- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kürt Meselesi’nin Osmanlı Ayağı

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
Osmanlı Devleti’nde “millet” dinî grupları ifade etmek için kullanılıyordu. Müslüman milleti, Hrıstiyan milleti, Yahudi milleti vardı. Millet kelimesi Arapça’daki anlamından uzaklaşarak günümüzde kan bağı ile bağlı toplulukları ifade etmeye; dinî gruplara ise “ümmet” denilmeye başladı. Bu bağlamda Müslüman milleti içerisinde yer alan Kürtler de hiçbir sorunla karşılaşmadan devlet mekanizmasında yer aldılar.
1502 yılında İran’da Şah İsmail, mezhep temeline dayalı şii Safevî Devleti’ni kurduğunda genişleme alanı Anadolu idi. Antalya’ya kadar olan bölgede faaliyete geçen Safevî dâiler (propagandistler) halk aşağı, derviş, dede, baba sıfatlarıyla birçok Türkmen aşiretin İran’a göç etmesine sebep oldu. Türk tarihinde ilk defa “batıdan doğuya” bir göç yaşandı. Bu Türkmenlerden çoğu İran’dan geri dönmediler ve Safevî Devleti’nin temel taşı oldular.
Doğu Anadolu’da yaşayan ve çoğunluğu Şafiî mezhebinde olan Kürtler ise Şah İsmail’in baskılarına karşı direndiler. Bunlardan pek çoğu Safevî’lerce acımasızca katlama tabi tutuldular. 1514 Çaldıran Zaferi bu Şafiî Kürtler için kurtuluş oldu. Yavuz Sultan Selim bu insanlara Kürt asıllı ünlü tarihçi İdris-i Bitlisî eliyle kurtuluş beratlarını verdi. Yerli Kürt beylerinden pek çoğu bulundukları bölgede “Yurtluk ve Ocaklık” statüsünde imtiyazlı bir yönetici oldular. Bir kısmı ise “hükümet” statüsünde daha ileri imtiyazlar kazandılar. Bu imtiyazlı beylere verilen hak, yönetimde ırsî olarak bulunmak hakkı idi. Bitlis, Palu, Kulp, Cizre (El-cezîre) beyleri savaş sırasında kendi askerleri ile beylerbeyilerinin emrinde orduya katılıyorlardı. Bu beylerden birisi, bir sebeple görevden alınır veya idam edilirse yerine oğlu; oğlu yoksa kardeşi tayin ediliyordu.
Kürt beyleri kendilerine “yurtluk ve ocaklık” olarak verilen yerleri satamazlar, vakıf yapamazlardı. Buna rağmen Hakkâri yöresinde bazı yurtluk ve ocaklık yerlerin satışı istisna da olsa görülmüş buralarda yurtluk ve ocaklık sahipleri daha sonra bu hakları karşılığında devletten aylık almışlardı. Bu bakımdan Hakkâri yöresinin terörle bağlantı kaynaklarının daha derin olarak incelenmesi gerekir.
Osmanlı topraklarından bir kısmı üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kurulunca Osmanlının toprağını da sorunlarını da devir almış oldu. Bu sorunlardan birisi de Doğu ve Güneydoğu’yu bu sefer İranlılara karşı korumak değil, Ermenilere karşı korumaktı. 1850’lerden sonra palazlanmaya başlayan Ermeni ayaklanmalarında Doğu ve Güneydoğu bu sefer de Ermeni toprağı olarak gösteriliyordu. Özellikle bazı şehirlerde Hrıstiyanların sayısı Müslümanlardan fazla idi. Van, Diyarbakır (Diyarbekir/ Amid), Midyat bu şehirlerdendir. Van şehir merkezinde yaşayanların neredeyse tamamı Ermeni idi. Diyarbekir şehir merkezinde Gayrımüslimlerin oranı (Yahudiler dahil) % 57 idi (1563 yılında). Mardin şehir merkezinde ise Arap asıllı nüfus ağırlıkta idi. Bu şehirlerde yaşayan az sayıda Kürt nüfusu korumak da yine Osmanlı’nın görevi idi.
Kırsal kesimde Gayrımüslim nüfusu göçebe Kürt ve Türkmen aşiretlerin saldırılarından korumak da devletin görevi idi. II. Abdülhamid zamanında Ermeni isyanlarını bastırmak ve Müslüman köyleri korumak için Hamidiye Alayları kurulmuştu.
1915’ten yani Zorunlu Göç / Tehcir’den sonra sürgün edilen Ermenilerin yerlerine kırsaldan gelen ve çoğunluğu Kürt asıllı olan konargöçerler, köylüler yerleşti veya yerleştirildiler. Şehirlerde demografik yapı bozuldu. Bozulan bu demografik yapı 1970’lerden sonra gelen ikinci, üçüncü göçlerle tekrar, tekrar bozuldu. Yeni gelen göçler üzerine eski mahalle sakinleri/ medenî Kürtler bu şehirleri bırakarak, İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlere göç ettiler.
Cumhuriyet döneminde devletin Kürtlere karşı politikası ne idi ve ne gibi değişiklikler yaşandı? Bunu da bir başka yazımızda ele alacağız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












