• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kürt sorunu ve cenaze törenleri (2)

26.08.2015 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

 

Türkiye’de siyasetin çözüm bulmadığı Kürt Sorunu, “Terör” olarak görülmüş ve askere havale ile taraftarlarının yok edilmesi politika olmuştur. Zaman içinde Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş bunun “düşük yoğunluklu bir savaş” olduğunu ifade etmiş ve 1990’lı yıllarda en ağır şekli ile sürdürülmüştür.

Süreç içinde rütbeli ve rütbesiz birçok asker, polis, korucu ve gerilla ölmüş, öldürülmüşlerdir. Bunların yanında 30-40 bin arasında olduğu bildirilen faili meçhuller vardır. Sahaya resmi asayiş güçleri yanında farklı isimlerle birçok karanlık örgüt eylemler yapmıştır( Örneğin kontrgerilla, Hizbullah, JİTEM vb.).

Cenazeler, taraflarca ve törenlerle defnedilmiş, halk provake edilmiştir. Doğudan zorla göçertilen insanlar, Batıdaki şehirlere yerleşmek istemiş ve fakat önleri kesilerek istenmedikleri bildirilmiş ve başka şehirlerde yerleşmişlerdir. Tarım işçisi olan insanlar “Kürt” oldukları için saldırılara uğramış ve bölgeden çıkarılmışlardır. Trabzon’da bir vali buna öncülük etmişti.

Cenazeler üzerinden siyasi hesaplar yapılmış ve nümayişlerle oy devşirilmesi hedeflenmiş, bir süre etkili de oldu.

Uzun bir çatışmasızlık döneminden sonra ve müzakerelerle Kürt Sorununun Çözümünde yol alınmış iken, 7 Haziran seçimlerinde Saray, beklediği oyu alamayınca birden ve tekrar “savaş” politikasına döndü. Bir proje içinde bunun yönlendirilmesi ve oya devşirilmesi hesaplanmış olmalı ki aniden ve şiddetli bir şekilde silahlar devreye girmiş olsun.

Bu değişimin nedenleri tartışılıyor ve fakat kimse haklı ve yerinde görmüyor. “ne oldu da savaşa dönüldü?” sorusu cevapsız kalmaktadır.

Bu çatışmalar içinde birden ve çok sayıda rütbeli ve rütbesiz birçok asker-polis şehit olmuş ve definleri yapılmıştır. Bu törenlere iştirak eden Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve Bursa’da Bakan Ziya Müezzinoğlu protesto edilmiş ve güvenlik nedeniyle bölgeden uzaklaştırılmışlardır. Müezzinoğlu bu çatışmanın nedenlerini tekraren ve şöylece açıklamıştır: ”Başkanlık sistemine geçseydik bunlar olmazdı”. Anlaşılıyor ki Saray, konsept değiştirmiştir. Nitekim seçim öncesinde Ağrıda askere yaptırılan operasyon ve çatışma bu şekilde yorumlanmıştır.

Cenazelerde, AKP’ye karşı artan ve dile gelen öfke, ilgilileri korkutmuş ve cenazelerde slogan atılmaması Müftülüklerce, imamlara bildirilmiştir. Troller (yani çarpıtan ve yalaka kalem sahibi ve bu yönde söz edenler), öfkeyi HDP üzerine çekmekte, durumu protesto eden cenaze sahiplerini tahkir etmektedirler.

*

Bunun en belirgin ve acı örneği Osmaniye’de yaşandı (23.08.2015) ve yankısı devam etmektedir.

Alkan ailesi “fedai “ durumunda bir asker ailesidir. Ağabey Yarbay, küçüğü Astsubay, onun küçüğü Yüzbaşı’dır. Olayın gelişmesi özetle şöyledir[1]:

Şehit Yüzbaşı Ali Alkan için dün öğlen namazının ardından Osmaniye Enver-ül Hamit Camii’nde bir tören düzenlendi. 20 günde 6 şehit veren Osmaniye’de törene binlerce kişi katıldı. Yönetici-temsilci AKP’lilerin safa katılması tepkiye neden oldu ve saftan çıkmaları istendi.

Cenaze namazına geçilmeden önce şehidin astsubay kardeşi, Müftü Ramazan Çortul’un yanına gelerek namazın alayda kılınmasını istedi. “Ben bu çocuğun abisiyim. Alaya götürelim, alayda kıldıralım. Ben burada bu çapulcuları istemiyorum” ifadelerini kullandı. Araya girenler, kardeşi sakinleştirdiler.

Şehit yüzbaşının ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, üniforması ile tabutun başına gelerek kardeşinin tabutuna sarıldı ve başına tabuta koyup “Ali’m” diyerek inledi. Sonra hiddet ve ızdırapla yüksek sesle konuştu, terör örgütüne hem AKP’ye tepki gösterdi.

Kardeşinin tabutunu gösteren Yarbay Mehmet Alkan; “Burada vatan evladı yatıyor, 32 yaşında, daha vatanına, sevdiklerine, dünyaya doymadı. Bunun katili kim, bunun sebebi kim, düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonuna kadar savaş diyor. Kendileri gitsin savaşsın” dedi.

 Şehit olmak istiyorum” diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a tepki göstererek, “Sırça saraylarda 30 tane korumayla gezip zırhlı arabalara binip de şehit olmak istiyorum diye bir şey yok. Git o zaman. Oraya git. PKK’ya yardım edenler de kahrolsun, Öcalan’a yardım edenler de kahrolsun” diye konuştu.

Yarbay Alkan’ı Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, polis aracına bindirerek alandan uzaklaştırdı.

Gerginliğin artması üzerine namazı kıldırmak için alanda bulunan Osmaniye Müftüsü Ramazan Çortul, tek başına tekbir alarak cenaze namazını kıldı. Tabut alandan ayrılırken ise yurttaşlar “cenaze namazı kılınmadı” diyerek tepki gösterdi”.

Olay budur.

Bu askerin sorusu, siyasette yankı yaptı. Kalemşorlar Yarbay için karalama kampanyası açtılar, yakıştırmalar yaptılar ve istifasını istediler.

Vay vicdansızlar, yaralı bir yüreğin inlemesini, feryadını fazla gördüler.

Yarbay Mehmet Alkanın acısı hepimizindir, öfkesi ve sözleri dileklerimizin ifadesidir.

Kederli aileye, sabr-ı cemil, müteveffaya da Allahtan rahmet diliyorum.

 

 

[1] cumhuriyet.com.tr,: 24 Ağustos 2015 Pazartesi,Olay:Osmaniye,23 Ağustos 2015 Pazar

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim