İşte Adana halkının sorunları ve beklentileri

Türkiye’de çözülmeyi bekleyen yığınla sorun var. Her gün binlerce insan da bu sorun yığını altında ezilip adeta kurtuluş mücadelesi veriyor. Emekli, işçi, esnaf, çiftçi…Hepsi de dertlerine derman arıyor. Biz de Adana Medya olarak, belirli meslek grubundaki Adana halkının nabzını tuttuk.
ÇİFTÇİ,
“Emeğinin karşılığını alamazken aracılar sırtımızdan para kazanıyor. Tarladan yok pahasına sattığım ürünleri hal ve manavlardaki fiyatlarını görünce şaşırıp kalıyorum. Çünkü tarladan tezgaha uzanan yolda fiyatlar 10-15 misli artıyor… En büyük sorunum, sürekli yükselen akaryakıt fiyatları, pahalı mazot!” dedi.
İŞÇİ,
“Sahipsiz, patronların merhametine bırakılmış durumdayız. İnşaat işçilerinin emeği çalınıyor! Lüks konutlar ve konforlu işyerlerinden oluşan yeni kentler inşa ediyoruz, sistemdeki aksaklıklar nedeniyle, bir türlü kendi geleceğimizi kuramıyoruz!” dedi.
KAHVEHANECİLER,
“Kahvehaneler kafelere karşı. Kahvehanelerde her gün bir başka heyecan için çarpar kalpler... Kahvehaneler kabuk değiştirdi. Tahta sandalye ve masanın yerini koltuklar aldı. Çaylara, kahvelere krema karıştı. Ama modernleşen ‘cafe’de dostluk kalmadı” dedi.
KAMYONCULAR,
“Kamyoncu hep rehin! Yaz kış demeden her türlü yükü taşıyoruz. Taşıyamadığımız tek yük ağır maliyetler ve haksız yere kesilen cezalar. Biz bu ülkenin atar damarıyız. Bizi kamyoncu diye hor görmesinler… Biz bir durursak, Türkiye'nin ekonomisi durur" dediler.
ÖĞRETMENLER,
“Geçim sıkıntısı ve yönetim baskısı yüzünden bunalıma girdik. Üç öğretmenden biri intiharı düşünüyor! Eğitim neferleri olarak bizler mutsuz ve borç yükü altında eziliyoruz. Öğretmenler, eğitim sisteminin getirdiği ağır yük yüzünden, yaptığı işten mutluluk duyamıyor” dedi.
ÖZEL GÜVENLİKÇİLER,
“Can veriyoruz, ama bir yasamız bile yok. Görev yaparken canından olan güvenlikçilere her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Binlerce lira ödeyerek, 120 saat eğitim alıp adeta komando gibi yetişen özel güvenlik görevlileri olarak, TBMM’den yasamızın acil çıkmasını bekliyoruz” dedi.
PAZARCILAR,
“Pazarcılar AVM ve markete direnemiyor. İşlerimiz kötüleşti, Bizler genellikle semt pazarlarında halden aldığımız malı bitirir, ertesi gün de yeni taze mal alırdık. Şimdi malımız elimizde kalıyor. Marketler ve AVM'ler bizi taklit etmeye başladı. Her geçen gün sokak aralarında yaygınlaşan indirim marketleri, kaldırımları pazar yeri gibi işgal edip pazarcı esnafı ile rekabet ediyorlar” dedi.
İŞPORTACILAR,
“İşportacılık bizim “milli” mesleğimiz… İşportacı deyip geçmeyin… Bu “mesleği” sakın küçümsemeyin. Dünyanın her yerine bu mesleği biz öğretmişiz. Amerika'da ilk işportacılığı Türkler başlatmış. Ülkemizde 5 milyon kişi seyyar satıcılıkla uğraşarak geçimin sağlıyor. Bu kadar seyyar satıcı ve işportacının evine ekmek götürüyor. Zabıtalar kovalar, seyyarlar hep kaçar! Bu kovalamaca bitmez” dedi.
YARDIM DERNEKLERİ,
“Mevsimlik çocuk köleler! Çocuk işçiler konusunda veriler korkunç. Türkiye’de hala 1 milyon çocuk köle gibi çalıştırılıyor. Bunların yüzde 45’i tarım işçisi. Rakamlara bakınca, “Baba beni okula gönder” kampanyasının çökmüş durumda olduğunu görüyoruz… Yaşam şartları nedeniyle, babalar çocuklarını artık okula değil, tarlaya yolluyorlar” dedi.
VELİLER,
“Okul bahçelerine kilit vurulmasın! Çocuklara söz geçiremiyoruz. Oyun oynamak için duvarlara tırmanıp, demir korkuluklar üzerinden atlıyorlar. Başlarına bir kaza gelebilir. Bizim de yüreğimiz ağzımızda. Ayrıca çocuklarımızın geleceği için daha düzenli bir eğitim sistemi istiyoruz ” dedi.
AİLE HEKİMLERİ,
“Her şey doktorla bitiyor mu? Sağlık merkezleri acil hastalara bakacak cihazlara, donanıma sahip mi? Aile hekimleri görev yaptığı sağlık merkezlerinde, cihaz yokluğundan ancak pansuman yapabiliyor... Sağlık merkezlerinde cihaz eksiklikleri giderilmediği sürece bu hizmet verilemez. Doktora da hastaya da yazık olur” dediler.
EMEKLİLER,
“Yaşanabilir maaş verin. Ülkemizin geleceği için ömrünü harcayan ve yüzde 75’i açlık sınırının altında yaşayan emeklilerimize karşı vicdanen bir sorumluluk duyan yok mu? Avrupa’da emekli olan insanlar dünya turuna çıkıyor. Çalışmakla geçen yılların acısını çıkarıyor. Kendilerine ve ailesine zaman ayırıyor. Biz ise emekli olduktan sonra bile çalışmak zorundayız. Yoksa açlıktan ölürüz” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












