- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kentsel Dönüşüm ve Soner Çetin'e Sorular

Sedat MEMİLİ / Yazar
Kentsel Dönüşüm deyince aklıma nedense,
Çağdaşlık, modern yaşam, kentleşme, yaşam kalitesinin yükselmesi gibi kavramlar gelmiyor.
Eğer hiçbir kentsel dönüşüme tanık olmasaydım, belki de bu kadar kötümser olmazdım.
Nerede kentsel dönüşüm varsa hemen aklıma önce; Kentsel ölüşüm geliyor.
Sonra buna ek yaptılar aklıma ayrıca kentsel bölüşümü düşürdüler.
Bir kenti öldürme, betonlaşma, ilişkilerin yok edilmesi, binlerce yıllık kültürün yavaş yavaş öldürülmesi, dünyası, ayrımlı, birbirine yabancı komşular geliyor aklıma kentsel dönüşüm deyince.
Yan yana olan iki mahalle: Fatih ve Pınar Mahallesi…
Kentsel dönüşüme uğramamış fatih Mahallesi’nde evler en fazla iki katlı, her ev bahçeli ve her evin bahçesinde, en az dört ağaç…
Zeytin, limon, dut ve incir ağaçlarına ek olarak her evin önünde betonun ayıbını örtercesine onları saran asma ağaçları… Genelde Tellidere’den yaya olarak Fatih Mahallesi’nin içinden geçer ve sözüm ona yeni bir kent merkezi olan Pınar Mahallesi’ne giderim.
Fatih Mahallesi, bildiğim tanıdığım Adana’dır. İnsanlar birbirlerinin gözlerine bakarak işine gider veya işinden döner, akşam saatlerinde evlerin avlularında toplaşır ve birbirileri ile anılarını değiş tokuş ederler.
İmar olan Pınar Mahallesi’nde ise, her sitenin etrafı duvarlarla çevrilidir. Ağaçlar, araç sahiplerinin düşmanıdır. Araçları olanlar ortak karar verip ağaçları kesebilirler. Gerekçe kendileri için çok vahim; Ağaçlara konan kuşlar arabalarını kirletiyor…
Yeni kentleşme yeni anlayışlar üretti.
Araç için ağaç, kuş ve börtü böcek katliamı.
Şöyle tepeden bir bakın Pınar Mahallesi’nde belediyelerin zorunlu olarak bıraktıkları parklardan başka yeşil göremezsiniz. Kendi kendilerini d
Önce ev sonra da bahçe duvarları arasına hapsetmiş asık yüzlü insanlar görürsünüz.
Birbirleri ile anılarını ve merhabalarını değil öfkelerini paylaşıyorlar.
İşin, rant, bölüşüm falan kısmı bir kenara, birbirine yabancı, birbirini anlamayan – aslında anlamak istemeyen – kalabalıklaştıkça yalnızlaşan insan toplulukları…
Kentsel dönüşümün insansızlığa armağanı…
SAYIN SONER ÇETİN’E ÜÇ SORU
Sayın Soner Çetin, Belediye Evleri riskli alan ilan edilerek “kentsel Dönüşüme” tabi tutulacak (mı). Detaylarını daha sonra paylaşmak üzere Mahalle sakinlerinin merak ettiği üç soru var onu öğrenmek isterler.
1 – Belediye Evleri’nin bütün çevresi’nde 2.4 imar yoğunluğu var. Devasa binalar dikilmiş. Risk sınırı sadece belediye Evleri’nin olduğu alan mı? Veya şöyle sorayım. Belediye Evleri’nde 3 – 5 kişi bir araya gelip imar isteseler, imar verilmeyecek mi?
2 – Siz riskli alan dediğiniz yere nasıl 20 veya 25 katlı binalar inşa edeceksiniz? Vatandaş yaparsa riskli, belediye yaparsa risk kalkıyor mu?
3 – Çukurova Belediyesi kentsel dönüşüm ilişkisinde neden taraf? Yani, halk kentsel dönüşüme karşı değil, müteahhit ile halk anlaşsın, burada Çukurova Belediyesi ile ilgili devlet kurumları da hakem olsun. Hakem olacağınız yerde neden tarafsınız?
Bu soruları mahalle sakinleri merak ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












