Kanlıdır sınır taşı

Tarih gösteriyor ki sınır taşları kanlıdır. Mezopotamya'da sınır taşları yakılırdır. Eskiden geçit kapılarına hükümdarın heykeli dikilir ve üzerine ülkenin kanunları yazılırdı(Kral Gudea sınır taşı). Böylece, yerinden alınmış bile olsa, sınır taşı belli olurdu. Eğer heykel dikilmemiş ise, taşkümesi yakılırdı.İsin ve ateşin şiddeti, suyun akıntısı gibi taşta iz bırakır ve buna göre taş yığınının yer değişikliği hemen anlaşılırdı.
Toprak yabancıya bağışlanmaz, alınıp satılabilir ve bunlar rıza ile olur. Bunun dışında, toprak gaspı, kan demektir. Sultanların karılarını verecekleri ve fakat toprak vermeyecekleri rivayet edilir. Toprak gaspı bir “siyaset”tir. Başını alırsın koltuğuna, çıkarsın meydana ya alır, yâda ölürsün.
Bu nedenle kanlıdır sınır taşı!
Suriye'de iktidar ve toprak kavgası devam etmektedir. Modern çağ denilmesine karşın, şimdi hala ilkel çağın kuralları geçerli ve "kuvvet hak olmaktadır". Moğol saldırılarına rahmet okuturcasına IŞİD vahşeti devam etmektedir. Canavarca korku ve ölüm sahnelerini yayınlayarak, bir de üstelik Müslümanlığın gereği diyerek, toplumda panik yaratmakta ve adı söylenince halkta göç başlamaktadır.
Adı Müslüman bu grup,"Baskın basanındır" ilkesine göre ve "yıldırım savaş taktiği" ile bir cepheye aşırı bir kuvvetle yüklenip, engelleri aşmakta ve sonra talan, işgal, ırza tecavüz yapmaktadır. Özellikle kadın esirleri mezata çıkararak, insan ticareti yapmakta ve insanlığın gururunu kırmaktadır.
Sahadaki bu çatışmaya esas olarak, modern iletişim araçlarıyla yaman bir psikolojik savaş yürütülmektedir. Bu vahşet ve kazanımlar, aynı zamanda rağbet de görmekte, dünyanın her tarafından katılımlar olmaktadır. Ölen birliklerin yerini yenileri almaktadır.
Hiç şüphesiz bu bir fenomendir ve incelenecektir.
Bu hareketin gelişmesinde ve yayılmasında, şiddete dönüşmesinde, Batının İslam coğrafyasındaki yönetim, baskı ve sömürüleri de etkili olmaktadır. Bir zamanların "Yeşil Kuşağı" şimdi İslam ülkelerinde rol almış bulunmaktadır. Hareketin doğuş ve raydan çıkış nedenlerini tartışmak mümkündür.
Bu mevcut düzende "zengin daha zengin ve fakir daha fakir olmaktadır". Açlığa mahkûm milyonlar, sömürenlerin insafına terk edilmiştir. Mantık ve insani değerler işlememektedir. Kapital, artışa doyumsuzdur, sahipleri de bir o kadar umursamaz ve bencildir. Milyonlarca aç insanlara yapılan yardımlar, zenginlerin atık gıda tutarından azdır.
Bu bir insanlık ve dolayısıyla da güvenlik sorunudur. Buna karşı olan direnişler farklı noktalarda olmakta ve beklenen derecede ses getirmemektedir.
Irak ve Suriye'deki direnişler ve vahşet, başlangıçta bir ezilmişliğe dayanmışken, sonrasında yön değiştirerek kan ile ıslanan toprak üzerinde iktidar tesisine yönelmiştir. Batının Suriye'deki rejim ve Beşar Esadın değişmesini esas alan politikaya uygun olarak eylemler başladı. Irak ve Suriye'de, iktidar boşluğu yaratıldı. Komşu ve Müslüman devletlerin silah ve lojistik yardımları ile Muhalif gruplar hızla çoğaldı ve toprak edindi. IŞİD bunlar arasında öne çıktı ve işgal-viran ettiği zengin gelir kaynaklarına ve tesislere sahip toprak üzerinde Irak-Şam İslam Devleti olduğunu ilan etti ve buna göre örgütlendi.
IŞİD'in Suriye sınırımızdan yararlandığı, himaye ve destek gördüğü basın ve medyada tartışılmaktadır. Bölgede güç dengesi hızla değişmektedir. Türkiye açısından son durum "tehdit" nedeni olarak görülmektedir. Türkiye, IŞİD'i terör örgütü olarak ilan etmiştir. Sınır kapılarında bayrağı dalgalandığı halde Türkiye sadece izlemekle yetinmiştir. Buna karşın PYD'nin sınır hattına egemen olması "'PYD, IŞİD'ten daha tehlikeli" olarak görülmektedir.
IŞİD'in eş zamanlı, Kobani'ye yaptığı son saldırıda (200 ölü) ve Kuveyt, Fransa, Tunus katliamlarında dünyanın öfkesi arttı ama herkes hayrette kaldı, yaralarını sarıyor. Ama vuran duruyor. Qamişlo'ya yaptığı saldırılardan sonra sanki geri çekilmişgibi yaptı ve fakat bir gün sonra Kilis karşısındaki Azez'e saldırdı.
Bunun üzerine Türkiye, güvenlik toplantıları yaptı ve "mütekabiliyet" unsurları arasına "terörist"leri de koydu ve belirlenen durumlarda emri beklemeden, askerin ateş etmesi karara bağlandı. Cerablusun işgali ile Suriye topraklarında “güvenlik/tampon bölgesi”nin kurulacağı hakkında kesin bir açıklama yapılmadı. Türkiye izliyor, IŞİD bayrağını dikmiş sınırda hendek kazıyor, ABD vuruyor ve gözlüyor. TBMM’de Muhalefet Suriye’ye girmemize karşı çıkıyor. Süreç zorludur ve ivmesi artarak ilerliyor.
Gündem, çok yoğun ve gerilimlidir. Koalisyon kurulamazsa erken genel seçim sıradadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












