• BIST 77.779
  • Altın 128,372
  • Dolar 2,9868
  • Euro 3,3082
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 30 °C

Kendi ülkendeki yangını söndürememişken...

19.07.2014 11:07
Kendi ülkendeki yangını söndürememişken...
Doğan Gülbasar yazdı

İsrail yine bilindik İsrail. “ABD’nin Ortadoğu’daki şımarık çocuğu” diyesim geliyor ama İsrail mi ABD’nin şımarık çocuğu yoksa ABD mi İsrail’in Yeni Dünya’daki kuklası, bilmiyorum.

İsrail’in yaptığı devlet terörü. Filistin halkının müslüman olmasından kaynaklanmıyor bu değerlendirmem. Önce zulme karşı çıkmak lazım. Ne yani Filistin halkı müslüman olmasaydı İsrail zulmünü görmezden mi gelecektik.

Sivil askeri hedef gözetmeksiniz bir şehrin üzerine bomba yağdırıyor İsrail. Kadın, çoluk çocuk demeden insanları katlediyor.

Biz de buna karşı çıkıyor, İsrail’i kınıyoruz.

İyi de kendi ülkesinde gençlerin gösteriye katıldıkları için sokakların kuytu köşelerinde dövülerek öldürüldüğü bir ülkenin çığırtkanlığı ne kadar ciddiye alınır ki!

Önce kendi ülkemizdeki ateşin üzerine su dökmemiz gerekmiyor mu?

Hz. Hüseyin özellikle İslam coğrafyasında zulme karşı çıkışın sembolüdür. Ama önemli olan Yezid’e karşı olmak değil Hüseyni bir duruşa sahip olmaktır.

Bir Yezid, bir başka Yediz’e karşı çıkabilir, düşman olabilir. Ama bu durum onu Yezid’likten kurtarmaz. Karşı çıktıkları ne olursa olsun Yezid her zaman Yezid’dir. O yüzden İsrail’e tepkimizin etkili olabilmemiz için önce bizim dört başı mamur olmamız lazımdır.

“Camiye ayakkabı ile girdiler”, “Deri pantalonlu üstü çıplak Geziciler Kabataş’ta baş örtülü bacımıza saldırdılar” yalanları ile kendi halkının bir kısmını kendi halkının bir diğer kısmına karşı düşman etmeye çabalayan anlayışın İsrail’i kınaması ne kadar inandırıcı olur?

15 yaşında öldürülmüş çocuğu terörist gibi gösterip, acılı annesini meydandaki kitlelere yuhalatan anlayışın zulme karşı olduğunu kim iddia edebilir?

Reyhanlı’da terör saldırısına kurban verilen 53 yurttaşımızı anarken mezheplerini vurgulayarak, ölülerin bile mezhebini sorgulayan ve böylece bir yerlere mesaj verdiğini sanan anlayışın samimiyetine ne kadar güvenilebilir ki?

Gerçi konuşmaktan başka bir şey yapılmıyor Filistin’in dramı karşısında ama konuşulanların bile inandırıcı olabilmesi için tutarlı görünmek gerekmiyor mu, sizce de...

Bu nedenle bazı soruları kendimize sormak ve samimi cevaplar vermek zorundayız.

Zulme gerçekten karşı mıyız?

Zulüm gören insanların dini, dili, mezhebi, milliyeti bizim için önemli mi?

Dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören insanın acısını içimizde hissedip, zalime tepki gösterebiliyor muyuz?

Ve bunun gibi daha bir sürü soru...

“Benim hırsızım iyidir” diyemem, “benim teröristim de iyi değildir”. Benim zalimim zaten benim değildir...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim