- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 28 °C
- İzmir : 25 °C
- Ankara : 21 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
İstanbul’un fethi mi, işgali mi?

Sedat MEMİLİ / Yazar
Öncelikle şunu bilelim; Fatih Sultan Mehmet, Sırp bir annenin oğludur. Bu ayıp mıdır? Kesinlikle değil.
Esas ayıp olan bu gerçeğin sanki ayıpmış gibi saklanmasıdır.
Oturup ciddi ve objektif tarihçilerinden araştırma yapanlar Fatih Sultan Mehmet’in Annesinin Sırbistan Kralı Curac Brankovic’in kızı Mara Despina olduğunu bilirler. Mara Despina henüz 14 yaşında iken Osmanlı Sarayı’na gelir ve 2. Murat’la izdivaç yapar. Doğan çocuk, Osmanlı tahtına geçecek olan Fatih Sultan Mehmet olacaktır.
İstanbul’un fethi için 80 trilyon lira harcayacak kadar hovarda olanlar, bu gerçeği kabul edemeyecek kadar korkak davranıyorlar.
Ne var? Bir Sırplının oğlu olmak ayıp mı?
Dönüyoruz: Fatih Sultan Mehmet
Bir başka konu; Bazı kaynaklara göre Fatih Sultan Mehmet Şehzade olarak Bizans Sarayına gönderilmiştir. O zamanki geleneklere göre de Bizans İmparatorunu oğlu Osmanlı sarayında yetişmiştir. Bu gelenek ülkelerin dostluklarının bir göstergesi olmaktaydı.
İmparator, XI. Konstantin Paleologos’un döneminde sarayda olan II. Mehmet İmparatorun kızına aşık ve onunla evlenir. (bu yazıyı dışarıda yazdığım için isim ve kaynak veremiyorum)
Şöyle bir sonuç çıkıyor: Bizans İmparatoru, Fatih Sultan Mehmet’in kayınbabasıdır.
Sırp Kralı Curac brankoviç ise dedesidir.
Dayılar, teyzeler vs… Aklın mantık sizin….
Bunların hiç biri eleştirilecek ayıp veya utanılacak olgular değildir.
Tarihimizdir; tarihimiz ne ise sahip çıkmak hepimizin yurttaşlık görevidir.
Görevimiz olmayan tarihin çarpıtılmasıdır.
İstanbul 1453 yılında fethedilmiştir.
İstanbul 1918’li yıllarda yeniden işgal edilmiştir.
İstanbul, Kurtuluş Savaşı ile birlikte yeniden Türk toprağı olmuştur.
Soru şu; İşgal nedir?
Bana göre işgal; Ekonomik, syasal, kültürel bütün değerlerin egemenliğinin son bulmasıdır.
Bir devlet bir yeri neden işgal eder: O yörenin toprak altı ve toprak üstü zenginliğine el koymak için… Başka, o yörede yaşayan insanların iradesini teslim alıp, kendi iradesini dayatmak için…
Bu veriler altında 1. Defa Fatih Sultan Mehmet’in
2. Defa da Atatürk’ün kurtardığı İstanbul gerçekten bağımsız mı?
İstanbul’un bankaları;
Marketleri; Avm’leri, bir çok alışveriş merkezleri,
Limanları, işletmeler,
Hava, deniz, kara yolları özgür mü?
Birkaç gün önce İstanbul’un fethinin öyle hovardaca bir kutlaması yapıldı ki, İstanbul’u kurtaranlar bile bu kadar büyük paranın harcanmasına neden olmadılar.
Eski para ile 80 Trilyon harcamakla gerçekler örtülebilir mi?
Ülke’nin dış borcu boğaza kadar gelmişken İstanbul’un işgaline göz yumanlar ve yeniden işgal edilmesine neden olanların bu parayı harcamaya hakları var mıdır?
Bugün, ekonomide, siyaset de, sanat da ve bilim de hiçbir varlık gösteremeyen, dış politikada iflas eden zihniyet, ancak geçmişin muhteşem zaferlerini bir miras yedi gibi tüketmektedir.
İstanbul’un fetih yıldönümüne 80 trilyon lira para harcayan zihniyete seleniyorum…
Ege adalarında 170’e yakın adamız işgal edildi;
Kilis bombalanıyor…
Eski zaferlerle yeni hezimetler örtülemez…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












