• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Konu başkaydı ama..

05.03.2012 09:59
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Değişik bir konuyu sizlerle paylaşmak isterken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Birgül Ayman Güler’in bir beyanatı oldu. Çok değişik ve olağan dışı bir açıklama değil. Son derece bildik ve tanıdığın da ötesinde, ezberlemekten usandığımız, duymaktan gına getiren söylemler.. Kongreler yaşandı, Genel Başkan değişikliği oldu, bir kongre, bir kongre daha.. Bitmedi ve yetmedi. En son tekmili birden iki tane daha. Kendi kendileri de bundan bıkmış olmalılar ki, iç tüzük değişikliğine gitmek suretiyle, sözde demokratik anlayışın temsilcileri, demokratik olması gereken taleplerin önüne iç tüzük barajını dikerek işi daha da zorlaştırdılar. Neredeyse imkansız hale getirdiler. Sizin anlayacağınız, iç muhalefetin kolunu kanadını kırdılar! Yaşanan onca hadiseye rağmen, konunun konuşan ve yazanı yeterince var diye, acizane farklı ve öncelikli bulduğum konulara değinmeye özen gösterdim. Ama inanın ben bile daha fazla dayanamadım. Birkaç kelam etme ihtiyacı hissettim. Yine de kafası karışık dostlara “faydalı olma kaygısı” güderek..

Sayın Güler bir panelde şöyle diyor:

“''Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıran, yargıyı siyasallaştıran, toplumun tüm kesimleri üzerinde açık bir dikta rejimi kuran bu iktidarın yaptığı nedir? Bu iktidarın yaptığı şey karşı devrimdir. Devrimle yaratılan cumhuriyetle hesaplaşan bu iktidar, cumhuriyet devrimlerine karşı hareket eden ve o devrimlerle atılmış hangi adım varsa onları kazımaya yemin etmiş bir hükümet... Cumhuriyet devrimlerinin ortadan kaldırılması amacıyla yürüyen bir hükümet, niteliğini kendiliğinden ele verir. Bu nitelik, karşı devrimcilik niteliğidir. Karşı devrimcilik niteliği daha önceden Yargıtay tarafından tescillenmişti. Bugünkü iktidar partisi irticanın odağı olan parti olarak nitelenmişti. Bugün, 'irtica tehdidi var mıdır?' sorusu anlamsızdır. Bence bugün irtica tehdidi yoktur. İrtica iktidardadır. Türkiye'de irtica tehdit olmaktan çıkmış, iktidara yerleşmiştir.''

Görüşlerine saygı duymak ayrı bir konu ama, bu beyanatların geçmiş yıllarda, CHP’nin  yapılagelen diğer açıklamalarından bir farkı var mı? Bu durum, yıllarca tekrarlanan bir nakarat olmaktan çıkmadı gitti. Sn.Güler! Bir zamanlar sizin yaptıklarınızı yapıyor birileri..

Yani: “Men dakka, dukka!” Gün gelir;sürekli döveni de döverler!

Doğrusu, yıllar yılıdır, muhalefetlerin beslenme damarlarının benzerliği hep dikkatimi çekmiştir. Maalesef “olması gereken” çerçevede değil. Doğru olsaydı, bugün işler ve iktidar farklı olurdu. Demek ki, CHP’de yönetim ve şahıslar değişiyor gibi görünse de, anlayış ve uygulamalar değişmiyor. Halkın maruz kaldığı değişimi kavramaktan uzak, anlamaya bir türlü yanaşmayan, inat eden bir rotada yoluna devam ediyor. Üstelik hiçbir mevcut siyasi partide olmayan bir iç çekişme eşliğinde. Yargı sizin istediğiniz kararları verdiğinde, “en büyük yargı bizim yargı”, askeri vesayetin her postalı yere vuruşunda; “en büyük asker bizim asker”, medyada bas bas “irtica hortladı”, “memleketin en öncelikli sorunu PKK değil, irticadır!” diye yazılıp çizildiğinde, “en büyük medya bizim medya” demekten kendinizi alamıyordunuz. Yıllarca belki iktidarın zirvelerinde yer bulamadınız ama, sevinçleriniz zirvedeydi. Halkın sabrını başkaları gibi, sizler de maalesef yanlış test ettiniz. Bu yanlışınızda hala ısrarcı olmanız nedeniyle bu satırları yazma ihtiyacı hissettim. Bu halkın; bu yetersiz ve kadük bırakılan anayasaya rağmen, elde ettiği kazanımların ömürlere bedel ömürler kadar sürmüş olması bile, CHP’nin aşması gereken mesafenin yanında sönük kalır. Asıl itirazım bunadır.

Günümüzde; toplumun “sol” algısı, asıl menbaından öte, CHP ile özdeşleşerek anılması oldu. Yani sol denince akla gelen ilk vakıa! CHP kimliğinde şekillenen sol, “toplumla barışık olmayan sol” olarak  zihinlerde yerleşti. Soğuk savaş döneminin anti-komünizm propagandasında; komünizmin, toplumun inançları ve değerlerine karşı olduğu tezi, sol algısının negatif oluşumunda önemli bir ideolojik faktör oldu. CHP’nin, ezanın Türkçeleştirilmesi gibi, tepeden modernleştirme girişimlerinin, toplumun inançları ve değerlerine karşı durması, değerleri sürekli irtica ila özdeşleştirmeyi temel politika olarak benimsemesi, CHP eşittir sol olarak, sol eşittir, bize uzak, bize yabancı “kötü birşey” olarak toplumun zihninde şekillendi. Böylesi bir kısır döngüde Türkiye’nin sosyalist, solcu sayısı giderek azalıyor. Sol, topluma değil kendi içine dönük; kendisi için çatılar kurmaya çalışıyor.

Gelinen nokta itibariyle, biraz daha halkın nabzına şerbet verme anlayışı kendini gösterse de, sorunlara ilişkin TBMM’de takınılan tutumlardaki çelişkiler, halkın nezdindeki inandırıcılıktan uzaklara düşüyor. Bu durum haliyle, kendisiyle çelişkilere düşen bir ana muhalefeti çok iyi analiz eden siyasetçilerden oluşan AK Partiyi, gizliden değil, açıktan açığa sevindiriyor. Tabir yerindeyse, şımartıyor.

Halkın değerlerini anlayamamış, özümseyememiş kanallardan beslenen politikalarda ısrar, bataklıktaki çırpınışlardan farksızdır.

CHP’yi yeniden dizayn eden iradenin, doğru bir rotada yol aldığı söylenemez..

Esasında, İktidarı; seçimden seçime sallayacak, hizaya getirecek olanın; halkın oyları olduğu gibi görünse de, tahammül çatlaması ve kayıp olacak yıllar göz önüne getirildiğinde, zaman faktörü büyük bir önem kazanıyor. Burada en seri şekilde, halk adına devreye girmesi gereken irade, ana muhalefet olmalıdır. Halkın; onu iyice anlamış, kucaklayan, iktidarı eğrildiğinde, halkın istekleri doğrultusunda düzeltme çabasında olabilecek, projeleri ve çözümlemelerdeki ustalığıyla anılan, bütün kesimleri kucaklayıcı, ötekileştirmeyen, “iktidara alternatif” bir ana muhalefete her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır!

İyi de nerede?

Önce CHP kendini bulmalı ki; halk da onları bulabilsin!

Sevgi ile kalın

akt

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim