Kamuoyu talebi en güçlü yaptırımdır

KENT SORUNLARI DANIŞMA KURULU
KAMUOYU TALEBİ EN GÜÇLÜ YAPTIRIMDIR
HALKIN GÖZÜ VE KULAĞIYIZ.
Gazetelerde “Kent Sorunları Danışma Kurulu” ifadesini okuyunca bie heyecanlandım.
Adana’da hem kent hem de kentlilik sorunları olduğu artık kimsenin tartışmadığı bir konu. Artık Türkü dinlemek değil, türkü söylemek zamanıdır. Kurul üyelerine baktığım zaman da bu kentte gerçekten saygı duyulan bir liste çıktı karşıma.
Bu kurul nedir? Ne değildir? diye Funda Girici ile Kurulun başkanlık görevini üstlenmiş olan Sayın Burhanettin Bulut’un kapısını çaldık. Gerçi çaldığımız kapı, CHP Adana İl Başkanlığı’nın kapısıydı ama olsun, biz CHP İl Başkanının değil, Kent Sorunları Danışma Kurulu Başkanı Burhanettin Bulut’un ziyaretine gittik. Taner Talaş’ın ve Doğan Gülbasar’ın selamını ilettik ve…
ADANAYI VE SORUNLARINI BİLEN EKİP
Kurula Danıştığım ilk konu şu oldu: Erkan Karakaya, Abdullah Bakır, Şahin Yeter, Ahmet Sarı, Haşmet Biçer, Av. Rukiye Çinkılıç, bana Adana’da seveceğin ve saygı duyulacak kişiler listesini çıkarın derseniz ilk 10 sıraya bu arkadaşları yazarım. Nereden buldunuz bu arkadaşları…
“Bu yorumun sizden gelmesi güzel... Kurulu oluştururken iki ölçüt üzerinde çok durduk; birincisi, kentte kendini kanıtlamış ve kent sorunlarını içselleştirmiş kişiler olması; ikincisi de sizin söylediğiniz anlamda kentte sevilen, sözü dinlenen kişiler olması. Bu ölçütler bizim dayanağımız oldu. Peki hepsi bu kadar mıydı? Kesinlikle hayır… Bu kurulun kapısı herkese açıktır. Sonuçta aynı kenti paylaşıyoruz.
KAMUOYU TALEBİ EN BÜYÜK YAPTIRIMDIR
“Kurulun yaptırım gücü nedir?”
Yasal olarak kurulun bir yaptırım gücü yoktur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki demokratik ilkelerde kamuoyunun taleplerinden büyük yaptırım gücü yoktur. Dikkat edin kurul üyeleri (Listesi ve görevleri röportajın sonunda sunulmuştur) konusunda uzman, söz sahibi ve kentin hem bilimsel, hem sosyolojik ve kültürel dinamiklerini bilen kimselerden oluşmaktadır. Bizim seçilmiş veya atanmış hiçbir karar organı üzerinde bir yaptırım gücümüz yoktur. Kentin ortak çıkarı adına görüş beyan ederiz ve bunu kamuoyu ile paylaşırız. Bu sizin de bildiğiniz gibi kent yaşamı için küçümsenecek bir katkı değildir.
“Evet Biliyorum, geçmişte “ASEKOM (Adana Seçilmişleri İzleme Komitesi) deneyimi olan bir kişiyim. Sizin de desteğinizi görmüştüm. Kurul faaliyete geçer geçmez bir siftahınız oldu her halde?
“Evet, Çukurova İlçesi’nde 1/25 binlik planın iptali ve Carrefour Arsası ile ilgili yargıya gitme kararında kurulumuzun önerisi etkili olmuştur.
“Yani baskı mı yaptınız?”
“Doğru bilgi, doğru kararlar alma adına bir baskı sayılırsa buna baskı diyebilirsiniz. Ama yaptırım gücü olmayan bir kurul nasıl ve hangi güçle baskı yapacak. Bizim yaptığımız, konunun taraflarını, yasal mevzuatlar ve kentin ortak çıkarı adına bilgilendirmek.
Ne karar alma yetkimiz var ne de alınmış kararları iptal etme yetkimiz.
Ona bakacak olursanız, meclis karar alır ama aldığı kararı iptal edemez; mahkemeye gitmesi gerek.

AVM’NİN NE YAYINDAYIZ NE DE KARŞISINDA
“Sayın Bulut AVM deyince, şahsım olarak ben bu konuda tarafım. AVM’lerkent yaşamını bana göre olumsuz etkileyen kurumlardır. Şahsen karşıyım. Kurula öyle bir sorun gelirse karşı mısınız değil misiniz?”
“Ben bu konuda sizin gibi düşünmüyorum. Daha cepheden “AVM’lere karşıyım” demediğim gibi “AVM’lere taraftarım” da demem. Benim açında iki önyargı da yanlış. Olayın o günkü koşullarına bakarız. Eğer o koşullar içerisinde AVM’yi yapmak kentin ortak çıkarlarına katkı yapıyorsa neden karşı çıkalım. Ama tersi olarak, AVM kentin, ekonomik ve sosyal yaşamına zarar verecekse bu kez neden destekleyelim? Mesela 5 Ocak Stadyumu’nun AVM yapılmasına karşıyız.
Bu konuda toptancı düşünceye sahip değilim. Kentin yararı neyi nasıl savunacağımız konusunda ölçü olacaktır.
“Kurulun ölçü alacağı cetvel kentin ortak çıkarı mı?”
“Temel anlamda böyle diyebiliriz. Bakın kavgalar nasıl oluyor: Bir bölgede 1.6 yoğunluklu imar planları var iken bu oran 2.4’e çıkarıldığında doğal olarak bir rant oluşuyor. Şimdi kavfa bu rantın oluşumunda değil paylaşımında başlıyor. Oluşacak rant, adaletli olarak taraflara dağıtılırsa kavganın olmayacağına inanıyoruz.
Hukuk çerçevesinde yapılan bir iyilaştirme varsa halk bundan mahrum edilemez.
Tarımda, Sanayide, dış ticarette ve genel üretimde sınıfta kalmış iktşdar, şu an iyileştirmelerle oluşturduğu rantı geçim kapısı haline getirmiştir. Tamamen spekülatif bir karın ve bu karı yandaşlara dağıtma üzürine kurulu bir soygun sistemi vardır.
İktidar, bir takım iyileştirmelerle rantı yaratıyor ve bunu da belirli kimselere dağıtıyor.
Kent Sorunları Danışma Kurulumuz özellikle oluşan rant paylaşımında bir anlamda halkın savunucusu ve hamisi görevini üstlendik. (A) tarafından alıp (B) tarafına aktarmak gibi bir düşüncemiz yok sadece paylaşımın adil olmasının hakemliğini üstlenmiş durumdayız.
KURULUMUZ HALKIN GÖZÜ VE KULAĞIDIR
“İktidarın ekonomi anlayışını çok ilginç bir şekilde yorumladınız?”
“Doğrusu bu. Ülkeyi zenginleştirerek değil, fakirleştirerek yönetiyorlar. Zenginlik yaratıyorlar o da az önce sözünü ettiğim gibi spekülatif yani üretime katkısı olmayan bir zenginlik yaratıp bundan komisyon almayı kendilerine hak görüyorlar. Yani kendi mantıklarına göre aldıkları, rüşvet, yaptıkları haksızlık değil; komisyon payıdır. Bu anlayışla ülke yönetilebilir mi? O zaman halkın hakkını kim savunacak? Hak savunmak için de bilinç gerekir. İşte kurulumuz bir bilgilendirme merkezi olarak görev yapacaktır.
Bu konularda fakirleşen halk gittikçe sermayenin kontrolü ve baskısı altına giriyor.
Çıkarlarının nerede olduğunun ve hakkını nasıl arayacağı konularında kafası karışıyor.
Bu karışıklığa bir alternatif oluşturup, sorunları yerinde görmek, izlemek ve haklının yanında olmak için bir araya geldik.
“Son zamanlarda özelleştirmeler de insanların yaşam standartlarını düşürdü?”
“Az önce de söz ettiğim gibi, iktidar, üretim ekonomisine yönelmediği için mevcutları satıp günü kurtarmaya çalışıyor. İşte Tekel, İşte Çukobirlik ve yüzlerce kuruluş… Hazinenin elindeyken düşük bir fiyata satılıyor, satın alan üzerinde küçük bir iyileştirme yapıp, kat be kat fiyatlara satıyor.
KENTİN ORTAK ÇIKARINI AMAÇLAYACAĞIZ
“CHP İl Başkanı olarak, CHP’liler için iyi bir kurum?”
“Sakın şu anlaşılmasın, Kent Sorunları Danışma Kurulu, CHP’li üyelerine hizmet verecektir. Kesinlikle öyle bir şey söz konusu değildir.
Kentin, sosyal, kültürel, ekonomik yaşamından söz ediyoruz…
Kent yaşamının iyileşmesinden söz ediyoruz.
Kentte yaşam kalitesini yükseltirken bu CHP’li, bu AK Partili, bu MHP’li diye bir ayırım yapmak kuruluş ve varlık nedenimize aykırıdır.
Kenti sahii CHP değildir ama kentte daha adil, daha yüksek standarlı yaşamın oluşmasında CHP kendini sorumlu hisseder.
Bu sorumluluk içerisinde yaşadığımız kente hizmet verme amacındayız.
Hukuki çerçeve içerisinde yapılmış iyileştirmelerle oluşan rantın, talanını önleme ve adil paylaşımı gibi yüksek bir ideal ile ortaya çıktık. Kurul olarak, herkesin oluşacak ranttan adil olarak yararlanma hakkı vardır diye düşünrüz. Ha bu düşünce aynı zamanda CHP’nin de düşüncesidir.
“Rantın doğduğu alanlarda bilgi kirliliği de oluşuyor. Hemen spekülasyonlar, dedikodu ve fısıltılar çalışıyor. Bu kargaşayı de gidereceğinizi umuyorum?”

“Önce şunu tespit edelim; maalesef halkın elinden bir çok değer alınmıştır. Kala kala atasından dedesinden birkaç parça veya hisse yer kalmıştır. Elinde de başka değer yoktur. Bir iyileştirme anında oluşacak rant kendisi için büyük bir umuda dönüşüyor.
İster istemez bir beklenti içerisine giriyor.
Şimdi orada yapılan iyileştirmeye, rant ortağı olamayacak kişiler başlangıçta siyasi saldırı yapmaya başlıyorlar. Bilgi kirliliği öyle başlıyor. Bu iyi midir? Kente yararlı mıdır? Neler getirip neler götürecektir? Diye düşünmekten çok hemen baltalama faaliyetlerine girişiyorlar.
Oysa burada ölçü şu olmalıdır: Yapılan iyileştirme kente yararlı mıdır? Bu iyileşmeden doğan rant adaletli olarak halk ile paylaşılmış mıdır?
Kurulumuz bu iki ölçüyü temel alarak görüş bildirecek, kamuoyu ile paylaşacak ve bilgi kirliliğinin önüne geçecektir diye düşünüyoruz.
“Sayın Bulut, kent için iyi bir girişim olduğunu düşünüyorum. Sizin başarınız bizim rahatımızdır. Zaman ayırdınız. Teşekkür ederim.
“Sizin şahsınızda Funda Girici’ye ve Adana Medya Gazetesi’ne kent yaşamına katkılarından dolayı teşekkür ederim”
"Erkan Karakaya (Mimarlar Odası Adana Şube Eski Başkanı), Abdullah Bakır (İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Eski Başkanı), Şahin Yeter (Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Eski Başkanı), Ahmet Sarı (Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şube Eski Başkanı), Haşmet Biçer (Makina Mühendisi, CHP Çukurova İlçe Eski Başkanı), Av. Rukiye Çinkılıç (CHP İl Kadın Kolları Eski Başkanı, 25. Dönem Milletvekili adayı)."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












