• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Kutlama değil ağlama günü!

24.11.2015 06:00
Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar

 

Ülkemizde toplumun her kesiminin başa çıkılmaz sorunu olduğundan kutlama günleri genelde ağlama, sızlanma ve dert anlatma günlerine dönüşmüştür.

Örneğin;

Basın Bayramı; bayram olmak çıkmıştır...

Engelliler Günü; tam anlamıyla engellilerin sorunlarının nasıl çözülmediğinin anlatıldığı gündür...

Tıp Bayramı; doktorların ağlama günüdür...

Şehitler ve Gaziler Günü; şehitlerin nasıl unutulduğu, gazilerin de ne zor şartlar altında yaşadığını anlatma günüdür...

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Bugün de Öğretmenler Günü...

En kutsal mesleklerden biridir öğretmenlik. Dünyada çocuklarımızdan daha çok değer verdiğimiz kimse var mı? Çocuklarımızı daha küçücükken onlara emanet ediyor ve koca koca adamlar, genç kızlar olana dek onların elinde yetişmesini izliyoruz.

Büyük Önder Atatürk’e sormuşlar;

“Paşam vekil maaşları ne kadar olsun?”

Ne kadar olursa olsun ama kesinlikle öğretmen maaşlarını geçmesin” demiş...

Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlık savaşının önderinin öğretmenlere verdiği değeri maalesef bugünkü yöneticilerde göremiyoruz.

Aslında öğretmenlere ne kadar değer verildiğini (ya da verilmediğini) görmek için Eğitim Fakültelerinin durumuna bakmak lazım. Sonra da onların o fakültesi bitirdikten sonra maruz kaldıkları muameleye...

Ülkemizde yıllardır atama bekleyen yüzbinlerce öğretmen adayı var. Görev başındakiler de hallerinden memnun değil, atanamayanlar da... Üç otuz paraya çalışan öğretmenlerimizden, kötü okullardan mezun olduktan sonra geleceğimizi şekillendirmesini bekliyoruz.

Bugün ülkemizde öğretmenler kadrolu, geçici, vekil, etüt merkezinde çalışan, dersanede görev yapan, özel okullarda görevli olanlar olmak üzere bin farklı statüye sahipler.

Bir ülkenin eğitimi bu kadar dağınık olabilir mi?

Her yıl müfredat değişir. Ezbere dayalı bir eğitim sistemi, hakkını ararsan polis copu kafana iner, tazyikli suyla püskürtür ve gözümüz gibi bakmamız gereken öğretmenlerin gözüne biber gazı sıkılır...

Bu ülkenin geleceği nasıl aydınlık olsun?

Öğretmenlerin sorunları sabitken farklı farklı sendikalarda siyasetin oyuncağı yapılmaya çalışılır.

Amaaaan...

Bu öğretmenlerin derdi bitmez.

24 Kasım Öğretmenler Günü’nüz kutlu olsun.

Başöğretmeni de saygıyla anıyoruz...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim