- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Kürt sorunu çözümünde Sri Lanka model olabilir mi? (3)

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Sri Lanka’da 26 yıllık iç savaşın kısa arka planı[5]
“1980’lere doğru kurulan ve başta silahlı örgütlenmeye gitmeyen Tamil Kaplanları, Tamil azınlığa karşı pogromlar(katliamlar) düzenlenmesi ve saldırıların yoğunlaşmasının ardından 1984 yılında silahlı mücadele kararı almıştı.
Sri Lanka’daki etnik çatışma sonucu, önceleri başta başkent Kolombo olmak üzere ülkenin birçok yerinde birlikte yaşayan Sinhala ve Tamil nüfus giderek birbirlerinden koptu ve ülkenin farklı bölgelerinde yoğunlaşmaya başladı.
Bu etnik temizlik sonucunda Tamiller ülkenin kuzeyine ve doğusuna çekilirken, Sri Lanka’nın geri kalanında Sinhalalar yaşamaya başladı.
Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanları örgütü, bir gerilla örgütü olarak kurulmasına rağmen, yerleşik kurumlar oluşturdu ve sınırlar çizerek katı yönetim mekanizmaları kurdu.
İntihar saldırıları: Askeri anlamda gerilla mücadelesinden uzaklaşan örgüt, küçük çaplı bir donanmaya ve hava kuvvetlerine sahip oldu. Ayrıca örgütün egemen olduğu bölgelerde rakip Tamil gruplarına ve farklı siyasetlere de imkân tanınmadı.
Tamiller Sri Lanka’da azınlık olmalarına rağmen, temelde Hindistan’daki Tamil nüfusu fazladır. Bu nedenle Sinhalalar kendilerini güvende hissetmediler.
Rajiv Gandi suikastı: Hindistan'daki Tamillerden ve bir dönem Hindistan hükümetinden belirli düzeyde destek gördüler. Ancak Rajiv Ghandi daha sonra desteklemekten vazgeçti ve örgütü terörist ilan etti. Bunun üzerine Hindistan başbakanı Rajiv Gandi suikastla öldürüldü (1991). Böylece Kaplanlar, Hindistan'ın desteğini hepten kaybettiler.
Geçmişte İngiliz sömürgesi olan Sri Lanka’da, sömürgeci yönetim ayrılırken, iktidarı Tamil azınlığa bırakmış, bu da Sinhala çoğunlukta uzun yıllar boyunca tepkiye yol açmıştı.
Tamil Kaplanları’nı yenilgiye götüren faktörler: Sri Lanka Hükümeti, Hindistan, Pakistan, Çin’den destek almayı başardı. Örgüt, gerilla savaşından çok düzenli ordu gibi savaş yürüttü, yerleşik mekanizmalar kurdu, ada koşullarında güçlü bir topyekûn saldırıya dayanamadı ve yenildi”.
Sri Lanka'da barışa doğru[6]
Le Monde (19 Ağustos 2015) gazetesi Sri Lankadaki gelişmelerle ilgili bir yazı yayınladı. Burda içsavaşın acı ve yıkımları, yapılacaklar önerilmektedir:
“Sri Lanka, çeyrek asır süren uzun bir çatışma döneminden sonra, Tamil azınlığı ile uzlaşma yolunda tarihi bir fırsat yakaladı.
Sri Lankalı seçmen, Başkan Maithripala Sirisena'ya parlamentoda da çoğunluk sundu (17 Ağustos 2015). Böylece, ona ülkelerindeki insan hakları ihlali suçlamalarına muhatap olmuş otoriter rejime son vermesi için bir şans tanımış oldu.
Sri Lanka'nın güçlü adamı, eski başkan Mahinda Rajapakse, on yıl sonra başbakan olarak devlet yönetimde yer almayı umuyordu ama başaramadı. Rajapakse ülkeyi kana boğmuş olan Tamil Kaplanları'nın isyanının yeniden başlayacağı tehdidi ile seçim kampanyası sırasında ajitasyon yaptı ama işe yaramadı. Sri Lanka artık değişti ve bu barışçıl gelişimi selamlamak gerek.
Yeni başkan Sirisena artık başlattığı sessiz devrimi, Sri Lanka halkının yüzde 15'ini oluşturan Hindu ya da Müslüman olan Tamiller ile çoğunluğa sahip Singalaları uzlaştırarak sürdürmeli.
Sri Lanka milli marşı artık Tamil ve Singala dillerinde söyleniyor. İç savaşın yıldönümü sadece “zafer günü” olarak değil çatışmada hayatını yitiren tüm tarafların acısına hürmeten “hatıra günü” olarak da anılıyor. İlk kez başkan ve başbakan mart ayında ülkenin bağımsızlığını elde ettiği 1948 yılından bu yana devam eden etnik sorunu çözmek için bir “siyasi çözüm”ün zorunlu olduğunu kabul ettiler.
Singalalar ve Tamiller arasında uzlaşmanın yolu aynı zamanda savaş sebebiyle tarumar olmuş bölgelerde ekonomik bir atılım yapılmasından geçiyor. 26 yıl süren çatışmadan sonra, Sri Lanka'nın Tamillerin çoğunlukta olduğu kuzey bölgesi büyük bir ekonomik ve sosyal krize girdi. İş çevreleri, yoksulluk ve çatışmanın hâkim olduğu bu yerlere yatırım yapmaktan çekiniyor.
Son olarak bu uzlaşmanın sağlanabilmesi için, 2002-2011 yılları arasında işkence suçlarını tespit amacıyla bağımsız bir araştırma yapılması gerekiyor. Bu bağımsız araştırma, hem Tamil Kaplanları'nı hem de ordu mensuplarının eylemlerini incelemeli”.
Sri Lanka'da devlet başkanı olarak veda ettiği iktidara başbakan olarak dönmek isteyen Mahinda Rajapakse[7] seçmenden destek bulamadı. 10 yıl boyunca ülkenin kaderine yön veren Rajapakse yenild.
Rajapakse, seçimde nüfusun çoğunluğunu oluşturan Seylanların desteğini aldı, Tamiller ve Müslümanlar ise Rajapakse'ye karşı çıkmıştı. Rajapakse, Tamil isyanını kanlı bir şekilde bastırmıştı(2009). Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre iç savaşın sonlarına doğru yaklaşık 40 bin sivil Tamil öldürüldü.
Rajapakse ailesinin birçok üyesi hakkında yolsuzluk davası açıldı. Kendisi hakkında da dava açılmasını önlemek için Rajapakse siyasi dokunulmazlık peşindeydi.
Sri Lanka'da Eski Devlet Başkanı Rajapaksa'ya Rüşvet Suçlaması (13.01.2015)[8]:
Sri Lanka Marksist partisi Janatha Vimukthi Pramuna; aralarında Eski Devlet Başkanı Rajapaksa ile kardeşleri eski Savunma Bakanı Gotabhaya Rajapaksa ve eski Ekonomik Kalkınma Bakanı Basil Rajapaksa, eski devlet başkanının büyük oğlu milletvekili Namal Rajapaksa, eski Merkez Bankası Müdürü, İç Ticaret Bakanı ve Limanlar Bakanı ile 12 üst düzey siyasetçi hakkında yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla altı sayfalık şikâyet dilekçesi sundu. Eski Devlet Başkanı Rajapaksa'nın ailesinin yasa dışı olarak servet edindiği ve bunun rüşvet soruşturmasını hak ettiği belirtildi.
Muhalefet partileri, seçimde Rajapaksa hükümetinde sağlık bakanı olarak görev yapan, ancak seçimde aday olmak için görevinden istifa eden Maithripala Sirisena'ya destek verdiler ve seçildi.
Bizlerde bir alışkanlık var “Diktatör” denince daha çok Ortadoğu ülkelerini anımsıyoruz. Oysaki bunları yönetimi her yerde aynıdır ve sonları da aynı olmaktadır, tıpkı işlek ve boyaları aynı olduğu gibi. Meğer öne görünen sadece bir kişi imiş. Bunun gölgesinde becerikli aile bireyleri de rol alıyor ve böylece, devlet, şirket bir ailenin oluyormuş. Sri Lanka da böyledir… Çok mu uzak? Öyle ise yakına bakmalı.
Bakalım birlikte, bu örnek hiç de uzak değil:
Sri Lanka'da diktatörlük kurmakla suçlanan Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa[9], kendisine yapılan diktatörlük suçlamalarına, Erdoğan'ı aratmayacak bir cevap verdi: "Diktatör olsam diktatör diyemezdiniz"(21 Eylül 2015).
Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa ülkede kendisi aleyhinde slogan atanların ve kendisini diktatör olarak niteleyen kişileri düşüncesizlikle suçladı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yaptığı çıkışları andıran açıklamalarına, kendisini eleştirenlerin ağıza alınamayacak laflar ettiklerini ve herhangi bir müdahaleye uğramadıklarını söyleyen Rajapaksa, bunun özgürlük anlamına geldiğini iddia etti. Görevlerinin demokratik değerleri korumak olduğunu sözlerine ekleyen başkan, demokrasi olmasaydı seçimler de olmazdı; biz insanlara kendilerini yönetecek kişileri seçme fırsatı sunuyoruz “
Rajanayake: Rajapaksa'nın ülkede iç savaşın bitmesinin ardından diktatöryal eğilimler geliştirdi, rejimi eleştiren gazetecileri tehdit ederken, kendisine görülmemiş yetkiler veren bir anayasayı yürürlüğe koydu. Yeni anayasa iktidar üzerindeki denetimi büyük oranda ortadan kaldırıyor. Ayrıca başkanın seçimlerdeki en yakın rakibi tutuklandı ve askeri bir mahkeme tarafından halen yargılanmakta. Güvenlik güçlerinin etnik ve siyasi azınlıklara uyguladığı şiddet ise cezası kalıyor. Devlet başkanı yeni Anayasa gereği polis yetkililerini ve üst düzey yargı mensuplarının belirlenmesinde daha çok söz sahibi oluyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












