• BIST 77.779
  • Altın 128,053
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Kadın ve yaşam sayfası

10.08.2015 13:33
Kadın ve yaşam sayfası
Kadın ve yaşam sayfası

Ali Nazik Kebabı

Malzemeler :

5-6 adet  patlıcan

200 gr. kıyma

1 adet büyük boy soğan

2 diş sarımsak

2 adet yeşil biber

1 adet büyük boy domates

5-6 yemek kaşığı yoğurt

3 yemek kaşığı sıvıyağ

1 çay kaşığı toz biber

Tuz ve karabiber

Hazırlanışı :

Patlıcanları ocak üzerinde közleyin. Kabuklarını soyup, ince ince kıyın. İsteğe göre konserve közlenmiş patlıcan da kullanabilirsiniz.

Soğanı, sarımsağı ve biberleri ince ince doğrayın. Domatesleri de küp küp doğrayın. Geniş bir tavaya sıvıyağ koyun. Doğranmış soğanları, sarımsakları ve biberleri ekleyin. 3-4 dakika soteleyin. Ardından kıymayı koyun. Rengi değişene kadar pişirin. Son olarak domatesleri, tuz ve karabiberi ekleyin. Domatesler yumuşayana kadar pişirin. Daha sonra ocaktan alın.

Doğranmış patlıcanları bir kaba alın. Üzerine yoğurt, tuz ve rendelenmiş 1 diş sarımsağı ekleyin. Güzelce karıştırın. Servis tabağının tabanına karışımı yayın. Ortasına hazırladığınız kıymalı karışımı koyun. Üzerini yağ içinde kızdırılmış kırmızı toz biber ve maydanoz ile süsleyerek, servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

Hayatı kaçırmayalım!

 

Ertelemek Zamanı Kaçırmaktır

Hep zamanı öldürmekten bahsederiz ama hiç zamanı diriltmekten bahsetmeyiz. Zamanı diriltmek demek her anı dolu dolu ve hakkını vererek yaşamak demektir. Hangimiz bunu yapabiliyor? Sadece erteleyerek kendimizi kandırıyoruz. Sevinçleri, mutlulukları hep sonraya bırakıyoruz. Gülmeyi öteleyip taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz ve kaybediyoruz. Hayatın en güzel yönlerini ellerimizle itiyoruz. Kısacası gündelik yaşıyoruz.

Toplum olarak genellikle işlerimizi son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı neden son ana bırakıyoruz? Boş vermişlik ya da  aileden kalma bir alışkanlık mı? Belki böylesi hepimiz için daha kolay!

Hepimizin sahip olduğu ve önemsediği değerler var. İş, sağlık, ahlak, dostluk, aile, para v.s.  Ama hep kendimizden önce başkalarını  memnun etmeye çalışmakla geçiyor hayat. Herkesi memnun edemeyeceğimizi biliriz ama yine de yaparız tıpkı akıntıya kürek çekmek gibi. İşte o noktada hayat karışır. Çünkü sen karışmışsındır.

Peki ne zaman yaşamaya başlıyoruz? Şimdi değilse ne zaman? Belki yarın yok! Bu kadar mı eminiz yarından, yarının getireceklerinden. Her yaşadığımıza anlam yüklemek zorunda değiliz. Endişelenmeyi bıramalıyız. Sadece bir şansımız var ve bu hayat bizim.

Hayata yeniden başlamak adına,

Önce kendini düşün ve değerini bil

Sağlığına önem ver

Zamanın kıymetli olduğunu sakın unutma

Doğru zamanda doğru yerde ol

Gücünü ve sabrını bitirme

Sen varsan bu dünya var, bunu her gün kendine söyle

Sevgini doyur ama öfkeni aç bırak

Hissettiğin ne varsa söyle

Yaşlandığında anlatacağın harika anılar biriktir.

Hiçbir şey hayat kadar değerli değildir. (Funda)

Çay keyfi

 

Taze çay keyfi ile yazmak gibisi yoktur. Şimdi olduğu gibi. Bir yandan çayımı yudumluyorum bir yandan size laf yetiştiriyorum.Taze demlenmiş, ışıltılı, berrak, mis gibi kokan çayı hiçbir içeceğe değişmem.

Şimdi dünya ülkeleri arasında  en çok çay tüketen ülke hangisi diye sorsam, Türkiye dersiniz. Son günlerde internet’te dolaşan viral bir yazı ile bunu hep birlikte öğrenmiş olduk. Bahsettiğim yazıya göre Çinliler yılda 725 bin ton çay tüketiyormuş. Çin en çok çay tüketen ülke durumunda. Belki yıllık çay tüketimi diye bir şey var ama, kişi başına çay tüketimi diye daha samimi bir terim var. Türkiye’de olduğu gibi yılda kişi başına 3,5 kg çay tüketiyormuşuz. Bu durumda Türkiye başta olmak üzere İrlanda ve İngiltere kişi başına en çok çay içilen üç ülke. Yalnız bahsettiğim yazıya İran dahil edilmemiş. Tahmin edeceğiniz gibi İran’da çay sever bir ülkedir.

Çay Türkiye’de yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Çay olmazsa olmaz. Kırmızı renginden mi, sıcak oluşundan mı, küçük kıvrımlı bardaklarda servis edilişinden mi bilinmez çaya bir çoğumuz bayılır. Hele yeni demlenmiş taptaze çay kokusu! İştah kabartan, başka alemlere götüren, mutluluk şırınga eden masalsı bir duyumdur. Taze, berrak ve demli bir bardak çayın verdiği keyif gibisi yoktur. Çay günün her saati içilebilir. Muhabbetle iyi olur ama yalnızlıkta da eşsiz bir arkadaştır çay.

Çay keyfiniz bol olsun

 

Kuru İncir Nedir?

 Yaz aylarında yaş olarak toplanan incirin, güneşe serilerek kurutulması sonucu oluşur. İçeriği vitamin ve mineraller bakımından çok zengindir ve hücre yenilenmesine yardımcı bir meyvedir. Kış aylarında çerez cinsinden tüketilmesinde çok faydası vardır. 

 

Kuru İncirin Faydaları

Soğuk algınlığı, grip ve nezleye karşı faydalıdır.

Sindirim sistemini güçlendirir.

Kalp ve damar hastalıklarına karşı faydalıdır.

Yüksek tansiyonu dengeler.

Kabızlığı giderir.

Kemikleri güçlendirir.

Şeker hastalıklarına iyi gelir.

Antioksidandır.

Kilo vermeye yardımcı olur.

Demir eksikliği olanlara iyi gelir.

Kolesterolü düşürür.

Kansere karşı koruyucu özelliği vardır.

Bağırsağın çalışmasına yardımcı olur. Antioksidan özelliğiyle özellikle göz sağlığı için çok önemli besinlerden bir tanesidir. Günde bir iki tane yenilmesi gereklidir. Fazlası kilo almaya neden olmaktadır.

Kuru incirin kullanımı

Kuru inci kurutulmuş bir şekilde baharatçılarda, kuruyemişçilerde bulabilirsiniz. Günde 2-3 adet kullanılabilir. Meyveli kek yapımında kullanabilirsiniz.

Koltukaltı terinden kurtulmak ister misini?

Yazın gelmesi ile birlikte sıcak ve nem insanı bunaltıyor ve nefes almayı dahi  dahi zorlaşıyor.Bu sıcakta yaptığımız her hareket terlememize yol açıyor. Su ve tuz kaybediyoruz. Terleme sonucunda kıyafetlerimizdeki görüntü ve koku  rahatsız edici oluyor.

Evde hazırlayabileceğiniz çok basit yöntemlerle bu sorundan kurtulabilirsiniz.

İşte size çözüm önerilerimiz

Sirke : Pirinç unu ve sirkeyi karıştırarak elde ettiğiniz macunu duştan sonra koltukaltına sürün. Kuruduktan sonra durulayın. Bu karışım sadece kokuya neden  olan  bakterileri öldürmekle kalmaz cildinizin rengini de açar.

Limon : Cilt kararmalarında akla gelen ilk çözüm limondur. Cildinizi temizler ve aydınlatır. Kalın bir dilim limonu koltukaltınıza sürün ve durulayın. Limon cildinizi kurutacağı için bu işlemden sonra nemlendirici kullanmalısınız.

Karbonat : Güzellik reçetelerinde sıkça rastladığımız karbonat su ile karıştırılıp elde edilen yoğun macun düzenli olarak uygulanıp durulanırsa hem terlemeye hem de cilt renginin açılmasına neden olur.

Sandal ağacı : Sandal ağacı tozu ve gül suyunu karıştırıp elde ettiğiniz macunu koltukaltınıza sürün. Sandal ağacı rengin açılmasını sağlarken gül suyu  serinlik ve yumuşaklık hissi verir. 15 dakika bekledikten sonra nazikçe durulayın.

Türk Kahvesi ile Selülitlere Son !

Zeytinyağının güzellikteki faydaları bilinen bir gerçek. Cilt için en elverişli nemlendirici olmasının yanında, UV ışınları etkisi altında hasar görmüş cildi de rahatlatmaktadır. Ancak bunların ötesinde zeytinyağını kahve telvesi ile karıştırarak hem selülit görüntüsünü azaltabileceğiniz hem de nefis bir bronz görünüm yakalayabileceğiniz bir formül önerebiliriz.

Eczane veya kozmetik satan bir mağazaya  gittiğiniz de, pahalı selülit kremlerini incelerseniz, pek çoğunun kafein içerdiğini göreceksiniz. Selülitli bölgenin kahve telvesi ile ovulması, oradaki kan dolaşımını arttırarak deri altındaki yağ hücrelerin parçalanmasına yardımcı olacaktır. Buna ek olarak kafein, cildin doğal bronzlaşmasını arttırıcı etki yapmaktadır.  Selülit kreminizi, cilt sıkılaştırıcınızı ve bronzlaştırıcınızı tek bir reçetede kendiniz yapabilirsiniz. En iyi sonuç için bu kremi haftada 2 defa uygulayın. 

Malzemeler:

  • Yaklaşık 250 gram kahve telvesi (kullanılmış filtre kahve ya da Türk kahvesi olabilir)
  • 1 – 2 yemek kaşığı zeytinyağı  Lastik eldivenler 
  • Banyo zeminine yaymak için gazete kâğıdı
  •   Strech film 

 

Nasıl  yapacak sınız? 
 

  • Zeytinyağı ve telveyi karıştırın.
  •  Cildinizi hazırlamak ve gözenekleri açmak için sıcak bir duş alın.
  •  Vücudunuzu hafifçe kurulayın. 
  • Gazete kâğıdının üzerinde durun ve hazırladığınız kremi selülitli bölgelere uygulayın. Eldivenleri takarak sürdüğünüz karışımı dairesel hareketlerle iyice ovalayarak masaj yapın. Kahve karışımının büyük bölümü yere düşüyor diye endişelenmeyin, kalan kısım cildiniz için yeterli olacaktır. 10 dakika kadar bekleyin.
  •  Ardından ılık suyla duş alırken cildinizin ipeksi yumuşaklığını hissedebilirsiniz. 
  •  Daha sonra cildinize biraz zeytinyağı sürün, mümkünse zeytinyağını sprey şişe içinde kullanın. Zeytinyağı harika yayılma kabiliyeti ile iyi bir cilt yumuşatıcısıdır. 
  • Parçalanmış yağları ve toksinleri vücuttan atabilmek için bol bol su için.
  • Ayrıca daha hızlı bir etki ve detoks amacıyla, uygulama alanına strech film sararak birkaç dakika bekleyecek
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim