• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 27 °C
  • İzmir : 24 °C
  • Ankara : 20 °C

"Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.-1"

30.05.2016 06:00
Hasan Çevik / Yazar

Hasan Çevik / Yazar

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, 66. Maddesinde belirtilen “ Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür”  ifadesindeki Türk bir etnik kimlik değil, bir vatandaşlık tanımıdır. Ayrıca etnik kimlik olarak ta Türk vardır ve bahse konu olan budur.

Türkiye’de Türkler ve Kürtler başta olmak üzere tüm etnik kimlikler hep birlikte yaşamak zorundadır. Biz bunu yaptık, yapıyoruz ve yapmaya devam etmeliyiz.  Aksi halde teker teker avlarlar bizi. Zira içinde bulunduğumuz bu coğrafya için hayal kurmayan ülke neredeyse yok gibidir.

“Önce Vatanın” diyen yöneticilerin yoksa, elbette emperyalistler babalarının çiftliği gibi at koştururlar memleketinde. Hatırlayalım Uğur Mumcu ne demişti? “Bu ülke'nin hiçbir zaman ‘C’ planı olmadı. Bu ülkede daima ‘A.B.D’  planları devreye sokuldu! “  Bu nedenle değil midir ki ABD’nin ülkemiz için yazdığı kanlı savaş oyunları ve şeytani stratejileri bitmek bilmiyor.

Uzun zamandır Türkiye’de bir Kürt sorununun olduğu zihinlere kazınmak istenmektedir. Öyle inanıyorum ki,  AB-D ve yandaşları bizleri düşman etmeye çalışmasalardı, bizim böyle bir sorunumuz olmazdı.  Onların bu çalışmasının nedeni de bulunduğumuz coğrafyanın, yer altı ve yer üstü kaynaklarıdır. Yaşadığımız sorunlar sadece demokrasi ya da insan hakları sorunu değildir. Bu değerler işin maskesidir ve halkı kandırmaya yöneliktir. Yok efendim stratejik ortakmışız, müttefikmişiz gibi söylemler de riyakarlıktan başka bir şey değildir.

Sen önce demokrasiyi yok edeceksin, diktatörleri  ülke yönetimine getireceksin sonra da ülkede “demokrasi yok, ülkeye demokrasi getireceğiz’ diyeceksin.  Yok yaa!  Siz merak etmeyin Irak’a getirdiğiniz ‘ileri demokrasi’nizin  ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

Gelelim ‘Kürt  meselesi’ne!

Bir çok nedeni olmakla birlikte Kürt sorunun iki boyutu vardır.
*Kürtler, eşit biçimde devletin ortağı olmadıklarını, var olan siyasal sistemin ve toplumdaki adaletsizliklerin onları ezdiğini, haksızlığa uğradıklarını düşünmektedirler. Bu, sorunun birinci boyutu ...

*İkinci boyutu ise hepimizi ilgilendiren, canımızı yakan terör ve beraberinde oluşan gerginlikler, ülkeyi bölünme ve kopma eşiğine getirmiş olmasıdır.

Esasen Kürt sorununun ana nedeni Türkler değil, ülkedeki sömürü düzeni ve yerleşik kapitalist sistemdir. Hiç şüphe yok ki bu düzen içinde ezilen sadece Kürtler değildir. Zira işsizlik, kötü yaşam koşulları, yoksulluk ve yoksunluk tüm yurdum insanının derdidir. 

Kürt sorunu büyük oranda, toplumsal siyasal yapının bozukluğu ve uygulanan yanlış politikalar nedeni ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca emperyalistlerin olaya müdahil olmaları, tarafları kendi çıkarları için kullanmaya çalışmaları sorunun gittikçe büyümesine yol açmıştır. ABD ve AB Ortadoğu’ da kanlı planlarını uygulayabilmek için Kürt-Türk düşmanlığı yaratarak ülkeyi bölmek istemektedir.

1.Bölümün sonu…

Yarın: ” Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz, ya da aptallar gibi hep beraber yok olacağız."

Hasan Çevik – Adana

28.05.2016 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim