Liberalizm toplumların kan zehirlenmesidir

SİYON PROTOKOLLERİ – 9
BAŞKAN; KURBAN EDİLMEK İÇİN SEÇİLMELİDİR
LİBERALİZM TOPLUMLARIN KAN ZEHİRLENMESİDİR
Kukla yöneticiler ülkelerin altına döşenmiş mayınlardır…
Siyon Protokollerinden
Kenan Diyarı’na sahip olmanın Tanrısal bir emir olduğuna inanan Yahudiler, bu emri yerine getirmek için her türlü eylemi meşru görmektedirler. Bu amaçları için Siyon Protokolleri oluşturmuşlardır. Siyon; Tevrat’ta Yahova’nın vadettiği topraklardır ve Nil Nehrin’den Fırat Nehri’ne kadar olan coğrafyayı kapsamaktadır.
Siyon, Ermenilerle işbirliği yaparak Karadeniz’e kıyısı olmayı hedefler.
Bir önceki bölümde (8. Bölümde) Protokolün 10. Maddesinde kalmıştık, şimdi devam ediyoruz.
HALK LİDERE TAPINACAK KADAR KÖR OLMALIDIR
(…) Bunu sağlamak, kesin bir çoğunluk tesis edebilmek için sınıf ve vasıf farkı gözetmeden herkese rey verdirmeliyiz. Çünkü kesin çoğunluk, eğitim görmüş servet sahibi sınıfların reyleri ile elde edilemez. Bu hususta herkese kendine fazla önem verme hissi telkin ederek Yahudi olmayanlar arasında ailenin ve tahsil ve terbiye ile ilgili değerlerinin önemini yok edeceğiz ve ferdî düşüncelerinin ayrılması imkânını ortadan kaldıracağız. Tarafımızdan idare edilen avamın öne geçmesine müsaade etmeyeceğiz, hatta onları dinlemeyeceğiz. Onlar bize itaat ve teveccühün karşılığı olarak kendilerine ödediğimiz şey olan yalnızca bizim sözlerimizi dinlemeye alışıktırlar. Böylece biz kör ve büyük bir kuvvet meydana getireceğiz ki bu kuvvet avamın liderleri olarak onların başına geçirdiğimiz ajanlarımızın yol göstermesi olmadan asla hiçbir yöne hareket etme durumunda olamayacaktır. Halk bu rejime boyun eğecektir. Çünkü kazançtan, zevkleri ve her çeşit menfaatlerinin reçetesinin bu liderlere dayanacağım bileceklerdir.
LİDERİN KARARI MÜZAKERE EDİLEMEZ
Bir hükümetin planını yalnız bir beyin hazırlamalıdır. Çünkü eğer birçok kimsenin zihninde bölünüp parçalanmasına müsaade edilirse asla sağlam bir şekilde perçinlenmez. Liderin planı kesinlikle müzakere edilemez.
Bu çeşit bir işte çok sayıda reyler vasıtası ile müzakere ve değişiklikler yapmak onun üzerine her anlayışın ve her yanlış anlayışın damgasını basar ki bunlar onun derinliğine nüfuz edemez ve gizli entrikalarına uzanamaz.
Biz planlarımızın tesirli ve uygun bir şekilde tertip edilmesini istiyoruz. Bundan dolayı rehberimizin zekâsının eserini avamın zehirli dişlerine veya hatta seçilmiş bir gruba fırlatmamalıyız.
Bu planlar mevcut müesseseleri hemen şimdi baş aşağı etmeyecektir. Bunlar onların yalnız ekonomilerinde ve bunun neticesi olarak da gelişmelerinin bütün toplu hareketlerinde değişiklik yapacaktır ki böylece bizim planımızda çizilen yollar istikametine yönelmiş olacaklardır.
Bütün memleketlerde çeşitli isimler altında mevcut bulunan şeyler hemen hemen bir ve aynı şeylerdir. Temsil etme ve edilme, Bakanlık, Senato, Devlet Şürası, Yasama ve Yürütme Heyetleri. Size bu müesseselerin birbirleri ile münasebetinin işleyişini izah etmeğe lüzum görmüyorum. Çünkü siz bunların hepsine vakıfsınız.

ÖNEMLİ OLAN KURUMLAR DEĞİL; GÖREVLERİDİR
Yalnız şu hususa dikkat edin ki yukarda isimleri söylenen müesseseler devletin birkaç mühim vazifesini karşılar. Üzerinde durmanızı rica edeceğim ki «mühim» kelimesini ben “müesseseler” için değil, “vazife” için kullandım. Netice olarak mühim olan müesseseler değil, fakat onların vazifeleridir. Bu müesseseler kendi aralarında bütün idarî, teşriî, icraî yönetim vazifelerini taksim etmişlerdir. Bundan dolayı insan vücudundaki organların işlediği gibi işlerler. Eğer biz devlet makinelerinde bir parçayı bozarsak devlet bir insan vücudu gibi hastalanacak ve ölecektir.
LİBERALİZM TOPLUMLARIN KAN ZEHİRLENMESİDİR
Liberalizm zehrini devlet organizmasına soktuğumuz zaman onun bütün siyasî görünüşü değişikliğe uğradı. Devletler öldürücü bir hastalığa yakalanmışlardır— kan zehirlenmesi. Geri kalan iş onların can çekişmelerinin sonunu beklemektir.
ANAYASALAR KAOSUN KAYNAĞIDIR
Liberalizm anayasal devletleri meydana çıkardı. Bunlar Yahudi olmayanların yegane koruyucusunun yani istibdadın yerini aldı ve bir anayasa ise gayet iyi bildiğiniz' gibi bir anlaşmazlık, yanlış anlama, çekişmeler, uyuşmazlıklar, semeresiz parti kışkırtmaları, parti kaprislerinin okulu olmaktan başka bir şey değildir. Kısaca devlet işlerinin şahsiyetini yıkmağa hizmet eden her şeyin okulu… Konuşmacıların kürsüsü de basından daha az tesirli değildir. İdarecileri hareketsizliğe ve güçsüzlüğe mahkûm etmiş ve bu suretle onları faydasız ve lüzumsuz kılmıştır. Gerçekten birçok memlekette idareciler bu sebepten dolayı mevkilerinden indirilmişlerdir. O zaman cumhuriyetler devri bir imkân dâhiline girdi ve gerçekleştirilebildi ve sonra biz hükümdarın yerine bir yönetim karikatürü, bizim kuklalarımız, kölelerimiz olan mahlûklar arasından, avamdan alınan bir başkan geçirdik. Bu bir mayın döşeme idi ki biz Yahudi olmayan halkın altına döşedik. Hatta Yahudi olmayan bütün halkların altına demeği tercih ederim.

KURBAN ETMEK AMACIYLA BAŞKANI YETKİLERLE DONATACAĞIZ
Yakın bir gelecekte biz başkanların sorumluluğunu tesis edeceğiz.
O vakit bizim şahsiyetsiz kuklamız sorumlu olacağı için biz ehemmiyet verilmeyen kimseler durumunda olarak işleri sonuçlandıracağız. İktidara gelmeye çabalayanların safları zayıflarsa, başkanların bulunması zorluğundan, neticede memleketi altüst edecek bir çıkmaza girilirse, bundan bize ne?
Planımızın bu neticeyi hâsıl etmesi için biz seçimleri öyle başkanlar lehine tertip edeceğiz ki mazisinde mesela Panama Meselesi ve sair meseleler gibi karanlık ve meydana çıkarılmamış leke bulunsun. O zaman onlar bir taraftan açığa vurulmanın korkusu içinde olarak, diğer taraftan da iktidar arzularım elde eden herkesin başkanlık imtiyazlarına, menfaatlerine ve şerefine sahip olma hevesi içinde bulunarak bizim planlarımızın başarısı için güvenilir ajanlar olacaklardır. Meb'uslar Meclisi, başkanları kendi içinden seçecektir. Fakat biz onlardan yeni kanunlar teklif etme veya mevcut kanunlarda değişiklikler yapma yetkisini alacağız. Çünkü bu hak bizim tarafımızdan ellerimizde bir kukla olan sorumlu başkana verilecektir. •î'abiî başkanın otoritesi bundan sonra imkân dâhilinde her çeşit hücum için bir hedef olacaktır. Fakat onu halka yani halkın temsilcileri vasıtası ile vereceği kararlara, diğer bir ifade ile kendisi de bizim körü körüne kölemiz olan avamın çoğunluğuna müracaat şeklinde kendini müdafaa vasıtası ile teçhiz edeceğiz. Biz başkana kendi başına harp ilan etme yetkisi de vereceğiz. Bu son yetki için başkanın bütün memleketin ordusunun başkumandanı olarak ona kumanda etmeğe muktedir olabilmesi gerektiği, yeni cumhuriyet anayasasının müdafaası için bunun lüzumlu olduğu şeklinde bir mazeret göstereceğiz, Böylece bu anayasanın sorumlu temsilcisi olarak onu müdafaa etme yetkisi kendisine ait olacaktır.

KİLİDİN ANAHTARI ELİMİZDE OLMALIDIR
Kolaylıkla anlaşılabilir ki bu şartlarda kilidin anahtarı bizim elimizde bulunacak ve bizden başka kimse artık yasama gücünü yönetemeyecektir.
Bunun yanında yeni cumhuriyet anayasasının önsözü ile siyasî gizliliğin muhafazası bahanesi ile meclisten hükümet tedbirlerine dair gensoru açmak yetkisini alacağız ve ayrıca biz yeni anayasa İle temsilcilerin sayısını asgariye indireceğiz. Bununla mütenasip olarak siyasî ihtirasları ve siyasete duyulan hevesi azaltacağız. Eğer bununla beraber küçük bir ihtimalle, bu asgari miktar içinde dahi ihtiras ateşi ile tutuşurlarsa bütün halkın çoğunluğuna müracaat ve havale etme yolunu harekete geçirerek onları hükümsüz kılacağız. Meclis ve Senato başkanları ve başkan yardımcılarının tayinleri başkana ait olacaktır. Parlamentoların devamlı toplantıları yerine onların oturumlarım birkaç aya indireceğiz. Bundan başka başkanlar icra kuvvetinin başı olarak parlamentoyu toplantıya çağırmak ve feshetmek yetkilerine ve bu son halde yeni parlamento seçimlerim geciktirme yetkisine sahip olacaktır. Fakat esasında kanuna aykırı olan bütün bu fiillerin neticesinde başkanın, planlarımızda tasarlanan vakitten evvel tarafımızdan tesis edilmiş olan sorumluluğa düşmemesi için başkanın etrafındaki yüksek idare mevkilerinde bulunan bakanların ve diğer memurların bizzat kendileri işlemlerde bulunmak suretiyle onu bu düzenlerin sorumluluğundan sıyırmalarım teşvik edeceğiz. Onlar böyle yaparak başkanın yerine kendileri sorumluluğu yükleneceklerdir. Biz bu rolü oynama görevinin yalnız bir resmî memura verilmeyip senato, devlet şûrası veya bakanlar kuruluna verilmesini bilhassa tavsiye ederiz.
Başkan, çeşitli şekillerde yorumlanmaya müsait mevcut kanunların manasını bizim istediğimize göre yorumlayacak, ayrıca biz lüzum gösterdiğimiz zaman onları iptal edecektir. Bunun yanında geçici kanunlar teklif etmek ve hatta hükümetin anayasal görevlerinden bir kısmının geri alınması yetkisine sahip olacaktır. Bu iki yetki de devletin yüksek menfaati icabı oldukları bahanesi ile verilecektir.
Bu tedbirler ile biz, yetkileri ele geçireceğimiz vaktin başlangıcında devletin anayasasına sokmağa zorlanacağımız her şeyi azar azar, adım adım ortadan kaldırma kuvvetim elde edecek, her çeşit anayasanın hissolunmaz bir şekil de ilgasına geçişi hazırlayacağız. Sonra vakti gelince her çeşit hükümeti bizim istibdadımıza devredeceğiz.
(…)
Devamı: 11. Protokol
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haber Yazılımı: CM Bilişim







.20160727090929.jpg)












