• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kürt sorunu ve cenaze törenleri (3)

27.08.2015 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Birçok şehit ve gerilla cenazelerinde olaylar olmuştur. Hatta bu törenlerle siyaset de yapılmıştır, Partiler bu nedenle birbirlerini suçlamıştır. Sonuçta yürekler dağlanmış, yavrular öksüz ve eşler yalnız kalmış, ocaklar sönmüştür. “Ölüm” üzerine söylenecek çok söz olur ama sonuç, “el-fatiha”dır. Giden gelmez, yeri doldurulmaz. Allah rahmet eyleye.

Aslında ölüm, doğal bir haldir. Doğmak ve ölmek kaderdir, yapacak bir şey yoktur. Hiçbir şeyin sesi, cenaze kadar yüksek çıkmaz ve çabuk yayılmaz. Gencin, yaşlının ölümü başkadır; murat almamış, ömrünü yaşamış bir ihtiyarın ölümü başkadır.

Vatan millet için, ırz ve namusu için ölmek vardır ve makamı yücedir. Nafakasını temin için çalışırken işbaşında ölmek başkadır. Soygun, çapul, hırsızlık işlerinde ölmek de vardır ama yüz ağartmaz. Ölüyü hayr ile yâd etmek, insani ve İslami bir kuraldır.

Bazı olaylar manidar oldukları gibi, bazılarının ölümleri de anlamlı olur, yorumlanır.

Bir cephede savaşanların yaralanması ve bazen ölmesi beklenen bir şeydir. Uğrunda ölünen şey, buna değer olmalı ve beyinlerde yer bulmalı, yürekler/vicdanlar bunu kabul etmelidir. Birilerinin menfaatini temin için, yapılan eylemlerde ölmek, makul bir şey değildir. Eskiden tutma, kızan, peyya olurdu ve falanca ağanın adamları olarak soygun-baskın yaparlar ve arada ölen olurdu.

Ama bir askerin şahadetinin manası ve ağırlığı başkadır. Hele bu rütbeli/üst rütbeli olunca bir başkadır.

*

Cenaze törenlerinde, Ciğeri yanmış insanlar, siyasi liderlerden bu çatışmanın bitirilmesini istemekte ve tepki vermektedirler.

Suruç Katliamından bu yana (20 Temmuz-16 Ağustos 2015) kabaca bilanço şöyledir: 28 günlük sürede 43 güvenlik görevlisi, 17 sivil vatandaş öldürülmüş, 11 kişi kaçırılmış, 137 araç yakılmıştır. Yargısız infaz ve faili belirsiz 9 kişi için HDP,   Birleşmiş Milletlere (BM) başvurmuştur.

Gaziantep’ten Ayşe Aygün annenin bir oğlu asker, bir oğlu polistir ve bir oğlu da Kobani savunmasında şehit düşmüş, 23 gün sınırda cenazenin teslimini beklemiştir. Bu annenin yürek yarasını bilmek ve görmek gerektir.

Şehit cenazesinde, miting havası[1]

Şehit komiser Ahmet Çamur için Çaykara ilçe merkezinde kılınan cenaze namazına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Kenan İpek, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, eski ve yeni milletvekilleri, aile üyeleri, meslektaşları ve yaklaşık 10 bin kişilik vatandaş topluluğu katıldı (16 Ağustos 2015)[2].

Erdoğan konuşurken, şehit babası tabut önünde diz çökmüş ağıt yakıyordu.  Sosyal medyada yayılan fotoğraf “Erdoğan erken seçim çalışmalarına başladı. Şehit cenazesinde AKP mitingi” gibi başlıklarla yoğun eleştiriler aldı.

Erdoğan: "Şu anda musallada bulunan Ahmet kardeşimizi her hangi bir mevta gibi ebedi yolculuğuna uğurlamıyoruz. Şahadet makamına ulaşmış olan bir şehidimizi uğurluyoruz. Ne mutlu onun ailesine, ne mutlu onun tüm yakınlarına. Az önce hocamızın da ifade ettiği gibi peygamberlikten sonra en yüce makam. Makamların yücesi olan böyle bir makama Ahmet kardeşimiz ulaşmış durumda.

 “Şunu bilmenizi istiyorum, kendisine silah doğrultan kim olursa olsun her teröristi, polisimizin de askerimizin de vurma hakkı, yetkisi vardır, bu kesindir. Bunu bilmenizi istiyorum. Şu anda da yüzlerce teröristi askerimiz, polisimiz aslında gömmüştür. Yeterli mi, yeterli değil. Bu mücadele devam edecek. Burada rehavete kapılmak yok.

“Biliyorsunuz katil maktul meselesi ilk insanla başladı, yani Hazreti Âdem’den sonra, Kabil, Habil. Kabil kardeşi Habil’i katletti. Az önce hocamız kitabımızdan bir ayet okudu, orada ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz’ hükmünü okudu. ‘Onlar diridirler, siz bilemezsiniz.’ Bunu okudu. Kıyamete dek bu mücadele sürecektir. Yani bir tarafta “hak” olacak, bir tarafta “batıl” olacak. Bunlar batılın askerleridir, bu batılın askerlerine karşı da milletçe mücadeleyi sürdüreceğiz. Mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Yeter ki biz bir olalım, beraber olalım, birbirimizi Allah için sevelim.

"Bu mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Onun için söylüyorum; tek millet olacağız, tek bayrak olacağız, tek vatan olacağız, tek devlet olacağız. Devlet içerisinde devlete asla müsaade etmeyiz. Buna fırsat vermeyeceğiz. Vatanımızı asla böldürmeyeceğiz. Buna asla fırsat vermeyeceğiz. Bayrağımıza bayrak asla alternatif olarak kabul etmeyiz. Ve millet olarak da bu milleti bölmek isteyenlere sevgili kardeşlerim fırsat vermeyeceğiz"

Sayın Cumhurbaşkanı’nın söyledikleri hakkında yazılacaklar vardır. Türkiye vatandaşları arasında siyaseten çözülecek konuların ölümlerle sonuçlanmasını kabul etmek mümkün değildir. Bir asırdır söylenegelen nakaratlar, sonuçları bilindiği ve görüldüğü halde tekrarlanmaktadır.

Kimsenin vatanın bölünmesi, milletin ayrışması gibi bir kastı-gayreti yoktur. Medeni dünyanın tanıyıp uyguladığı insani hakları istemek, “bölücülük” olarak algılanamaz. Eksik olanı tamamlamak gerek. Hak istemek, vatanı-milleti bölmek olarak yorumlanamaz. İdari sistemi, ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemek gerekir. Konulan kurallar insanidir, amaca göre olmalıdır.

 “Millet”, eğer Müslüman milleti ise, Hıristiyanlar var, yok eğer Millet “Türk kavimi” ise Türkiye’de 37 etnik grup var ve bunlara karşın sadece bir “Türkiye Halkı” vardır. Hangi dilden, dinden, kavimden olursa olsun hepsi Türkiye Devletinin eşit vatandaşlarıdır. En azından kanun karşısında ve kâğıt üzerinde bu böyledir.

*

Çatışmalı ve ölümün kol gezdiği bir ortamda, paralı askerlik kanunlarının tekrarıyla çocuklarını koruyanlar/saklayanlar, şehit ve şahadet nutukları vermektedirler. Bu durum inandırıcı olmaktan uzaktır ve riya kokmaktadır.

Örneklerden birisi şöyledir[3]:

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız: Diplomasi Muhabirleri Derneği üyeleri ile bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları cevapladı:

 “Benim amacım Allah nasip ederse şehit olmak[4]”.

Yıldız, " İnsanın iç muhasebesi, Allah'la arasındaki bir konudur. Benim amacım Allah nasip ederse şehit olmaktır. Bunu açıkça söylüyorum. Dinim milletim vatanım için... Oğlumun bedelli askerlik konusu, tamamen bir iftira. Yapsa onu söylerim. Askerliklerini yapmadılar, okuyorlar" dedi.

Bakan Yıldız, bazı polislerin HDP'ye oy verdiği iddialarına ilişkin, "HDP'ye sırf paralel gerekçesiyle oy vermişse elinde beraber çalıştığı arkadaşının, askerin kanı vardır. Eğer lojmandan yüzde 62 HDP'ye oy çıkmışsa bu demokrasi değildir. Terörün olmaması için devlet her türlü müzakereyi yapar. Bu müzakereyi suç unsuru gibi göstermek yanlıştır. Ben bunu demokratik bir tercih olarak görmüyorum" diye konuştu.

Bu zihniyet, silâhaltındaki gücün otomatik olarak AKP’ye oy vermesini istemekte ve başka seçeneği kabul etmemektedir. Bu fikrin neresi “demokratik”tir?

*

Türkiye’nin değişik il ve ilçelerine şehit cenazeleri giderken, cenaze törenleri de AKP karşıtı gösteriye dönüşüyor. Hükümeti protesto eden yurttaşlar, törene katılan AKP’li bakan ve milletvekillerine de tepki gösteriyor. Hükümete yakınlığı ile bilinen gazeteler ise, tepki gösteren vatandaşları PKK ya da DHKP-C örgütlerinin elemanları gibi gösteriyor. Havuz medyası almış başını gidiyor. Anadolu Ajansı da dâhil hiçbirinde Yarbay Mehmet Alkanın haberi yok.

Şehit cenazelerinde hükümete dönük tepkiler dinmezken, Diyanet İşleri Başkanlığı devreye sokuldu ve şehit cenazelerinde hükümet karşıtı slogan atılmamasını, bunun dinen doğru olmadığını söylemeleri istendi.

İmamlar da tepki çekmemek için slogan atılmamasının şehit ailelerinin isteği olduğunu söylüyor.

 

 

 

 

[1]http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/erdogan-sehit-cenazesinde-911492/,17 Ağustos 2015

[2] Ömür Avcı: http://www.gercekgundem.com/siyaset/147787/erdogan-sehit-cenazesinde-de-siyaset-yapti, 16 Ağustos 2015

[3] http://www.radikal.com.tr/politika/taner_yildiz_benim_amacim_allah_nasip_ederse_sehit_olmak-1417944,,19/08/2015

[4] http://www.mynet.com/haber/guncel/taner-yildiz-benim-amacim-allah-nasip-ederse-sehit-olmaktir-1977540-1

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim