• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kültür ve Değişim (1)

03.12.2015 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Timetürk[1] "Kültür ve kültürel değişim" konusunda kapsamlı ve ayrıntılı bir inceleme yazısı yayınladı. Konunun Türkiye açısından güncel olması bakımından bu çalışmadan düzenlemeler/alıntılar yapılarak "değişim" konusuna devam edilecektir. Bu çalışmada kültürün tanımı, özellikleri, çeşitleri, etkileşim ve sosyalleşme, din ve değişim ile değişim kuramları konu edilmektedir.

Üniter, ulus-devletlerin kültür politikalarında sadece bir kültür var ve bu esas kabul edilerek, diğer alt kültürler buna temsil (asimile) edilmekte, bu amaçla devlet okullarda ve iletişim araçlarında bunu zorunlu resmi siyaset olarak tatbik etmektedir. Böylece "tektip kültür" ve "tektip insan" inşa edilmek istenmektedir. Bu durum, insan haklarına aykırıdır ve "kültürel soykırım" olarak tanımlanmaktadır.

İmparatorluklar "tek kültürlü" değil ve fakat "çok kültürlü"dürler.

Burada Türkçe anlatımda teknik bir güçlük olmaktadır. "Çok ve az" bir anlamı tamamlar, miktar-derece bildirir (çok yağlı, az yağlı; çok şekerli, az şekerli). Bazan sayı da ifade eder (bir adam, birkaç adam, çok adam geldi. Çok yağmur yağdı). "Çok kültürlü, az kültürlü" bu kişiler için söz konusu olabilir. Ama bizim anlatmak istediğimiz "aynı zamanda, farklı birkaç kültürün, birlikte var olmasıdır". Bunun için "Çokkültürlülük" kullanılmaktadır. Bu, dili zorlamakta ve biz bunun için "Çoklukültür" sözünü tercih ve teklif etmekteyiz. Bu kavram aslında "multikültur"olan sözün tam karşılığıdır. "Çok"  sayıyı ve "çoklu" niteliği/keyfiyeti göstermektedir.

Böylece konunun arabaşlığı "Tek Kültür ve Çoklu Kültür" olmaktadır.

 

Kültür nedir? Çokkültürlülük ne anlama gelir? Özellikleri nelerdir?

Her toplumda belirli maddi ihtiyaçları gidermek amacıyla geliştirilen bir teknik sistemin yanında insanlar arası ‎ilişkileri inceleyen kurallar, örf ve adetler, gelenekler, fikirler ve düşünceler mevcuttur. İşte hem bu teknik ‎sistem hem de ilişki sistemleri kültürü oluşturan temel unsurlardır. Dolayısıyla insanın içinde doğduğu maddi ‎ve manevi dünya, ürettikleri, yöntem ve fikirleri, yaşama biçimi, inanç ve idealleri, müzik ve eğlenceleri, ‎evlilik ve çocuk yetiştirmesi, sağlık bilgisi, yemek ve içmek, yas ve cenaze definleri, tarım ve sanayisi, konut ‎ve barınma, birlikte yaşama ilkeleri, savaş ve barış yapmaları gibi faktörlerin tamamı kültürü oluşturur.

Görülüyor ki kültürsüz insan toplumu yoktur. İnsanları birlikte yaşamaya sevk eden kültür, toplumu oluşturan ‎üyelerin sorunlarını çözümlemek üzere kurallardan meydana gelmektedir. Kültür; farklı bilimsel disiplinlerin ‎ortak paydasıdır ( sosyoloji, sosyal psikoloji, sosyal antropoloji, toplum bilim). 

Kültür, toplumun üyesi olan insanların öğrendikleri ve paylaştıklarının hepsini kapsayan bir kavramdır. İnsan kültürü yaratır, ama kültürde insanı yaratır. İnsanlar sosyal hayatta birçok değer, inanç ve toplumsal ‎ilişkileri öğrenerek toplumsallaşır. İnsanların öğrendiği her şey kültürü oluşturur.

Kültür, bir toplumda sosyal yaşamın, ilerlemenin, değişmenin, üretimin, bilimin, sanatın, eğitimin ve düşünce ‎yapısının düzeyini belirleyen önemli bir faktördür. ‎

Kültür tanımları:

‎-Kültür, insanın kendinden önceki nesillerden devraldığı, kısmen geliştirdiği ve kendinden sonraki nesillere ‎aktardığı sosyal bir mirastır.

‎-Kültür, bir toplumun üyeleri arasında paylaşılan, aktarılan ve bir değişim süreci içinde bulunan öğrenilmiş ‎davranış kalıplarıyla bu kalıpların (inanç, değer, tavır ve maddi unsurları kapsayan) çıktılarının (ürünlerin) ‎oluşturduğu bir yaşam biçimidir.

‎-Kültür, devam eden ve gelişen davranış biçimleri, başka bir ifade ile görenekler topluluğudur.

‎-Kültür, bir insan topluluğunun yaşam tarzı, dil ve benzeri araçlarla nesilden nesile aktarılan az çok ‎şekillenmiş ve öğrenilmiş davranış kalıplarının tümünün bir toplamıdır.

-Taylor'a göre kültür, bilgi, inanç, sanat, ahlak, hukuk, örf ve adetlerden ve insanın toplumum bir üyesi olarak ‎elde ettiği bütün yeteneklerden oluşmuş karmaşık bir bütündür. Kültür genel olarak şöyle tanımlamak ‎mümkündür, insanoğlunun ihtiyaçlarını gidermek amacıyla meydana getirdiği maddi ve manevi unsurların ‎hepsidir.‎

Kültür, farklı birçok faktör-özellik dikkate alınarak da tanımlanmıştır.

Kültürün Özellikleri

  1. Kültür toplumsaldır
  2. Kültür öğrenilir
  3. Kültür değişebilir
  4. Kültür aktarılır ve süreklidir
  5. Kültür ihtiyaç gidericidir
  6. Kültür öğeleri arasında bir ahenk mevcuttur
  7. Kültür kurallar sistemidir
  8. Kültür bütünleştiricidir
  9. Kültür bir toplumu diğerinden ayırır
  10. Kültür bir topluma ait değerleri bünyesinde toplar
  11. Kültür bir sosyal dayanışma aracıdır
  12. Kültür koordinasyonu sağlar
  13. Kültür sosyal kişiliğin oluşmasını sağlar
  14. Kültür grup ve toplum hayatını düzenler

 

Kültürel Davranış Kalıpları

Her toplumun kendine özgü düşünce, inanç ve değer sistemleri vardır. Bunlar toplumda iyi veya kötüyü ‎belirlemede, toplumu tanımada ve işlerin hangi yöntemlerle yapılacağını saptamada oldukça ‎etkilidirler. Toplumların farklı gelenekler, görenekleri, ahlaki değer yargıları ve inançları mevcuttur. Bunlar ‎her toplum için doğru ve değerli olmayabilir. Kültürün bu öğeleri zamanla kalıplaşır ve birbirine uyumlu hale ‎gelir.

Toplumsal yaşamda birçok işi yapar veya çeşitli davranışları sergileriz. Ama yaparken tam olarak bilinçli ‎düşünmeyiz. Çünkü toplumda hemen hemen herkes bunları yapmakta ve aynı zamanda onay ‎görmektedir. Onun için toplumca benimsenen bir davranışı sergilerken onun yanlışlığını düşünmeyiz. Bunun ‎nedeni, o davranışın artık kalıplaşmış olmasıdır.‎

Davranışlarımıza yön veren kültür kalıpları

‎(1) Toplumsal Değerler

‎(2) Sosyal Normlar

‎(3) Örf,Adet Ve Gelenekler

‎(4) Anomi: Toplumun bireyle olan sosyal bağının kopmasıdır. Émile Durkheim'e göre Anomi daha çok bireysel ve grup standartları arasındaki farktan, sosyal standartların aşırı genel olmasından ve sosyal etiğin eksikliğinden kaynaklanır. Bu durum toplumda moral çökmesi ve hukuk eksikliğine yol açar. Örneğin, aşırı kuralcı toplumlarda, bireyselliğin kısıtlanması gibi. Bu tür yönetim altında bulunan bireyler arasında intihar oranının yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

"Anomie" ( nomia: kanun, nizam) kanunsuzluk, sabit bir kanunun ve dayanışmanın yok oluşudur. Bu ileri modern toplumlarda, bireyselleşmenin öne çıkmasıyla zayıf kalan ferdin içine düştüğü ahlak ve güven buhranıdır. Böyle bir ortamda ve şahısta asosyal bir davranış sergilenir.

*

Sosyalleşme

Kalıtım, içsalgı, içgüdüler, dürtüler, zekâ gibi biyolojik ve fizyolojik faktörler insan kişiliğinin maddi temelini ‎oluşturur. Ancak insan dünyaya geldikten sonra ailesinden ve bağlı olduğu toplumdan da birçok şeyler ‎almaktadır. Bunlar da insan kişiliğinin manevi temelini oluşturmaktadır. Kişiliğin maddi temelini oluşturan bir ‎çok özellik hayvanlarda da mevcuttur. İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özellikler; onların toplumda ‎kazandıklarıdır. Yani çevresinden aldığı manevi kültür öğeleri ve soyut kavramlarla düşünebilmeleri, karar almaları ve seçme yeteneğine sahip ‎olmalarıdır.

Sosyalleşme tanımları 

‎-Sosyalleşme, başkalarıyla olan ilişkileri vasıtasıyla bireye, iyi-kötü, doğru-yanlış gibi toplumun yargı ‎ölçütlerinin, diğer büyün değer ve normlarını toplumca kabul edebilir tutum ve alışkanlıkların, becerilerin ‎iletilmesi sürecidir.

‎-Bireysel açıdan sosyalleşme, insanın hayvansal yönlerini bırakarak, insani değerler kazanması ve kişiliğini ‎bulması sürecidir.

‎-İnsanın diğer insanlarla karşılıklı etkileşimi sonunda belli bir toplumun yapma, duyma ve düşünme ‎biçimlerini öğrenmesini ve benimsemesini sağlayan süreçdir.

‎-Sosyalleşme, yapısında karmaşıklığı içeren, toplumsal açıdan başarılı bireylerin yetişme sürecidir.

-Sosyalleşme, insanın toplumsal ‎yaşamda diğer insanlarla birlikte ortak bir yaşam sürdürebilmesi, toplumun, örf, adet, gelenek ve ‎göreneklerine itaat etmesi, giyinme, yeme, içme, oynama, eğlenme ve çalışma açısından bazı temel ‎yöntemleri kabul etmesi, toplumsal yaşamın kurallarına uyması ve kendisine verilecek rolleri sağlıklı bir ‎şekilde yerine getirmesi sürecidir.

Sosyalleşmenin Genel Nitelikleri

‎İnsanlar içinde doğduğu toplumlarda sosyalleşmelerini tamamlar. Sosyalleşme sayesinde insanlar, toplumda geçerli olan değerleri, tutum ve davranış kalıplarını ve toplumsal ‎düşünme tarzlarını öğrenirler. İnsanlar, farklı kalıtım ve deneyimlere sahip olmakla birbirlerinden ayrıdırlar.  İnsanların toplumsal yaşamın etkili ve önemli bir üyesi olmalarını sağlar.

Sosyalleşmenin Temel İşlevleri

‎Sosyalleşme; toplumsal düzenin devamlılığını sağlar, gerekli bilgi ve teknikleri toplum üyelerine planlı ve amaçlı olarak ‎verir. Toplumsal amaçların gerçekleştirilmesinde insanları motive eder. İnsanlara belirli durumlar karşısında nasıl davranmaları gerektiğini öğretir. Bireysel ve toplumsal umut ve beklentileri dengeler.  İnsanların toplumda üstlenecekleri rolleri öğrenip benimsemelerini sağlar. Sosyalleşme, insanların benliklerinin gelişmesini sağlar.‎

Benlik, kişinin hem başkalarıyla paylaştığı hem de onu çevreden ve başkalarından farklılaştıran ‎ayrıntıların bilincine varmasıdır. Dolayısıyla benlik, insanın diğer insanlarla ve dış evrenle ilişkileri sonucu ‎oluşmaktadır.‎

 

Sosyalleşmeyi Sağlayan Araçlar Ve Ortam: İnsanlar doğduğu andan itibaren sosyalleşme süreci içine girerler. Bu sürecin sağlıklı devam etmesinde ‎çeşitli ortam ve grupların rolü söz konusudur. Çünkü bu grup ve ortamlar insanları hem kendine göre hem de ‎toplu yaşama uyum sağlayacak biçimde sosyalleştirir.

İnsan Şu Ortamlarda Sosyalleşir: Aile, Arkadaş Grubu, Okul, Kitle İletişim Araçları, Askerlik, İş ortamı.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim