehcur bırakmışız, Rasulullah efendimizin dışında kendimize başka rehberler edinmişiz. Artık oturduğumuz lüks evler, bindiğimiz can canlı arabalar, bize lütfedilen makam ve mevkiler, biriktirip de yığdığımız altın ve gümüşler yaptığımız ikinci hatta üçüncü izdivaçlar(!) bize Allah ve Rasulünden daha sevimli gelmeye başlamıştır. 

 

Birbirimizi kıskanmaya, bir kaşık suda boğacak kadar nefret etmeye, insandan ve dünya metaından putlar yapıp tapmaya, hevamızı ilah edinmeye, şeytanın adımlarını takip etmeye, hurafa, bid’at, menkıbe, sembol ve objelerle, gelenek ve örflerle kuşatılmış bir dizi ritüeller manzumesini  din olarak yaşamaya başlamışız. Kur’an’ı sadece camilerde ve kabirlerin başında ölülere okunması gereken ve  bunun için inzal olunan bir kitap olarak anlamışız.

Oysa ki, O (Kur’an);

Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için indirilmiştir” (Yasin Suresi  70)

 

Biricik Rabbimiz; bize Kur'an'ı göndermiş ki, onu anlayarak okuyalım, hayatımızı ondaki bilgilere göre şekillendirelim, içeriğinde bulunan lütufları özümseyelim ve daha nice faydalarından yararlanalım diye. Ama bazılarımız bütün bunları bir kenara bırakıp; Kur'an'ı, ne anlama geldiğini hiç bilmeden, tekrar tekrar okuyarak bir ömür geçirmektedirler. İnsan hiç merak etmez mi; bu kadar çok okuduğum, beni yaratan Yüce Rabbimin indirdiği bu kitapta ne yazar, bu okuduklarım ne gibi bir mana içerir? Hayret edilecek derecede vahim bir durum!

 

İslam dini günün belli saatlerinde belli mekanlarında belli ritüellerle icra edilmesi  gereken donuk, matah, mekanik bir şey değildir. O’ sosyal yaşantımızdan, iş ilişkilerimize, beşeri münasebetlerimizden, aile hayatımıza, dünya yaşantımızdan uhrevi hayatımıza kadar yaş ve kuru ne varsa hepsine nigahbandır ve hepsini ihata etmiştir. İslam dini öncelikle ve evvel emirde; Sevgi, paylaşma, yardımlaşma, erdem, güzel ahlak, infak, tasadduk, vera, isar, ihsan ve digergamlık dinidir. Bu böyle biline.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Adanalı inadı31 Temmuz 2014 Perşembe 09:33
  • İncirlik’te in cin top oynuyor31 Temmuz 2014 Perşembe 09:22
  • Eve giren yılanı itfaiye yakaladı30 Temmuz 2014 Çarşamba 19:12
  • Hırsızlar mı yaktı?30 Temmuz 2014 Çarşamba 14:24
  • Balık tutmak isterken boğuldu30 Temmuz 2014 Çarşamba 12:42
  • Devlete sığındılar!30 Temmuz 2014 Çarşamba 11:38
  • 83 çocuk kayboldu!30 Temmuz 2014 Çarşamba 10:52
  • Mahalleyi alarma geçirdi!30 Temmuz 2014 Çarşamba 10:43
  • Kadın girişimcilere Ceyhan önerisi30 Temmuz 2014 Çarşamba 10:39
  • Kundaklandı!29 Temmuz 2014 Salı 14:56
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim