- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kılıçdaroğlu haksız mı?

A.Kadir TUNÇER / Yazar
Doğru nereden zuhur ederse etsin, kim söylerse söylesin, ne zaman dile getirirse getirsin her zaman ve zeminde “doğru” doğrudur.
Doğruyu gerçek kılan asıl kıstas ve kriter ise; şahıs ve kişilerin şahsi beklentilerinin belirlemelerinden de öte, fert ve toplumun bütününü, ammenin yararı olarak görülen işleyişlerin genel tanımı olmakla birlikte; yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı, gerçeğe uygun olan, müstakim gibi ifade ve tanımlardır. Doğruyu doğru kılan asıl şaşmaz ve sarsılmaz belirleyici tanımlayıcı ise; yaratıcının önümüze serdiği ve koyduğu yasalar ve kabullerdir.
Takdir edersiniz ki, bunun açılımına ilişkin detaylandırmalar oldukça uzun mütalaalar gerektirir. Şimdilik biz bununla iktifa edelim. Bu birincisi..
Doğruyu bir kenara bırakmadan, minik bir tespitte bulunalım..
Akl-ı Selim sahibi hiç kimse, bilhassa insan/canlı hayatı söz konusu ise, asla kasıtlı bir cürümün (suç ) faili olmaz ve olmak istemez. Bu ikincisi..
Yöneticilikte en çok olması gereken özelliklerin başında ise, Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma diye adlandırdığımız “öngörü” yeteneği önemlidir. Sağlıklı, bilinçli ve bilimsel yönetim anlayışının yanında sürekli dikkate alınması, elden ve fikirden uzak tutulmaması gereken ritüellerden.. Bu da üçüncüsü..
Üç önemli unsuru ele aldık; doğru, suç ve öngörü..
Geçtiğimiz günlerde; Samsun'da 10 kurban verilen sel felaketi ile bütün ülke ıstırap duydu..
Acı tablo hala zihinlerde.. Mükerrer detaylandırmaya girmek istemiyorum.
Benim itirazım şu:
ÇED (Çevresel Etki Değerleri ) raporu, zemin etüt raporu, imar planı ve sözde onca kontrollere rağmen, dere yataklarında ve havzalarında, gerekli önlemlerin öngörüsüz bir şekilde alınmaması.. Çevre Etki Raporlarının, yakın çevrede oluşabilecek öngörü gerektiren afetler karşısında basit gibi görülen birkaç metrelik bendin nehir yatakları etrafına örülmemesi.. Sadece beton kulelerin mühendisliğinin yapılmasının yeterli görülmesi..
En önemli olarak gördüğüm yıllardır beni rahatsız eden konunun ise;
Kömürlük ve/ya depo niteliğinde düşünülmesi gereken “bodrum katları” felsefesinin, hizmet erbabı olan kapıcı diye nitelendirdiğimiz ve küçümsenen insanlarımız açısından planlanması ve onlara göre dizaynlar yapılarak, yerin dibinde yaşamaya mahkum edilmeleri, onlara bu hayatı reva görmeyi normal bir yaşam anlayışı olarak kabullenme ekabirliği..
Bu bir temenni ve hatadan dönülmesine ilişkin içten bir çağrıdır.
Lütfen! Şehir planlamacılığınızın öznesine insanı oturtun. Bodrumlardan ikameti kaldırın.
Onca can kaybı.. Hükümetin medarı iftiharı bir bakan ve TOKİ..
Suç..Suçlu.. Suç mahalli.. Doğru ve Öngörüsüzlük..
Anamuhalefet lideri Kılıçdaroğlu ve partisi serzenişte bulunuyor.. Genel görüşlerine katılmayabilirsiniz ama, doğru doğrudur. Mesele kusur arayıcılığı değil, durum tespiti ve ders çıkarma erdemliliğini gösterme anlayışının hayata hâkim kılınmasıdır.
Yoksa siz hala insanları “bodrum”da görmek isteyenlerden misiniz?
Sevgi ile kalın..
akt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Yazık değil mi?09 Şubat 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












