- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kölelik sistemi geri gelmeli

Sedat MEMİLİ / Yazar
Kafamdaki bir soru işaretini sizinle paylaşmak istiyorum;
Liberal sistemde özgür yaşamak mı kolay yoksa kölelik sisteminde köle olarak yaşamak mı?
Hemen kızmayın…
Sadece birlikte düşünelim.
Kölelik dönemlerinde insanlar ailecek bir toprak sahibinin yanında çalışırlardı.
Zaman içerisinde o toprak sahibi ile köleler arasında öyle bir sosyal ilişki doğuyordu ki, karşılıklı olarak birbirlerinin sorunlarını algılıyorlardı.
Hiçbir kölenin aç kalmak gibi bir sorunu yoktu; hatta yarın aç kalacak mıyım dye de bir sorunu yoktu.
Kendi bölgelerinde zincirsiz gezerlerdi, başka yere gittiklerin de de köle olduklarını belirten işaretleri vardı.
Kölelerin daha olumsuz koşulları da vardı…
Örneğin “siyahiler” için söylüyorum; renkleri onları sosyal statülerini ele veren bir mesaj gibiydi.
Daha bir çok olumsuzluklar yaşanıyordu… Kabul…
Ama şu sorunun yanıtını kimse düşünmedi…
Yapılan kölelik savaşlarında, köleler asla özgürlük istemediler… Onlar hallerinden memnundu.
Özgürlük arayışları, köle sistemini benimsemiş olan Güney’den değil, köle bulunmayan Kuzey’den çıkmıştı.
Güney’de yaşayan köleler, özgürlük isteyen ve köleliğin kalkmasını isteyen Kuzeylilere karşı savaşmışlardır.
Kaba çizgileri ile kölelik böyleydi… Şimdi liberal sistemin öğündüğü özgürleklere bakalım.
Şimdiki insanı zincirler değil, kanun ve yönetmelikler esir etmektedir.
Yasada her kesin her yere gitme hakkı vardır; ancak halkın büyük çoğunluğu asla istediği yere gidemiyor; bu boynundaki zincirden değil, mahkum olduğu ekonomik sistemden kaynaklanmaktadır.
Köleler de bir yere gidemezlerdi; şimdi halkın büyük çoğunluğu da gidemiyor…
Köleler, sinema ( O zaman yoktu), tiyatro ve eğlence yerlerine gidemezlerdi; yasaktı.
Şimdi asgari ücretli de sinema ve tiyatroya gidemiyor. Ama yasak yok; sadece gidemiyor.
Eskinin zinciri günümüzün ekonomik tutsaklığına dönüşmüştür.
Köleler, ellerine para geçmediği için tasarrufta bulunup zengin olamazlardı.
Şimdi liberal sistem özgürlük getirmiş, asgari ücretlinin eline para geçiyor ama bu para ile ay sonunu bile getiremediği için tasarruf yapması hayal…
Ama gelin görün ki tasarruf yapması yasak değil.
Kölenin seçme ve seçilme hakkı yoktu…
Allah Aşkına söyleyin… Sizin seçme ve seçilme hakkınız var mı?
Yahu trilyonları kontrol edemeyecek olan kişinin adaylığı bir hayaldir. İstediği kadar ve şehrini seven olsun, parasız bir yurttaşın seçilme hakkı var mı? Dönelimseçme hakkına… Demokrasi adına bir oyun oynandığı ve seçilenler arasından “seçme” oyununun size oynatıldığının hala farkında değilseniz; yahu siz köle bile değilsiniz.
Şu an oynanan demokrasi oyununda, seçilenleri seçme hakkınız vardır; gerisi hikaye…
Yani eskiler daha dürüst idi…
Şimdikiler, kendi seçtiklerini halka onaylatmak gibi kötü niyetli davranışın adına “Anayasal Seçme be Seçilme Hakkı” diyorlar.
İnsanlar karın tokuluğuna bile olmayan bedelle çalıştırılmaktalar…
Aç… Aç… Aç’lar…
Şu an ki aylıklı sistem işvereni sorumluluktan kurtaran sistemdir.
Kişisel önerim; çalışanlara para vermeyinama ay sonuna kadar aileleri ile birlikte doymalarını sağlayın…
İnanın bunu bile yapamazsınız…
Anayasa “Angarya”yı yasaklamıştır. Ya!
Anayasa, insanı sömürmeyi, açlığa mahkum etmeyi, adam yerine koymamayı, kendi kaderine terk etmeyi vs… vs… serbest mi bırakmış…
Bence tartışalım.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












