• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kötü bir başlangıç!

29.08.2014 09:33
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

 

Dün ilk defa milletin hür iradesi sonucu seçilen Cumhurbaşkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yemin töreni vardı.

Önemli bir gündü,

Güzel bir gündü,

Ama bu öneme ve güzelliklere gölge düştü.

Türkiye Cumhuriyetinin 12. Cumhurbaşkanı, milletin önüne konan sandıktan çıkan oyla seçilmesi, demokrasi açısından son derece önem arz ediyordu.

Dolayısıyla sandıktan çıkan oya, demokrasinin gereği saygı duymaktan başka bir yol yoktur.

Ancak, Cumhurbaşkanının Mecliste yapılan yemin törenine CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ardından, CHP li vekillerin töreni protesto etmeleri demokrasi adına koskoca bir ayıp olarak tarihe geçti.

CHP’nin aksine Milliyetçi Hareket Partisi, (MHP) nin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin başkanlığında tam kadro katılması ise alkışlanacak bir hareket olarak kabul gördü.

Başlangıç kötü,

Ancak kötü olan yalnız Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Cumhurbaşkanının yemin törenini protesto edilmesiyle sınırlı değil elbette.

Her şeyden önce, Cumhurbaşkanı Seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın günler öncesinden Adli yıl nedeniyle düzenlenecek olan törene, Türkiye Barolar Birliği Başkanının katılmaması şartı en az Mecliste ki yemin töreni kadar demokrasi açısından hoş olmayan bir durumdu.

Cumhurbaşkanının ardından hükümet kanadının da aynı şartı öne sürmesi, demokrasi tarihimiz için kim ne derse desin bir kara leke olarak kalacaktır.

Diğer taraftan,

Cumhurbaşkanı ve hükümetin, Yargıtay’da düzenlenecek olan töreni protesto etmesi, kötü bir başlangıç olarak hafızalarımızda yer edecek ve hoş olmayan bir tablo olarak bu anı ister istemez hatırlayacağız.

Oysa siyaset hazmetme sanatıdır.

Geldiğimiz noktada, muhalefet sandıktan çıkan sonuçları hazmedemedi,

Devletin etkilileri ve yetkilileri de yargıdan çıkacak olan eleştirileri hazmedemedi.

Oysa batı aleminde yargının statüsü siyasetten tamamen arındırılmış olarak yerini muhafaza etmiş ve etmeye de devam etmektedir.

Bir örnek verecek olursam,

ABD’ yapılan başkanlık seçimlerinde, başkan için yapılan yemin töreninde tüm davetliler salonda yerlerini alır ve en son yargıyı temsil eden yargıçlar en ön sıraya oturarak başkanın salona girmesini beklerler.

Başkan yemin etmek üzere salona girdiği zaman, davetlilerden yargı mensupları hariç hepsi ayağı kalkar.

Yargı mensupları ise ayağa kalkmaz.

Başkan konuşmasını bitirir,

Davetliler alkışlar,

Ama yargı mensupları başkanı alkışlamazlar.

Peki neden?

Çünkü yargı mensupları partiler üstü olduğu için, alkışlayarak taraf belirlemezler.

Dolayısıyla,

Hukukun üstünlüğü ilkesi yara aldığı zaman, bundan en fazla etkilenen demokrasi olur.

Çünkü demokrasinin varlığı, tarafsız yargı teşkilatının varlığıyla ancak sağlanabilir.

SONUÇ OLARAK;

Dün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Cumhurbaşkanının yemin töreni vardı ve kötü başladı,

Yarın Yargıtay’da adli yıl vesilesiyle tören yapılacak, dolayısıyla aynı şekilde Cumhurbaşkanı ve hükümetin katılmaması vesilesiyle, kötü bir başlangıç olacaktır.

Peki, millet bu tablodan memnun mu?

Hayır,

Buyurun araştırın ve ne denli bir memnuniyetsizlik olduğunu emin net bir şekilde göreceksiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim