• BIST 77.803
  • Altın 127,945
  • Dolar 2,9828
  • Euro 3,3050
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kadın ve yaşam sayfası

29.02.2016 06:50
Kadın ve yaşam sayfası
Kadın ve yaşam sayfası

Bademli üzümlü pilav

Malzemeler;

400 gr Pirinç

100 gr margarin

50 gr Badem

50 gr Kuru üzüm(Sultani)

1 tatlı kaşığı Tuz

2 bardak Et suyu

Yapılışı ;

Ön hazırlık olarak pirinci ayıklayın. Orta boy bir tencereye koyup, üzerini birkaç parmak aşacak kadar tuzlu ılık su ilave edin. Bunun için 1 çorba kaşığı tuz kullanın. Pirinci 2 saat ıslatın. Bu sürenin sonunda bir süzgece aktarıp, süzülmeye bırakın.

Bademi küçük bir kaba koyun. Üzerini örtecek kadar su ilave edin. Orta ateşte birkaç dakika kaynatın. Kabı ateşten alıp, suyu süzün. Bademlerin üzerinden soğuk su geçirin. Kabuklarını soyup, atın. Badem içlerini bir kenarda saklayın.

Kuru üzümü ayıklayın. Küçük bir kaba koyun. Üzerini örtecek kadar su koyup, bekletin.

Küçük bir sahanda yağın beşte birini, orta ateşte eritin. Yağ kızınca ayıklanmış badem içlerini koyup, bir kaşıkla sık sık karıştırarak, birkaç dakika, bademler sararıncaya kadar pişirin. Kabı ateşten alın.

Et suyunu bir taşım kaynatıp, bir kenara alın. Kalan 80 gram yağı orta boy bir tencerede, orta ateşte eritin. Yağ kızmaya başlayınca, bademleri pişirdiğiniz sahandaki yağı da süzdürerek ilave edin. Kızgın yağa pirinci ilave edip, bir kevgirle sık sık karıştırarak, 8-10 dakika kavurun. Kalan 2 tatlı kaşığı tuz ve sıcak et smıınu ilave edin. 2-3 dakika kavnamaya bırakın. Kevgirle birkaç kere karıştırın. Tencerenin kapağını sıkıca örtün. Ateşi iyice kısın. Pirinci 10 dakika pişirin.

Bu arada kuru üzümü süzün. Pirinç 10 dakika pişince tencerenin kapağını açın. Süzülmüş üzüm ve kavrulmuş bademleri ilave edin. Kevgirle birkaç kere karıştırın. Tencerenin kapağını tekrar sıkı sıkı örtün.

Yine kısık ateşte, pirinci 8-10 dakika daha, suyunu iyice çekinceye kadar pişirin. Ocağı kapatın. Tencerenin kapağını açıp, pilavın üzerine temiz bir bez örtün. Kapağı tekrar kapatın. Bademli ve üzümlü pilavı, bu şekilde ocak üzerinde 15-20 dakika demlendirin.

Yulafın Faydalarını Biliyormusunuz?

 

Yulaf, genellikle sinirler için yatıştırıcı olarak kabul edilen bir tahıl olarak tarif edilebilir. Hayvan olarak yetiştirilen otsu bir bitkidir. Nişasta bakımından zengindir. Yulafın tohumları bir tür tahıl gevreği yapılmasının yanında çoğunlukla yulaf ezmesi şeklinde de tüketilmektedir.

 

Yulaf, buğday ve arpadan sonra ikinci önemli mahsul olarak kabul edilmektedir. Ancak, son zamanlarda sundukları sayısız sağlık yararları nedeniyle artık tıbbi olarak ön plana çıkmıştır ve bu sayede yulafın tüketimi önemli ölçüde artmıştır.

Yulafın Çeşitleri Nelerdir?

Yulafın beyaz, siyah, sarı, kırmızı ya da boz tohumlu, kısa ya da uzun saplı pek çok çeşidi vardır. Tarım uzmanlarının öteden beri sürdürdükleri çalışmalarla değişik iklim ve toprak koşullarına uygun yulaf çeşitleri geliştirilmiştir. Örneğin, bunlardan kırmızı yulaf sıcak ve nemli iklimlerde yetiştirilir.

 

Şimdi yulafın faydalarına bir göz atalım

Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Kandaki şeker miktarını düşürür. İktidarsızlığı giderir. Guatrı önler. Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir.

 

 Yulaf Nerelerde Kullanılır

Bol miktarda nişasta ile protein, vitamin ve mineraller de içeren yulaf taneleri en çok hayvan yemi olarak kullanılır. Ayrıca bitki tazeyken biçilerek yeşil yem ya da taneler hasat edildikten sonra kuru yem olarak hayvanlara yedirilir. Yulaf unundan hazırlanan hamur buğday unu gibi kabarmadığından ekmek yapımında kullanılmaz. Yulaf unundan daha çok lapa ya da gözleme gibi yiyecekler yapılır; taneleri ise özellikle kahvaltı için hazırlanan, besleyici değeri yüksek tahıl karışımlarına katılır. Yulaf eskiden buğdayın pahalı olduğu dönemlerde onun yerini almıştır. Bugün de kuzey ülkelerinde yulafın gıda ürünleri arasında küçümsenmeyecek bir yeri vardır.

Türk Kadınlarının Temizlik Merakı

Türk kadınlarının hijyen merakını bilmeyen yok. Şimdi de temizlik alışkanlıklarına bir bakalım. Temizliği en çok günün stresini atmak için yapıyoruz, böylece aklımız dağılmış oluyor. Hem de evimiz temizken, kendimizi daha huzurlu ve hafiflemiş hissediyoruz.Tozları alınmış, her köşesi temizlenmiş ve güzel kokan bir ev yorulsak da rahatlatıyor Türk kadınını..

Özellikle küçük çocuğuk varsa, temizlik daha derin yapılıyor.Önceliği banyo ve mutfak alırken, hijyen sıralamasında çamaşırlar beşinci sırada yer alıyor.

Temizlik malzemesi üreten firmalar, Türkiye genelinde kadınların temizlik motivasyonunu oluşturan etkenleri araştırmış ve işte sonuçları;

1.            Aile fertlerinin sağlığı, özellikle çocuklar başta olmak üzere kadınlar için çok önemli. Yorgun bile olsalar temizliği ihmal etmiyorlar.

2.            Bakterilerden arındırma, ikinci sırada… Reklamlardaki bakteri görüntülerinin de etkisiyle, özellikle bakteri öldürücü temizlik malzemeleri tercih ediliyor. Hatta bazılarının bir kaç ürünü karıştırıp oluşturduğu kendi formülleri bile varmış.

3.            Bazı kadınların da, “dışarıda değil ama evde çalışıyorum” deyip, mahcup olmamak için kendisini temizliğe verdiği belirlenmiş.

4.            Yaşam enerjisinin göstergesi olarak da temizlik yapıyoruz.Takdir edilme, titiz ve temiz görünme arzusu da temizlik yapmadan duramamasına neden oluyor.

5.            Ayıplanma korkusu; ev temiz değilse kendimizi gergin hissediyoruz.Kazara bir arkadaşımız gelir de evi tozlu ve dağınık görürse, bizi kınayacağını düşünüyoruz.

6.            “En temiz benim” duygusu da diğer bir motivasyon kaynağı. Bir yere misafirliğe gittiğimizde pencerelerin önündeki ve sehpalardaki tozları, bardak ve tabaklardaki lekeleri, banyo camlarındaki su lekelerini inceleyip, daha temiz olduğumuz duygusuyla kendimizi daha iyi hissediyoruz, yani diğer anlamıyla obsesif davranıyoruz.

Her Şeyden Şikayet Edenlerle Siz Baş Edebilir misiniz?

İnsanları negatif ve pozitif olarak ayırmak istemiyorum ama kabul etmek gerekir ki, etrafımızda hepsinden bol miktarda var. Özellikle negatif, dolayısıyla  öfke, sorumluluk, her şeyden şikayet edenlerden bahsetmek istiyorum.

Kronik şikayetçiler her ortamda,her yerde daima sorun yaratacak bir şeyler buluyor;

Hava çok sıcak ya da çok soğuk,ücretim bir türlü düzelmiyor, nasıl yaşanır ki bu parayla,

kahvenin tadı kötü olmuş, çay neden  soğuk,Tüm işleri ben yapıyorum, hepsi oturuyor.Offf, trafikten kurtulamayacak mıyım?

 Tanıdık geliyor değil mi? Örnekleri saymakla bitmez.Bu kişiler enerjinizi alıp, sizi yeyip bitirirler, onları her gördüğünüzde saklanma ihtiyacı duyarsınız zaten.

Sorun aslında, şikayetçi oldukları konuları iyileştirmek için bir adım atmıyor olmalarında. Bahaneler yaratıp başkalarını suçlamanın altında öz güven eksikliği hatta kendi açıklarını kapamak yatıyor.Kendileri kafa yormaktan ve sorumluluk almaktan kaçıp, çözümü de başkalarına yüklüyorlar.

Öfkelerini gösteremeyen pasif – agresif insanlar, hep eleştirel davranan narsistler,etrafındaki düzenden yakınan obsesifler bu kategoride yer alıyor. Hakkının yendiğini düşünerek kendilerini kışkırtanlara özellikle toplumumuzda çok sık rastlanıyor.Yani, yapacak bir şeyinin olmadığını düşünerek çaresizlik hissine kapıldıklarında şikayetleri artıyor.

İşyerindeki duruma baktığımızda, sürekli şikayet edenlerin diğer çalışma arkadaşlarının motivasyonunu da düşürdüğünü görürüz.Sadece mutsuz olmakla kalmazlar, aynı zamanda kişilik özellikleri haline de gelir ve kendilerini bu şekilde beslerler.

Nasıl baş edebilirsiniz;

•             Davranışlarının altında yatan nedenleri belirleyerek, kişiliğine uygun bir çözüm aranmalıdır.

•             Onun bakış açısından olaylara yaklaşmamak gerekir ki düşüncelerini pekiştirmesin.

•             Empatik davranarak yaklaşmak, onu dinlemek, alaycı ve yargılayıcı davranışlardan kaçınmak doğru olur.

•             Sorunu genelleştirmelerini engelleyip, bu yaklaşımlarını yıkmaya çalışmak gerekiyor.Ancak ısrarlı bir şekilde düşüncelerinin yersizliğini kanıtlamaya uğraşmak yanlış.Size mantıklı gelen, ona mantıksız geliyor zaten.

Kararlı ve tutarlı davranarak yardımcı olmaya çalışmak en doğrusu.

Evimize Perde Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bir evin olmazsa olmazı perdeler, seçiminde en zorlanılan detaylardandır. Evin gelinlikleri diye nitelendirilen perdeler evi gösteren ve evdeki havayı en iyi yansıtan unsurdur. Bu yüzden evinizi dekore ederken perde seçimine çok dikkat etmek gerekiyor.

Evinizin tarzını yansıtacak mobilyanıza uygun perdeler evinizde bir bütünlük sağlamanıza yardımcı olacaktır.  Perde seçerken dikkat edilmesi gerekenler ve hangi odaya nasıl perde seçileceğine dair bilgilere bu yazıda ulaşabilirsiniz.

İşte perde seçerken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Perdelerinizi mobilya tarzınıza uygun seçmelisiniz. Klasik mobilya kullanıyorsanız perdeleriniz de bu doğrultuda klasik veya parıltılı kumaşlarla dikilmiş olmalıdır.
  • Klasik tarzdaki perdelerinizi sağdan sola toplayarak, perde tutucularla şekillendirebilir son zamanlarda çokca kullanılan perde aksesuarlarını kullanabilirsiniz.
  • Pencerenin en alt kısmında güneş ışınlarını tamamen kesen güneşlik veya stor onun üzerine tül ve yanlara fon gelecek şekilde düzenleme yapabilirsiniz..
  • Fon arkalarına astar uygulayarak perdenin daha dolgun ve tok durmasını sağlayabilirsiniz.
  • Eğer tül veya stor desenli ise fon düz kumaştan, tül düz ise fon desenli kumaştan dikilmelidir.
  • Eğer evinzin tarzı sporsa panel perdeler ve japon stili perdeler kullanılabilir.
  • Perde rengini seçerken dikkat edilmesi gereken ise koltuklarınızla tamamen aynı renkte değil, koltuğun içinde ki bir tonla veya kırlentle aynı olmasıdır.
  • Çok ışık alan odalarda hareketli tül ve düz renk fonlarla kombinasyon yapılmalıdır.
  • Çocuk odalarında ise odadaki temaya göre perde seçilmelebilir. Gemici temalı veya kız çocukları için pembe temalı perdeler kullanılabilir.
  • Genç odalarında ise genel olarak dijital baskılı perdeler tercih edilmektedir.
  • Perde kumaşınızı seçerken ütü gerektirmeyen kullanımı ve temizliği kolay perde kumaşları seçmeye özen göstermelisiniz.

 

Karın Çatlakları İçin Maske Tarifi

Bilgi Doktoru – Hamilelikten sonra veya kilo alıp vermekten kaynaklı oluşan çatlaklar için tamamen doğal yağlardan oluşan bu tarif ile güzel bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bir çok kadının baş belası olan çatlaklar için ne yaparsak yapalım çaresini bulamıyoruz. Bu zamana kadar en etkili sonucu verenin doğal yağlar olduğu kanıtlanmıştır. Çatlaklardan tamamen kurtulmakta mümkün tabi ama tek yolu maalesef karın estetiği yaptırmak. Eğer sizde estetiğe pek sıcak bakmıyorsanız bu doğal tarif tam sizlik!

 Maskenin Malzemeleri:

 

2 tatlı kaşığı susam yağı

2 tatlı kaşığı menekşe yağı

2 tatlı kaşığı badem yağı

2 tatlı kaşığı ceviz yağı

Maskenin Uygulanışı:

Maskeyi uygulamadan öncesinde daha iyi bir sonuca ulaşmak için çatlak olan bölgenize peeling uygulamanızı öneririz. Eğer peeling yaparak gözeneklerinizi açarsanız hazırlamış olduğunuz bu yağ karışımı cildinize daha çabuk nüfuz edecek ve daha etkili sonuç alacaksınız. Banyo da çatlak olan bölgenizi iyice keselemekte peeling etkisi yapacaktır. Gözenekleriniz açtıktan sonra bir kase içerisini bu yağları karıştırın. Karışımı dairesel hareketler ile çatlak olan bölgenize iyice yedirin.

 

Düzenli kullanmanızda etkisini göreceksiniz. Cildiniz güzel bir görünüme kavuşacaktır.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Affedin beni ölüler28 Haziran 2016 Salı 06:00
  • Hastaneye bırakıp kaçmışlar16 Haziran 2016 Perşembe 13:04
  • Anne bedduasındaki şefkat10 Haziran 2016 Cuma 05:59
  • Fikret Yeni: 'FETÖ en çok beni mağdur etti'09 Haziran 2016 Perşembe 12:34
  • Çilem Doğan'a 15 yıl hapis cezası verildi08 Haziran 2016 Çarşamba 15:08
  • Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı saldırı: 2 polis şehit08 Haziran 2016 Çarşamba 12:41
  • Konsolosluğa terör önlemi08 Haziran 2016 Çarşamba 10:34
  • Katilini ses kaydı ele verdi07 Haziran 2016 Salı 18:30
  • Eğitim programı tamamlandı06 Haziran 2016 Pazartesi 17:26
  • TSK’dan çifte harekat05 Haziran 2016 Pazar 11:59
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim