• BIST 77.779
  • Altın 128,053
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Kadın ve yaşam sayfası

22.02.2016 09:58
Kadın ve yaşam sayfası
Kadın ve yaşam sayfası

Ödem ve şişkinliği yok eden besinler

Ödem ve şişkinliği yok eden yiyecekler

• Muz, içerdiği potasyum ile vücuttaki ödemleri yok etmeye kararlı bir dostumuz. Aynı zamanda vücudun ihtiyacı olan doğal şekerin alınmasını da sağlıyor. Muzun gizli gücü ise, vücudumuzun güzel kokmasına yardımcı olması.

• Nar ya da nar suyu,Taze nardan sıkılmış nar suyu, ödem attırıcı etkiye sahip. Fakat şeker hastalarının nar suyunu hangi oranda tüketmesi gerektiğini doktoruna danışarak öğrenmesi gerekiyor.

• Ananas Doğal detoks olarak da adlandırabileceğimiz ananası market raflarında her mevsim bulabilmek mümkün. Ananası parçalara bölerek meyve suyu şeklinde de içebilirsiniz.

• Yeşil çay Bitki çayları içinde yeşil çayın yeri ayrı. Ancak bu harika çayı yüksek oranda tüketmemek gerekiyor. Aksi halde kalp çarpıntısına davetiye çıkabilir.

• Maydanoz Sabahları tüketilen yarım kase maydanoz en etkili besinlerden biri.

• Salatalık Salatalığın sağlık adına hazırlanan listelerde bulunmadığı şimdiye kadar görülmedi. İçerdiği su miktarıyla günlük su ihtiyacımızı da karşılamaya yardım ediyor; taze olduğunda mideyi rahatlatarak kendini ayrı sevdiriyor.

• Yoğurt Herhangi bir bakkaldan az yağlı yoğurt alabilir, hatta daha da güzeli yoğurdumuzu kendimiz yapabiliriz. Detoks içecekleri ve smoothielerin de vazgeçilmezi yoğurdun prebiyotik etkisi ödemlerden kurtulmaya yardımcı olacaktır.

• Su Bol bol su içmek, ödemlerden ve şişkinliklerden kurtulmanın birinci kuralı. Günlük 1,5 litre ve üzerinde su içmemiz gerekiyor. Ancak art arda tüketilen su vücut için zararlı olabilir. Su içimini güne yaymak en doğrusu.

• Kulağa küpe diğer öneriler Kızartmalar, kafein, gazlı içecekler, hazır soslar, tuz ve sodyum tüketimini de en aza indirmek ödem ve şişkinliklerden kurtulmada önemli fayda sağlayacaktır.

 

 

Kolesterol Düşüren 10 Yiyecek

 

 

Kurubaklagiller

Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek gibi besinlerin içerisinde bulunan çözünür lifler, kötü Hutlu kolesterol olarak anılan LDL kolesterolü düşürmeye yardımcıdırlar. Yapılan bir bilimsel araştırmada; her gün 1 porsiyon kurubaklagil tüketimi, 6 haftada kan kolesterol seviyelerini %10 azaltmıştır. Haftada en az üç kez kurubaklagiller sofralarımızda yer almalı.

Kuruyemişler

Fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler, düzenli tüketildiklerinde kan kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcıdırlar. İçerdikleri çoklu doymamış yağ asitleri de, damar sağlığının korunmasına yardımcı olurlar. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, günde ortalama 40 gram kuruyemiş tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Soya ürünleri

İçerdikleri fitat ve izoflavonlar sayesinde düzenli tüketildiklerinde kolesterolü düşürücü etki gösterirler. Soframızda çok alışkın olmadığımız soya ürünlerine soya sütü, tofu veya soya kıyması olarak yemeklerde, çorbalarda yer verebiliriz. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) önerilerine göre; günde 25 gram soya proteini tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Avokado

Avokadoda; iyi huylu kolesterol olan HDL’yi yükselten ve LDL’nin düşmesine yardımcı olan tekli doymamış yağ asitleri bulunur. Aynı zamanda diğer bütün meyvelere oranla, kolesterol düşürmeye yardımcı etkisi olan beta sitosterolleri yapısında daha fazla bulundurur. Günde ¼ veya ½ avokado tüketmek kan kolesterolünü düşürmek konusunda yol katetmeyi sağlar.

Çikolata

Bitter çikolatanın içerdiği antioksidanlar, kalp sağlığının korunmasına yardımcıdır. Bazı bilimsel çalışmalar, kakaoda bulunan antioksidanların iyi huylu kolesterolü yükseltmeye yardımcı olduğunu göstermiştir. Günde 30 gram bitter çikolata tüketmenin, kötü huylu kolesterolün vücutta okside olmasına engel olduğu bilinir.

Bitkisel steroller

Bitkilerin yapısında bulunan bu madde, vücuttan kolesterol emilimini azaltarak, düzenli tüketimde kolesterolü düşürmeye yardımcı etki gösterir. Bitkisel sterollerin kolesterolü düşürücü etki göstermesi için günde 2 gram tüketilmeleri gereklidir. Bazı bilimsel çalışmalarda aşırı tüketimlerinin damar sertliği riskini arttırabileceği gösterilmiştir. Piyasada bulunan bitkisel sterol eklenmiş ürünleri kullanan kişiler, eğer yüksek kolesterol sebebi ile ilaç kullanıyor iseler, doktorlarına danışmalılar.

 

 

 

Kadınbudu Köfte 

Malzemeler:

400 gr kıyma,

1 adet yumurta,

1 orta boy soğan,

1 çay bardağı pirinç,

1 tutam maydanoz,

Tuz,

Karabiber,

1 çorba kaşığı zeytinyağı.

Panesi İçin:

2 adet yumurta,

1 kase un,

1 kase galeta unu.

Kızartmak İçin:

Sıvı yağı.

Yapılışı:

Pirinci yıkayıp, içine 1 çay bardağı su ilave edelim ve orta ateşte haşlayalım. ( diri olursa su ilavesi yapıp, haşlamaya devam edin.)Haşlanan pirincin suyunu süzüp soğumaya bırakın.Tencere kıymanın yarısını, 1 çorba kaşığı zeytin yağını koyun ve 3-4 dakika kavurun.İçine biraz tuz serpip karıştırın ve soğumaya bırakın.Soğanı rendeleyin.Maydonozu kıyın.Bir kaba kavurduğumuz kıymayı, haşlanan pirinci, çiğ kıymayı, yumurtayı, maydanozu, karabiberi, tuzu ilave edip, yoğurun.Kıymalı harcı 30 dakika buzdolabından dinlendirin.Dinlenen kıymalı harçtan limon büyüklüğünde parçalar koparıp köfte şekli verin.

Panesi için;

 Ayrı kaselere yumurtaları, unları koyun.Hazırladığımız kadınbudu köfteleri önce una sonra yumurtaya daha sonrada galeta ununa bulayın.Sonra kızgın sıvı yağda arkalı önlü pişirin ve kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirin.Kadınbudu Köfteleri makarna, yeşil salata eşliğinde sıcak sıcak servis yapın. Afiyet olsun.

Not: 14 adet köfte çıkıyor.

 

Stüdyo daire dekorasyonu için önemli detaylar

 

Stüdyo daireleri dekore etmek zor bir iştir. Ancak doğru ve zevkli dekore edildiğinde stüdyo dairelerin verdiği tat çok odalı evlere hiç benzemez. Doğru dekorasyonla hem zevklerinizi ve kişiliğinizi yansıtacağınız, hem de rahat bir kullanım oluşturabileceğiniz bir alan oluşturmalısınız. Bunu yaparken de dekorasyon konusunda bilgili ve uygulamalar konusunda özenli olmalısınız. Stüdyo dairelerin en doğru dekore edilme yollarını bilmek istiyorsanız işte size 5 öneri.

 

Stüdyo dairelerin kesinlikle tek ve açık renk olmasına özen gösterin. Duvarlar, yerler ve tavada yapılacak açık renk uygulamalar dairenizi geniş ve ferah gösterecektir. Eğer sık değişiklik yapmayı seviyorsanız dairenizde beyaz renk tercih etmelisiniz. Yapmak istediğiniz değişiklikleri ise boyalarla değil duvar üzerindeki ve evdeki aksesuarlarla yapmalısınız.

Stüdyo dairelerde dekorasyona başlamadan önce iyi bir planlama yapılmalıdır. Kendiniz bile basit bir kroki çizerek hangi eşyayı nereye yerleştireceğinizi önce kağıt üzerinde planlayabilirsiniz.

Stüdyo daireler tek odadan oluşur ve bu odada yemek alanınız, oturma ve çalışma alanınız hatta yatak odanız yer alır. Bunları birbirinden ayırmak istiyorsanız ev içerisinde özel bölmeler yapılabilir. Özellikle yatağınızı diğer alanlardan ayırabilmeniz için onu bir bölme içerisine alabilirsiniz. Bu bölmeler perde vb hareketli aparatlardan yapılabilir.

Tek odadan oluşan stüdyo dairelerde yaşanan en büyük sorun elbette alan sorunudur. Yaşanılan alanın daha ferah ve geniş görünmesi rahat ve huzurlu bir kullanım için önemlidir. Bunu sağlayabilmek için açık renk kullanımı mutlaka gereklidir. Ancak bunların yanında daire içerisinde cam ve ayna kullanımı önemli bir detaydır. Dairenin çok camlı olması doğal ışıktan maksimum düzeyde faydalanmanızı sağlar. Ve ev içerisinde duvarlarda boydan aynaların olması odaya bir derinlik ve ferahlık katar.

Stüdyo daireler dekore edilirken tek tema kullanımı çok önemlidir. Tek bir alan içerisinde yer alan bölümleri farklı tarzlarda dekore etmek karmaşık ve huzursuz bir ortam oluşmasına neden olur. Birbiri içerisine geçmiş olan tüm alanların tek bir tema ile dekore edilmesi oraya bir bütünlük çıkaracaktır.

 

Çocuk Disiplininde Dikkat Edilmesi Gerekenler

 

Çocuk eğitiminde en önemli noktalardan biri olan çocuk disiplinini sağlama konusunda harika önerilerimiz var.

 

 Kurallar konusunda tutarlı ve kararlı olmak: Davranış değişikliği süreç ister ve kurallara göre davranmak öncelikle onları özümsemeyi gerektirir. Konulan kurallar konusunda kararlı davranmak ve sınırları iyi belirlemek, kurallara göre davranış oluşturmada önemli bir noktadır

 Kuralların sınırlarını iyi belirlemek: Kişiden kişiye değişen, yoruma dayalı kurallar yerine anlaşılması net kurallar belirlemek gerekmektedir. Örneğin ‘eve geç gelme’ cümlesinde, ‘geç’ kavramı kişiden kişiye değişebileceği için yoruma açıktır. Bunun yerine akşam 9’da evde olmanı istiyorum gibi sınırları olan kurallar koymak daha etkili olacaktır.

 Sözleri davranışlarla desteklemek: Örneğin çocuğunuza; ‘odanı toplamadan oyun oynayamazsın’ kuralını koyuyorsanız ve o oyun oynamaya gittiğinde arkasından odayı siz topluyorsanız bu söylediğiniz sözlerle davranışlarınızın birbirini tutmadığı anlamına gelir. Bu durumda çocuğa karışık mesaj iletilmiş olur ve çocuk, sözlerinizle belirlediğiniz kuralın, uygulamada geçerli olmadığı mesajını alır. Bu nedenle sözlerinizle davranışlarınızın örtüştüğünden emin olun.

 Çocuğunuza davranışlar konusunda model olun: Çocuğunuz birçok davranışı sizi gözlemleyip taklit ederek öğrenir. Bu durumda onun davranışlarının en büyük örneği ebeveynlerinin tutum ve yaklaşımlarıdır. Çocuğunuz, özellikle problem çözme becerileri geliştirirken sizi gözlemler ve taklit eder. Örneğin çocuğunuzun uzlaşmacı bir tutum izlemesini istiyorsanız ve kardeşiyle kavga ederken aralarına girip bağırarak ve belki de şiddet kullanarak sorunu çözüyorsanız, çocuğun aldığı mesaj; ‘sorunları çözme yöntemi bağırmak ve vurmaktır’ olacaktır.

 Davranışların sonuçlarının iyi belirlenmesi: Olumlu ya da olumsuz davranışın yol açacağı sonuçlar belirlenmeli ve çocuğa açıklanmalıdır. Örneğin ödev saatinde ödev yapmamak, o günkü bilgisayar saatinin kaybedileceği anlamına gelir şeklinde sınırları ve sonuçları belli kurallar koymak faydalı olacaktır.

 Olumsuz davranışın pekiştirilmemesi: Örneğin ağladığında istediği yapılan bir çocuk düşünelim. Aile bu konuyla ilgili karar alır ve ağladığında istediğini yapmamaya başlarsa, çocuk bu duruma hemen alışmayacaktır. Eskiden 10 dakika ağladığında elde ettiği şey için şimdi saatlerce ağlayabilir ve ebeveynler bu duruma daha fazla katlanamadıkları için çocuğa istediği şeyi verebilirler. Sonuç olarak çocuk, ‘demek ki yeterince uzun süre ağlarsam istediğimi elde ederim, eğer edememişsem bu yeterince ağlayıp bağırmadığım anlamına gelir’ mesajını alır. Çocuğun, ağlayarak isteğini yaptırma olumsuz davranışını pekiştirmemek adına, ebeveynlerin kurallar konusunda kararlı olması gerekmektedir.

 Çocuğu disipline ederken, yaşına ve ihtiyaçlarına uygun kurallar belirlemek: Aile değişken bir yapıdır ve yıllar içinde çocuklar büyüyerek, özgürlüklerini arttırmak isterler. Buna bağlı olarak kuralların da revize edilmesi gerekmektedir. Örneğin 5 yaşındaki bir çocuk ile 15 yaşındaki bir çocuğun yatma saatinin aynı olması gerçekçi bir beklenti olmayacaktır. Dolayısıyla kuralları bu ihtiyaçlara göre düzenlemek gerekmektedir.

 Kuralların amaçlarının açıklanması: Sorgulayan ve düşünen bireyler yetiştirmek adına, koyulan kuralların amaçlarının ve gerekçelerinin açıklanmasında fayda vardır. Örneğin ‘bunu yapma’ demek yerine yapıldığında ortaya çıkabilecek sonuçlar belirtilerek, kuralın mantığından bahsetmek, kuralın anlaşılır olmasını sağlayacaktır.

 Çocuğunuza yüreklendirici mesajlar verin: Disiplin, işbirliği gerektiren bir süreçtir ve motivasyon, olumlu davranışın desteklenmesi ile arttırılabilir. Örneğin okulda arkadaşıyla yaşadığı problemi uzlaşmacı bir tavırla çözmeye çalıştığında onunla gurur duyduğunuz belirtmek ya da size söz verdiği bir sorumluluğu yerine getirdiğinde ‘sana bu konuda güvenebileceğimi biliyordum’ gibi olumlu geribildirimlerde bulunmak, bu davranışları pekiştirecektir.

 Kurallar ve sonuçları konusunda gerçekçi olun: Pratikte uygulanabilir kurallar koyduğunuza emin olun. Örneğin televizyon izleme saatini aşan çocuğunuza 1 hafta televizyon yok demek, evdeki diğer bireylerin izlediği varsayıldığında, gerçekçi ve uygulanabilen bir kural olmayabilir. Bunun yerine örneğin 1 gün izlememe kuralının belirlenmesi daha gerçekçi olacak ve uygulanabilir olduğu için ebeveynlerin kurallar konusunda daha tutarlı olmasını sağlayacaktır.”

 

Çikolata Krizine Dur Diyelim

Özellikle bayanlar için sıkça karşılaşılan bir durum olan çikolata krizi her ne kadar keyif verici olsa da sağlıksız sonuçlara yol açması yüzünden yaşanmaması gereken bir durumdur. Tüm çabalarınız sonuç kaldı ve çikolata krizine girdiniz. Bu durumu engellemeniz için çikolata krizinden önce ve sonra yapmanız gerekenler mercek altına alalım.

 

SICAK BİR DUŞ

Yoğun tatlı isteğinizi geçirmek için sıcak bir duş almak size olumlu bir etki yapacaktır. Sıcak duş sayesinde zihniniz rahatlayacak ve çikolataya odaklanan zihniniz artık bu odaktan uzaklaşacaktır.

EGZERSİZ YAPIN

Egzersiz yapıldığı zaman vücudumuza mutluluk hormonu adı verilen endorfin hormonu salgılanır. Mutluluk hormonunun artması sizi ödüllendirilme hissi ile ortaya çıkan çikolata krizinden kurtarmanıza yardımcı olacaktır. Bu durumla karşılaştığınızda hafif koşu ve yürüyüş egzersizleri ile metabolizmanızı çikolata odağından uzaklaşarak endorfin hormonu ile mutlu olarak çikolata krizine girmez ve daha sağlıklı bir yaşama devam edersiniz.

 

DİKKATİNİZİ DAĞITIN

Çikolata krizi sizi ele geçirdiğinde krizi yönetmeyi iyi bilmelisiniz. Çikolata krizinin çözümü olarak odak noktanızı değiştirerek ve farklı uğraşlara yönelerek gerçekleşecektir. Kriz sizi yönlendirmeye başlarsa sizin için olumsuz sonuçlar doğacaktır ama siz krizi yönetebilirseniz krizden korkmanıza gerek kalmayacak. Krizi en etkili şekilde ortadan kaldırmak için öncelikle krize ara vererek kendinizi kontrol edebilmelisiniz. Bunu için de dikkatinizi dağıtacak diğer seçenekleri aklınızda hazır tutmalısınız. Buna çözüm olarak sevdiğiniz bir işi yapmayı deneyebilirsiniz. Kek yapmak ya da kıyafetlerinizle uğraşmak doğru tercih olabilir.  Sevdiğiniz müzikleri dinleyerek de çikolata krizine ara verebilirsiniz.

 

ÇİKOLATA KRİZİNDE DOĞRU TERCİH

Çikolata krizine dur demek için kriz anında doğru besin tercihleri yaparak bu krizi atlatabilirsiniz.  Çikolata krizinin önüne geçebilmek için probiyotik ürünler ay çekirdeği, badem tarçın, yulaf, su bitkileri ve tatlı patates tüketmeniz gerekecek. Bu besinler ile krize dur diyebileceksiniz.

 

DİKKAT

Çikolata krizine dur diyemeyenlerin diyabet ve gizli şeker hastalıkları ile karşı kalabileceğini ve bu hastalıkların ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini düşündüğümüzde çikolata krizine dur demenin ne kadar önemli olduğunun altını çizmemiz gerekir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim