- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kıyamet senaryoları (2)

Hasan Çevik / Yazar
İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya ve hepsinin babası olan ABD dönem dönem birlikte hareket ederek, ülkemizle ilgili senaryolar yazıp acımasızca uyguluyorlar. Her ne hikmetse bu senaryolar daha çok etnik ve mezhep farklılıkları kaşımak üzerine yazılmıştır. Kürt yurttaşlarımıza olan ilgileri de bu sebeptendir.
Tamer Bacınoğlu bir yazısında Almanya’nın bölücü planlarını şöyle sıralıyordu:
-Türk toplumunun değişik katmanlarını Kürt sorunu üzerinde tartışmaya ve çözüm üretmeye alıştırmak.
-Kürtçü gruplarla Almanya arasında köprü kurmak…
-Alevilerle özel olarak görüşmek ve konuyu gerektiğinde Kürt sorununa kaydırmak…
-Türkiye’de yerel yönetimlere işlerlik kazandırmak…
Bacınoğlu’nun anlattıklarından en dikkat çekeni de şudur kanaatimce.
“-Almanya’ya davet edilen Türk akademisyenler, aydınlar, burslu doktora öğrencileri ve benzerlerinden“ yerli köprübaşları” oluşturmak.”
Eveet.. .Belli ki kendi dertlerini halletmişler, bizim sorunlarımızı dert edinmişler. Yazık!
Alman Christina Rumpf da “Türkiye’ye AB öğütlenmeli, buna karşılık Kemalist prensiplerin ideolojiden koparılması talep edilmelidir. Şeriatçı bir Türkiye AB’ye giremez. Ama Kemalist bir Türkiye de AB’ye giremez” demiştir. Bunun Türkçesi “Türkiye AB’ye hiçbir zaman giremez” demektir.
Görüyorsunuz işte, elin oğlu hiç boş durmamış. Osmanlı’yı parçaladıkları kendilerine yetmemiş, Türkiye Cumhuriyeti’ni de kurulduğu ilk günden itibaren parçalamanın yollarını aramış.
Bakınız Yeni İstanbul Gazetesi’nde 29 Eylül 1966 tarihinde nasıl bir haber yayınlanmış?
”Son zamanlarda Avrupa basını sistemli bir şekilde Kürtlük ve ” Kürdistan” lehine büyük bir propagandaya girişmiştir. 28 Ağustos 1966 günü İsviçre Televizyonu, siyasi konuşma saatinde Kürtlük ve “Kürdistan”a dair on beş dakikalık bir program yapmıştır. Bu programda Kürtlerin Irak ile yaptığı mücadeleye dair resimler ve konuşmalar yer almıştır. Bu arada kanalın yorumcusu Kürtleri, İngilizlerin desteklediğini söyleyerek Kürt elebaşısı Molla Mustafa Barzani’nin bir konuşmasını ve ” Kürdistan topraklarını” gösteren bir harita yayımlamıştır.”
Haberin devamında Molla Barzani’nin şu sözlerine yer verilmiştir.
” İstiklal davamızı bir gün mutlaka kazanacağız. Kürdistan haritasını dünya milletlerine kabul ettireceğiz. Irak’tan sonra ikinci mücadele cephemiz TÜRKİYE olacaktır. Fakat bu mücadele için zaman çok erkendir.”
Neden acaba?
“Kürt Raporu”nun mimarı olan Lord Russel Avrupa Parlamentosu’na sunduğu raporunda şu ifadelere yer vermiştir: “Bugünkü durum, Atatürk’ün güvenli, laik ve birlik içinde bir Türkiye arzusundan kaynaklanmıştır. Bu durum Türkiye’de Türklerden başka hiç kimsenin bulunmadığı sonucunu doğuruyor ve herkesin Türk olduğuna inanmayı gerektiriyor. Bu, yanlış. Ülkede üniter yönetim, yerini etnik ayrılığa dayalı federasyona bırakmalıdır.”
Dikkat edin hedeflerinde hep Atatürk ve Atatürkçü düşünce sistemi vardır. Peki soruyorum size; şu anki iktidarın hedefinde kim vardır? Gücü yetemeyecek ama kimin ismini yok etmeye çalışmaktadır?
Sömürgeci devletlerin amacı, terör örgütlerinin yardımıyla ülkelerin kaynaklarına el koymaktır. Terörün amacı ise vatanı bölmektir. Onları yaratan ve besleyenler de yukarıda saydığımız ülkelerdir. Sizce bunlar, terör örgütlerini kendi elleriyle mi besleyip büyütüyorlar? Elbette hayır… Bu işi yerli işbirlikçileriyle yapıyorlar. Önce onları göbeğinden bağlıyor sonra da istediklerini yaptırıyorlar. Yani hedefe ulaşmak için taşeron kullanıyorlar.
Bir ülke düşünün 40 yıldır terörle boğuşmuş, binlerce insanını toprakla kucaklaştırmış, bu konuda çok tecrübe sahibi olmuş fakat gizli antlaşmalar ve bölücü yasalar nedeniyle bir türlü zafere ulaşamamış.. Sonra da o ülkenin yöneticileri uluslararası bir güç olan NATO’yu yardıma çağırmış “gel, böl ve yönet” diye... Topla tüfekle giremedikleri ülkeye, en yetkili kişi tarafından kendilerine giriş davetiyesi gönderilmiştir. Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılan bir söz vardır bilirsiniz “Kör’ün istediği bir göz, Allah verdi iki göz”.
Bu olay bence ülkenin böğrüne hançer saplamaktır, ülkeye yapılabilecek en büyük ihanettir.
Sizce; Bu ülkenin adını, emperyalizmin taşeronu olan iktidarının hangisi olduğunu, ülkeyi yıllardır tek başına yöneten kişinin kim olduğunu söylememe gerek var mıdır?
Devamı gelecek…
Hasan Çevik 12.04.2016
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İkinci islam15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İslamiyet terör ve siyaset 212 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İslamiyet, Terör ve Siyaset!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Yarınlar aydınlık yüzlü insanların olacaktır…30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Kürtçe, Türkçe'nin alternatifi değildir28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Yaşar Nuri Öztürk'ün anısına24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Biz birlikte Türkiye'yiz22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Unutturulan Filistin ve Filistin savaşçıları20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terörizmin dini imanı olmaz, olamaz13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Muhteşem Bölge “ namı diğer “Ortadoğu”10 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Dışişleri’nden Cevap ve düzeltme07 Haziran 2016 Salı 14:23
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












