• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 22 °C

Kargaşaya son veren kaymakam

30.07.2015 06:00
Kargaşaya son veren kaymakam
Sedat Memili özel

SEYHAN’DA ONURUN MİMARI: AHMET OKUR:

GÖZÜN AYDIN: OSMANGAZİ

KARGAŞAYA SON VEREN KAYMAKAM

“Vatan için “Ana” ifadesi kullanılır… Evet, katılıyorum: Vatan, anadır; Onun bağrından var olur ve onun bağrında sonsuz uykumuza dalarız. Vatan’ın bağrında bir “Ana” şefkati vardır.

Devlet için “Baba” tanımlamasını yaparız. Bir yüzüyle asabi, sert, otoriter; diğer yüzüyle, düşünen, koruyan, besleyen, sahip çıkan…

Seyhan Kaymakamı Sayın Ahmet Okur, işte böyle bir baba.

Bundan böyle bana” devleti tarif edin” derlerse, “Gidin Seyhan kaymakamı ile tanışın” diye yanıtlarım…”  Sayın Ahmet Okur’un Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’ndeki konferansını dinledikten sonra kendisi hakkındaki görüşümü yazdığım röportajda kullanmıştım. (28.02.2015 Tarihli Adana Medya Gazetesi)

Seyhan İlçesinin sevilen Kaymakamı Bursa’nın Osmangazi İlçesi’ne atandı.

Osmangazi İlçesi’ni hiç bilmiyorum.

KARGAŞA OKUR İLE SON BULDU

Ancak o ilçede genel anlamda eğitim ve öğretim seviyesi düşükse; Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı ana baba günü gibiyse,  Tüketici sorunları ilçenin boyutlarını aşmışsa, Osmangazi İlçesi’nin gözü aydın; Kaymakamınız bu sorunları çok kısa zamanda çözecektir.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım; Seyhan İlçesi’nde Kaymakamlık binasının çevresinde – ki o zamanlar nüfus idaresi de oradaydı – her zaman bir karmaşa ve dram yaşanırdı.

Daha güneş doğmadan o bölgelere bir insan akını başlar ve artık ne zaman biter hak getire…

Ellerinde evraklarla bir o yana bir bu yana koşuşturanlar, nereye gideceğini bilmediği için sağa sola şaşkınlıkla gidip gelenler, arzuhalciler, trafiğin sıkışmasına korna çalan halk otobüsleri ve dolmuşlar…

Bir keşmekeş ve belirsizlik ve sonuçta siniri bozulan insanlar ve siniri bozulduğu için hizmet veremeyen memurlar…

Sahi… Hatırlayanınız var mı o kargaşayı? Veya özleyeniniz?

Peki, başka türlü sorayım; o kargaşa ve sinir bozucu olayların nasıl ortadan kalktığını merak edeniniz var mı?

Merak etmeyene söyleyecek sözüm yok… Ama merak edip de ne olduğunu anlamayan için Sayın Okur’un geçen röportajından bir paragraf paylaşayım.

“Kentler göç alır ve göç verir. Göçle gelen ve burada yaşayan insanımızın birçok ihtiyaçları vardır. Devletin, vatandaşın sorunları ile ilgilenmek gibi bir yükümlülüğü vardır. Seyhan kaymakamlığı olarak, ihtiyaç içinde olan yurttaşımızın, psikolojik olarak içinde bulunduğu durumu gözlüyor ve biliyoruz. Yardımı yaparken bunu, insan onuruna yakışır bir şekilde yapmaktır. Devlet yardım yaparken vatandaşları rencide edecek bir konuma düşürmesi kabul edilecek bir durum değildir.” Bu görüşler Sayın Okur’un erdemli görüşlerinden sadece bir tanesi. O keşmekeşlikte insanların düştüğü onur kırıcı durumu görüp, çözmüştür.

“E- Vakıf” projesinin Türkiye’deki kurucusu ve ilk uygulayıcısıdır.

“Bakın” dedi “burada oturuyorum. Buranın eski durumunu biliyorsunuz her halde. Hani karmaşa?” Bu arada bilgisayara baktı ve işlemlerin nasıl aktığını ve hareketleri gösterdi. “Evet, biz burada sakin sakin oturuyoruz ama kaymakamlık tüzel kişiliğinde işler aksamadan yürüyor. Size bir rakam vereyim: Bir yılda e-Vakıf’a sitesinin ziyaretçi sayısı 1.120.000’i geçmiş ve 1.5 yıl içinde de 236.651 kişinin işi şu veya bu şekilde sonuçlandırılmıştır.

Her gün Sosyal yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ortalama olarak 500 – 750 kişi müracaat eder. Yani her saatte yaklaşık 90 kişi… Bu sadece halkımızın Fak-Fuk-Fon olarak bildiği kuruma müracaat. Bir de Tüketici Hakem Heyetine müracaat var 1 yılda 70.000 dosyayı sonuçlandırıyoruz. Rakama vurduğunuzda bu her gün ortalama 250 kişiye tekabül ediyor ve saatte en az 30 kişi demektir. Sadece Tüketici Hakları ve Sosyal yardımlaşma için her saat 120 kişinin müracaat ettiği bir kurumun içindesiniz şu an. Ne görüyorsunuz? Diye sordu.

“Hiçbir şey, sadece sükûnet ve huzurlu bir ortam” dedim.

“İşte gerçeğimiz bu. Burada oturup çayımızı içiyoruz. Hizmet kalitesinde olması gereken köklü bir anlayışı hayata geçirdik. Vatandaş, devletten hizmeti insanlık onuruna yakışır bir şekilde almalıdır. Devlet zaten bunun için vardır”  dedi.

HİZMET ÜRETENLER YAPMADIKLARI İLE YARGILANIRLAR

Gerçekten de bu binayı sadece ben değil, Seyhan’da hemen hemen herkes bilir. Her zaman yoğun hareketliliğin yaşandığı ve mutsuz, memnuniyetsiz insanlar mekanı idi.

Sayın Okur konuşurken aklımdan yaşamımla ilgili onlarca anı geçti. Birkaç tanesini paylaştım. Sonuç olarak: İktidarlar ve hizmet üretenler daima yapmadıkları ile yargılanırlar… Hizmet üreten eğer her şeyi doğru yapmışsa hiç kimse onun varlığını hissetmez… Ancak hata yaparsa daima varlığı hissedilir. Mesela bir mali müşavir, her şeyi zamanında ve dört dörtlük yaparsa hiç kimse bu hizmetlerin ve mali müşavirin farkına varmaz. Hatta öyle bir zaman gelir ki, işveren için bu mali müşavire verilen ücret bile fazla gelmeye başlar.

Seyhan’da hiçbir işlemde kargaşa kalmadı.

DEĞERİM BİLİNSİN DİYE UĞRAŞMADIM

“Sayın Okur, Seyhan’da değerinizi bildiler mi?”

“Bakın bu çok önemli bir konu. Değerin bilinmesi çok karmaşık bir olgudur. Biz devlet memuruyuz. Bazen devletin öyle işleri vardır ki toplumun tamamı için doğru bir şeyi yaparken, birkaç kişinin canı yanabiliyor. Bazen de devlet uzun vadeli olarak düşünür ve vatandaş bunu algılayamaz. Önemli olan vatandaş lehine bir şeyleri yaparken optimum adaleti sağlamaktır. İşte bu noktada, kendini göreve adamış kimseler, değerinin bilinip bilinmediği konusunu düşünmezler.

Şimdi biz ‘e-Vakıf’ ve ‘e- Tüketici’ projeleri ile vatandaşımıza çok büyük kolaylıklar sağladık. Bunu yaparken, aradaki komisyoncular, iş takipçileri, arzu halciler vs… gibi yüzlerce kişinin ekmeği ile oynamış olduk. Ama kargaşa ve keşmekeşlikten ekmek parası kazanmak etik midir? Bunun değerlendirmesini bir kenara bırakıyorum.

Ben hiçbir işimi “değerim bilinsin” diye yapmadım. Devlet memuru olarak vatandaşa karşı görevimi en iyi bir şekilde yapmaya çalıştım. Türkiye’nin neresinde olursa olsun devam da edeceğim.”

Burada bir örnek daha paylaştım sayın Okur’la :”Araba yarışlarında 300-350 km hızla giden bir araba aniden kenara yanaşıp duruyor.  Bir grup insan 4 tekerini söküyor, diğer bir grup 4 adet yeni lastik takıyor, birileri yakıt deposunun kapağını açıp yakıt doldururyor, başka birileri de motorun bazı bölümlerini kontrol ediyor… Ve bütün bu işlemler en fazla 8-10 saniye arasında gerçekleşiyor. Anlatmam bile bundan daha uzun sürdü. Kimse kimsenin ne iş yaptığına bakmıyor ama herkes kendi işini dört dörtlük yapıyor. Birbirlerinin yaptığı işe baksalar her şey birbirine karışır.

Akrobatik gösteriler de böyledir. Akrobat, havada 3-5 parende atıyor ve sonra ellerini uzatıp orada bulunan başka bir ele tutunup aşağıya iniyor. Parende atma esnasında orada bir el var mı diye bakacak olsa asla o eli artık tutamaz. Bunlar mükemmel organizasyonlara örnek herhalde?

“Elbette, araba yarışlarındaki o yaklaşık 18 kişilik ekibi kimse fark etmez. Aralarındaki mükemmel uyum ve organizasyon var olduklarını fark ettirmez. Ama içlerinden biri hata yapsa, hemen dünyanın gündemine oturur ve günlerce ondan söz edilir. Bunu ben söylemek istemiyorum ancak Seyhan’da kaymakamlık olarak gerçekleştirdiğimiz bu…”

“Seyhan’da ayrıca Suriyeli sorunu yaşanmaya başladı?”

İŞ GÜCÜ GEREKSİZ GURURU YOK EDER

“Sedat Bey, bu hiç hesapta olmayan bir sorundu. Ama devlet, biraz da hesapta olmayan sorunların çözümü için vardır. Suriyeliler bir yandan sorun olurken, diğer yandan bazı sorunların çözümüne de katkı yaptılar.

Adana’da ara eleman ve iş gücü sorunu vardı. Bu bir yakıştırma değil, gerçekten işe ihtiyacı olanlar bile iş seçer durumda olduklarında ortada hem iş kalır hem de işsiz sayısı artar. Bir ortamda hem iş hem de işsiz varsa şu olabilir. İnsanlar gereksiz gurur taşımaktadır diyebiliriz.

Hatırlayın, Türkiye’de her işi yapmayanlar, Almanya’da her iş yaptılar. Alman için de şöyle sonuç oldu, dalgalar halinde gelen iş gücü karşısında Alman’ın gururu kırıldı.

Türklerin iş gücü potansiyeli Almanların gereksiz gururunu kırdı.         

Şimdi Suriye’den gelenler ile aynı süreci ters olarak yaşıyoruz…

Değeriniz bilindi mi sorunuza bir şey eklemek istiyorum; Bakın Adana medya gazetesi Olarak buradasınız. Daha ne olsun?”

Osmangazi Kaymakamlığı’nın sitesine girdim. Ana hatlarıyla gördüğüm kadarı ile bu ilçede ne “e-Vakıf”, nede “e-tüketici” diye bir sistem var.

Şimdi orada vatandaş ve memurların yaşadığı kargaşayı tahmin edebiliyorum. Araya girenler, komisyoncular vs… Ben şimdiden diyorum ki vatandaşın cehaletinden veya çaresizliğinden ve devletin hantal işlemesinden dolayı para kazananlar, iş yeri açanlar kendilerine hemen başka bir iş arasınlar.

İnsana onuru yakıştıran ve onurlu hizmeti layık gören bir kaymakam geliyor.

Biz değerini bilebildik mi? Bilmiyorum. Bu soruya ancak kendisi yanıt verebilir.

Ama siz iyi ki varsınız Sayın Ahmet Okur, iyi ki kentimizde görev yaptınız, Adana Medya gazetesi olarak sizlere teşekkür ediyor, yolunuzun açık olmasını diliyoruz.

Gözünüz aydın Osmangazi…

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim