- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kaybolmuş yıllar!

Tülin ERSOY / Yazar
Okullar bugün mü açılacak, yarın mı? Çocuklar tatil üstüne tatil yaptılar derken eğitim ve öğretimde 7. haftaya girmişiz. Zaman su gibi akıp gidiyor.
Her biri ayrı dünya, ayrı kişilik olan yeni öğrenciler.
Kıpır kıparlar.
Yaşlarının hiç önemi yok hepsi sevilmek, şımartılmak istiyor.
Yaşantıları bizim çocukluğumuzdan çok farklı çoğu zaman içim burkularak gözlemliyorum onları. Mis gibi hazırlanmış kahvaltılarla gönderildiğimiz evlerimizden, yine mis gibi evde pişmiş yemek kokularıyla karşılanırdık. Evin kapısını bize açan bir büyüğümüz muhakkak olurdu.
Şimdi çalışan anneler çoğaldıkça sabahları evden yolcu edilen çocuklara
“Anahtarını almayı sakın unutma.” “Kapıyı kimseye açma.” “Yemeğini mikrodalgada ısıt.” “Ocağı sakın kullanma. “ tembihleri ediliyor.
Çocuklar tek başına yaşamaya, bencil düşünmeye küçücük yaşlarda aileler tarafından alıştırılıyor.
Yaşamları programlanmış halde önlerine konuluyor.
Şu saatte bunu yap, bu saatte bunu yap. Yap da yap..
Program dışına çıkarsa çocuk bocalıyor” eyvah bu saate ne yapacağım yazılı değil ne yapmam lazım?” diye yine telefonla büyüklerine soruyor.
Birey olarak görülmeyen, hayatı veya günlük yaşantısı hakkında kendi başına bir şeyler yapabilme özgürlüğü olmayan çocukta da böylece düşünce olgusu gelişmiyor.
Ailenin gözünde çocuk kaç yaşına gelirse gelsin büyümüyor. Sorumluluk da verilmiyor.
Çocuklarda belirli yaştan sonra büyüdüklerini kabul edip sorumluluk almak istemiyor.
Sonra kendi yarattığı eseri beğenmeyen anne, baba şikâyet ediyor. “Bu çocuklar sorumluklarını bilmiyor başedemiyoruz” diye.
Çocukların her şeyi dört dörtlük yapmaları isteniliyor. Ama “düşünmelerine, konuşmalarına, üretmelerine izin verilmiyor.”
Yeniçağın anne, babaları çocuklarının sadece eğitim başarıları üzerine odaklanmış durumdalar. Zekâsı varsa bile doktorluk yapamayacak çocuğunun illa da tıp okumasını istiyor. Çevrelerinde sadece doğru insanlar olsun. Yanlış hiç yapmasınlar istiyorlar.
Çocuklarda böylelikle sadece istemeyi öğreniyor.
“Bugün yazılıdan 100 aldım bana ne alacaksınız?”
“Dersimi yaparsam gezmeye nereye götüreceksiniz?”
“Takdir getirdim son çıkan telefon modelinden istiyorum?”
Aile ne yapıyor “Olsun olsun istesinler” diyor. “Her şeyi yapsınlar, her şeyi istesinler. Hiçbir şeyden geri kalmasınlar. Basketboldan çıkıp yüzmeye gitsin. Yüzmeden çıksın satranca gitsin. Satrançtan çıksın hemen matematik dersine gitsin. Koşmak lazım eve fen öğretmeni gelecek.”
Çocuklar yarış atı olsun.
Alışsınlar şimdiden yarışmaya. Hayat dediğin nedir ki yarıştan ibaret değil mi?
İleride de kazandıkları paraları, mevkilerini… herşeylerini yarıştırsınlar.
Tek yarışan onlar olsa, aile de çocukla birlikte yarışmalı. Daha çok çalışmalı, çalışmalı paralar kazanılmalı sonra onlar çocuklar için harcanmalı. Harcanmalı ki yarıştan kopmamalı. Aile bireyleri aile olmadan çıkıp sadece çocuğun eğitimine yoğunlaşmalı veya çocuk ne derse o olmalı. Öncelik hep çocuğun programı olmalı. Kapı önlerinde öğrenciler beklenirken iki arada bir derede varsa yapılacak işler o arada halledilmeli.
Mutsuz bir nesil gibi mutsuz ebeveynler dolaşmalı ortada.
“Ama en önemlisi mutluymuş gibi rol yapılmalı.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Üzerimize ölü toprağı mı serpildi?31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- İçime sinmeyen çok şey var!29 Mart 2016 Salı 06:00
- YGS'de son viraj11 Mart 2016 Cuma 06:00
- Kadını duymamak!08 Mart 2016 Salı 06:00
- Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar24 Şubat 2016 Çarşamba 06:00
- Senin adın var mı ki?02 Şubat 2016 Salı 06:00
- Tatil zili kimin için çalıyor?22 Ocak 2016 Cuma 06:00
- Özür dilerim çocuklar!29 Aralık 2015 Salı 06:00
- Kalk gidelim havasındayım23 Aralık 2015 Çarşamba 06:00
- Sil baştan!!!15 Aralık 2015 Salı 06:00
- Sınav Kaygısıyla Baş etmede Kimler Yardımcı Olabilir?23 Kasım 2015 Pazartesi 09:39
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












