- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kraldan çok kralcıyı kral bile sevmez

Talat Özyürek / Yazar
Muhakkak hatırlarsınız, geçen haftaki “İltifata Mazhar Olmak, Kulun İhtiyacındandır” başlıklı yazım vardı. Ancak bazı dostlar yazı için bir sual getirdiler: Kul’a iltifat ama bunun ölçüsü ve sınırı nedir? Gerçekten de bu önemli bir sual.
Hakikaten iltifatın sınırı ne olmalıdır? İltifat amacını aşarsa ne olur? Hak edilmeyen İltifatların sonucu nedir? Gibi sorular da peş peşe aklımı meşgul etti.
“Yeter ki insan, Allah adına, insanlık için güzel ve doğru işler yapsın.
Doğru işler yapıp da vicdanı rahatsız olan var mıdır?
Cenab-ı Allah’a kulluk nasıl bir yükümlülük ise, hayırlı bir amel de bulunana iltifat etmek de insanın yükümlülüğüdür. Ben böyle anlıyorum.”
Demek iltifata mazhar olma gerekçesi, “Allah adına, insanlık adına doğru işler yapmaktır…”
Böyle amellerde bulunan kişiye iltifat etmek kişiye hem güç verir hem de sorumluluk yükler.
Ancak…
Burada hakkıyla bir “ancak” demek istiyorum.
Kişinin yaptığı işin hayırlı olup olmadığını bilmeden, anlamadan, sadece makamından bir beklenti içine girmek ve ona hoş görünmek amacıyla iltifat etmek, her tarafı kötülük ve şer kokan bir ameldir.
Böyle bir amel birincisi bu iltifatı yapan için kötüdür; kendi şahsını küçülten ve değersizleştiren bir harekettir.
İkincisi, iltifat edilen kişiye kötülüktür ki onu yanıltır, yanlışlarını düzeltme imkânının önünü kapatır ve yeniden yanlış yapmasına yol açar.
Üçüncüsü ise cemaate bir kötülüktür; makam sahibi insan, cemaate yararlı olsun diye kararlar alır ve uygular. Eğer bu hatalı ve insanlara zarar verecek boyutta ise ona münasip bir lisanla hatırlatmak insanlık görevidir.
Sonuçta makam sahibi de bir insandır. İnsan mükemmellikten müstesnadır. Hata yapabilir. Kişinin dostu bu hatasını münasip bir dil ile hatırlatmasıdır.
Sonuçta (tenkit), yerinde, zamanında ve münasip bir dil ile yapılırsa yapıcı bir hal alır ve muhtemel kötülükler önlenir.
İltifatın hak ölçüsünde kullanılması esastır.
İltifatı hak ölçüsünde kullanmak, kişinin iyi niyetinin bir aynasıdır.
Hata yapan insan, benim nazarımda hatayı bilerek savunan ve övenden daha masumdur.
Çünkü hata yapan kötü niyetli olmayabilir. İyilik olsun diye bir ameli gerçekleştirmiştir. Ancak bu amelin kötü sonuçlar doğurduğunu bilerek veya bilmeyerek sırf menfaati için öven kimse asla masum değildir.
Toplumumuzda bu tür davranışları alışkanlık haline getirmiş insanlar için değişik tabirler kullanılmaktadır; yalaka, dalkavuk, yağcı gibi…
Maalesef, yaptıklarıyla yüzleşmek istemeyen veya tenkidi kaldıramayan bazı makam sahipleri, bu tür insanlara meyil vermektedirler. Ama yolları yanlıştır. Eğer yükselmek istiyorlarsa yapacakları ilk iş çevrelerinde güzel işler yaptığında iltifat edecek, kötü işler yaptıklarında da tenkit edebilecek insanları bulundurmalıdırlar.
İyi niyetle tenkit edenler, makam sahibinin dostudurlar.
Yerinde tenkit, insanların yürüyeceği doğru yolun taşlarıdır.
Dalkavukluk ise makam sahiplerinin yürüyeceği yola çukurlar kazmaktır.
Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin. Çünkü öfke, insanın tıynetini ortaya çıkarır… Hz. Ali
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür… Necip Fazıl
İktidar, dalkavuklardan hazzetmeye başladığı zaman şeref, daima ayaklar altında ezilmiştir… William Shakspeare
Sevgi Saygı Dua İle
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












