İstanbul izlenimleri (3)

AYRINTILARDA GİZLENEN YAŞAMLAR
İstanbul’da insanlar bir makine, ne büyük küçüğü nede küçük büyüğü tanımıyor. Trafik, Metro, Metrobüs bir alem, yetkililer sürekli yaşlılara, hamilelere, hastalara yardımcı olalım konusunda uyarı ve tavsiye anonsları yaptığı halde benim gibi enayi gözüyle bakılan birkaç istisna hala yer verme ve yardımcı olma konusunda ısrar ve inadını şimdilik sürdürüyor.
Bu duyarsızlık ve vurdumduymazlık sağanağında onlarda bir müddet sonra pes ederler.
Peki, insanlar ne mi yapıyor?
Kimse kimseyi fark etmiyor?
Hereksin elinde son model akıllı telefonlar durmadan oyalanıyorlar…
İki saatlik ayakta ona buna yer vermekten iflahı kesilmiş bir Anadolu çocuğu olarak nihayet Mecidiyeköy’de Metrobüs’ten iniyoruz.
DÜNYAYI KALP GÖZÜYLE İZLEYEN ADAM
O bir gemi kaptanı, Üniversite mezunu, (Merhum) Turgut ÖZAL döneminde 21 gün gemisi Pasifikte kaybolan adam, Osman KARABULUT. Yıllarca deniş aşırı ülkelere gitmiş gelmiş muhteşem bir gözlemci, tecrübe ve birikim sahibi.
Ancak insan ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
Ani bir şekilde gözlerini kaybetmiş! Düşünebiliyor musunuz 60 yıl bütün dünyayı gözlemleyin sonra gören gözlerinizi yüzde doksan oranında kaybedin.

BÜTÜN DOSTLARIM KAYBOLDU!
Bizim Çukurovalı Halk Ozanı Dadaloğlu’nun: “Yok günümde bana selam vermeyen, Var günümde halim sormuş ne fayda!..” dediği gibi. Kör olduktan sonra en yakınlarımdan en uzağıma kadar akrabalarım ve bütün dostlarım ilgi alaka ve selamlarını kestiler.
Ne yapabilirdim?
Müthiş bir tecrübem, görgüm ve birikimim vardı.
MECİDİYEKÖY MEYDANDA UFAK TEFEK SATARAK GEÇİNİYORUM!
Dilenemezdim! Çünkü böyle bir tavır, birikimime, aklıma mantığıma, izanıma irfanıma tersti Yüksel Bey. Yaşamalıydım, dosta, düşmana inat mutlaka yaşamalıydım ve helalinden kazanmalıydım. Şimdi şekil A’da gördüğünüz gibi bu sepetin içindeki ufak-tefekleri karınca kararınca satarak evime helalinden ekmek parası götürüyorum.
Çok huzurluyum.
İsyan etmiyorum.
Önceleri çok zordu ama alıştım.
Siz doğru, dürüst, samimi olduktan sonra Allah(cc) size yardım ediyor…
ALLAH DEVLETİMİZDEN RAZI OLSUN!
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından aldığım Engelliler İçin Sürekli Kimlik Kartımla evime ücretsiz gidip geliyorum. Buradan kazandıklarım ve mütevazı maaşımla da geçinip gidiyoruz.
Yüce Allah’a bitimsiz şükürler olsun.
Ondan başka dost ve veli yoktur.
O’nu her zaman yanımda yanı başımda hissediyorum.
İşte bu günde seni gönderdi.
Mecidiyeköy her gün İNSAN kaynıyor..
Ancak senin gibi duyarlı kaç insan var.
Yani şimdi bu söylediklerimi sen gazetede yayınlayacak mısın? Lütfen O gazeteden bana da gönder bu söyleşiyi evimin en güzel köşesinde camlatarak ömür boyu saklayacağım.
Teşekkür ediyorum Allah şanını Yüksel’tsin Mert Adam..
MERTÇE ÖZEL HABER: Yüksel MERT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haber Yazılımı: CM Bilişim







.20160727090929.jpg)












