- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kitlesel hareketler ve Hudeybiye...

İrfan CAN / Yazar
İslam Tarihini okuyanlar iyi bilirler. Hicri 6. Miladi 628 yılında Hz.Muhammed (S.A.V) ve yanındaki Ashabı, Umre yapmak üzere Mekke’ye doğru yola çıkarlar. Hudeybiye denilen bölgeye geldiklerinde konaklayarak Mekke’nin ileri gelenlerine elçi olarak Hz.Osman ile birlikte birkaç kişiyi gönderirler. ‘’Maksatlarının savaşmak olmadığını, sadece Umre yapmak için Kabe’yi ziyaret edeceklerini, bu ziyarete izin verilmesini’’ talep ederler. Ancak o günün Mekkelileri böyle bir ziyarete izin vermeyeceklerini bildirirler. İş biraz inatlaşmaya gidince her iki taraf da savaş hazırlığı yaparken arada elçilerde ortayı bulmaya çalışırlar. Sonunda 5-6 maddelik bir anlaşma yapılarak o yıl Umre yapmadan Müslümanlar geri dönecektir.
Hz.Muhammmed (S.A.V)‘in bu anlaşmayı kabul etmesi kendisi ile birlikte gelen arkadaşlarını memnun etmemesine rağmen Hz.Muhammed (S.A.V) bu anlaşmaya uygun davranacaklarını söyleyerek o yıl Umre yapmadan döneceklerini belirtip, Hudeybiye denilen o bölgede kurbanını keserek Medine’ye geri dönerler. O yıl Umre yapacaklarını uman Sahabeler bu durumdan memnun olmasalar da mecburen hep birlikte geri dönmek zorunda kalırlar.
Arap Baharı olarak adlandırılan Libya, Tunus, Mısır ve yanı başımızdaki Suriye’de yükselen kitlesel muhalif hareketleri organize edenler ve liderleri aklıma geldiğinde hep Hudeybiye Anlaşması gözümün önüne geliyor.
Libya’da Kaddafi’yi deviren muhalifler ülkelerinin bu hale geleceğini düşünselerdi ve akıllarına Hudeybiye Anlaşması gelseydi, başarı ve devrim olarak düşündükleri kurtuluşu uzun vadeye yayıp daha barışçı yollarla bu işi sürdürerek bu kanlı günleri yok edemezler miydi?
Mısır’da İhvan taraftarları meydanları doldurduklarında ve Sisi’nin onları tehdit ettiği saatlerde meydanlarda olan insanlara İhvan Lideri Mursi Hudeybiye Anlaşmasını hatırlatıp ‘’Ey meydanları dolduran bizim taraftarımız olan dostlarım sizlerin birinizin bile kılına zarar gelmesine gönlüm razı gelmez‘’ diyerek evlerine dönmelerini isteseydi ve devrimi uzun vadeli bir sürece bıraksaydı daha iyi olmaz mıydı? (Kişisel görüşüm Mısır için İhvan Hareketinin Hayırlı olacağı yönünde olmasına rağmen).
Suriye muhalefetinin bazı adamlarının Türkiye’de toplantı yaptıkları bir dönemde birkaç muhalifle görüşme şansım oldu. Ben bu yaşanacak sürecin ülkelerinin insanları için çok acı olacağını bunun daha uzun bir zamana yayılarak daha demokratik bir süreç izlenmesi gerektiğini belirttiğimde çok sert tepki almıştım. Yine Suriye muhalefeti Esad’ın devrilmesine kadar geçecek sürede yaklaşık 300.000 insanlarının hayatını kaybedebileceğini göze aldıklarını söylüyorlardı. “Böyle bir öngörüyü göze alanlar nasıl 300.000 insanın ölümüne razı oldular ve ne hakla?” diye sormadan duramıyorum. Bunlarda Hudeybiye Anlaşmasını akıllarına getirerek şu anda bildiğimiz 1.500.000 milyon insanlarının başka ülkelere göçmek zorunda kalmalarını ve yaklaşık 300.000 insanlarının ölmelerini önleyemezler miydi?
Gelelim Türkiye’de var olan bazılarımızın terör bazılarımızın Kürt hareketi dediği olaylara. Yaklaşık 40 yıldır süren PKK terörünü sürdüren Kürt hareketi liderlerinin tavırlarına. Geçen sürede yaklaşık 50.000 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı (Kimi asker, kimi polis, kimi vatandaş, kimi terörist) hayatını kaybetti. Bu hareketlerin içinde bulunan Kürt kökenli insanlar da elde etmek istedikleri demokratik taleplerini uzun vadeye yaysalardı ne olurdu sanki?
Hele hele barış süreci ile tam her şey yoluna gidiyor derken Kobani bahanesi ile insanları sokağa dökenlerin belki de ideolojik nedenlerle Hudeybiye Anlaşmasını bilmediklerini varsayarsak, bu insanlar Hindistanın Gandi’sinden de mi haberleri yok. Yakıp yıkarak, insanları öldürerek elde edilecek gibi görünen kazanımlar aslında başkalarının hüznü ve ezilmesi sonucu sırtlarına basmak değil midir?
Yine bu aşamada HDP’nin içinden bir vicdan sahibi olarak son olayları değerlendiren Altan Tan’ı tebrik etmek gerekir.
Gerek Suriye olayları öncesi Ak Parti hükümetinin Esad’ı ikna etme çabaları gerekse iktidara geldikleri 2002 yılından bu yana ülkemizdeki Kürt sorununu ve terör sorununu çözme konusundaki çabaları göz önüne alındığında Hudeybiye Anlaşması’ndaki geri adım atılması şartlarına benzer birçok adımı AK Parti kendi adına atmıştır. Bu adımlar sonucunca kendi taraftarları ve milletvekillerinin bir kısmı da tepki göstermiştir.
Bundan sonraki adım olarak benim önerim.
Ülkemizde meşrebi, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun kimin burnu kanasa tüm parti liderlerinin el ele vererek birlikte şiddete karşı duruş sergilemeleridir.
Hudeybiye Anlaşması’nın ruhunu iyi anlamak dileği ile…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Sol yanın acıyor mu Türkiye'm21 Temmuz 2016 Perşembe 11:25
- Türkiye nereye gidiyor! Tedirginliği!28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Ak Parti hükümetlerinin Türkiye'ye izah edemediği! -2-23 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Ak Parti hükümetlerinin Türkiye'ye izah edemediği! -1-21 Haziran 2016 Salı 06:00
- Ak Parti hükümetinin Adanalılara izah edemediği!02 Aralık 2015 Çarşamba 06:00
- Yeter bu ülke insanına yazık etmeyin10 Ekim 2015 Cumartesi 17:29
- Erken seçim ve...28 Temmuz 2015 Salı 05:00
- Seçimden sonra seçmenlerimle!16 Haziran 2015 Salı 06:00
- Bu seçim başka olacak05 Haziran 2015 Cuma 06:00
- HDP Adana Adayları ve 7 Haziran28 Mayıs 2015 Perşembe 06:00
- Seçmenlerim ve ben21 Mayıs 2015 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












