• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 22 °C

Lozan lozan dedikleri...

28.07.2015 06:00
Lozan lozan dedikleri...
Sedat Memili söyleşi...

Geçtiğimiz hafta Lozan Antlaşması’nın 92. Yıldönümü idi…

Lozan Antlaşmasının son zamanlarda gözlerden uzak tutulması gibi bir tavrın olduğu görülmektedir.

Lozan’ı unutmak, Türkiye’nin temeli sayılabilecek kırmızı çizgilerin de unutulması demektir.

Burada tarihi ve antlaşmanın nasıl gerçekleştiğini anlatacak değilim.

Lozan’ın gündeme gelmesi konusunda ilginç bir ikilem var;

Bazı çevreler Lozan’ın önemini kavradığı için unutturmaya çalışıyor; bazı çevreler de önemini kavrayamadığı için unutuyor.

Yapmak istediğim kaba İzgileri ile Lozan’ın ne olup ne olmadığı konusunu dilimin döndüğünce sizlerle paylaşmaktır.

Kurtuluş Savaşı, emperyalizme karşı ulusal bir direnişin destanıdır. “Ortak Atan Kalpler”, Balkanlar’da, Çanakkale’de, Anadolu Coğrafyası’nda emperyalist saldırıya direnmiş ve dünya devlerini barış istemeye mecbur etmiştir. O dönemin Dış İşleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşek’tir. Mustafa Kemal, Lozan’da yapılacak barış görüşmelerinde Tengirşek’in ülkeyi tam temsil edip edemeyeceğinden emin olmadığı için, görevi İsmet İnönü’ye verir. Dr. Rıza Nur ile Hasan Saka’da delegeler arasındadır.

TBMM toplanır ve Türkiye’nin kırmızıçizgilerini içeren 14 Maddelik bir anlaşma metni hazırlanır. Cebine bu koşullarla İnönü, Lozan’ın yolunu tutar.

BARIŞ’IN ÖN KOŞULLARI

Nedir bu 14 Madde;

1 – Anadolu’da bir Ermenistan Kurulması asla kabul edilemez.

2- Musul, Kerkük, Süleymaniye istenecektir; Bir sorun çıkarca Ankara’dan talimat alınacaktır)

3- Suriye Sınırı haliyle korunacaktır.

4-Adalar; Duruma göre hareket edilecek, yakındakiler istenecek. Bir sorun çıkarsa Ankara’dan talimat istenecek.

5- Trakya Batı Sınırı; 1914 sınırı olarak belirlenecektir.

6- Batı Trakya; Misak-ı Milli maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

7- Boğazlarda ve Gelibolu’da yabancı asker asla kabul edilemez.

8 – kapitülasyonlar kabul edilemez. (GEREKİRSE MASADAN KALKILACAK)

9- Azınlıklar; esas olan mübadeledir.

10- Borçlar; Türkiye’den ayrılan devletlere paylaştırılır. Borçlar idaresi kapatılır.

11- Ordu ve donanmayı sınırlandıran konu olmayacaktır.

12- Yabancı kurumlar Türk Kanunlarına tabi olacaktır.

13- Türkiye’den ayrılan memleketler için Misak-ı Milli’nin özel maddesi yürürlüktedir.

14- Cemaatler ve İslam Vakıflar Hukuku eski anlaşmalara göre düzenlenecektir.

KAPALI KAPILARA GEREK DUYULMADI

Genel anlamda bakıldığı zaman, haksız olarak, “diktatör, zalim, faşist” olarak nitelendirilen Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’sinden habersiz bir iş yapmadığı;

Kritik durumlarda Ankara Merkezli TBMM’sinden talimat alınmasını karar altına almıştır.

Böyle hayati bir olayda kararlarında daima şeffaf olmuş yeri geldiği zaman kamuoyu ile paylaşmıştır.

Daha Cumhuriyet kurulmadan, demokrasi “sözde değil özde” uygulanmıştır.

Biz kamuoyu olarak halan Abdullah Gül’ün Colin Powell ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik anlaşmanın ne olduğunu öğrenmiş değiliz. (gerçi basına intikal etti ama, Sayın Gül hala açıklamadı)

Ve biz 2015 yılında hala adına çözüm süreci denen uyguşalamanın içeriğinin ne olduğunu bilmiyoruz.

Neyin neye karşılık verildiğini veya verilmediğini bilmiyoruz.

Daha birkaç gün önce İncirlik’in kullanımının hangi koşullarda gerçekleştiğinden dahai haberimiz yok.

Lozan’ı unutturmaya çalışanlar, Türkiye’nin bir anlamda onurlu duruşunu, ilkeli devlet politikasını, kararlı duruşunu ve kararların TBMM kaynaklı alıdığını da unutturmaya çalışıyorlar.

Unutturulmak istenen onurdur, bağımsızlıktır.

Peki görüşme sürecinde ne oldu?

 

“ONE MİNUTE” GİBİ TİYATRO DEĞİL…

 

Görüşmeler 20 kasım 1922 tarihinde başlamış. Görüşmelerin yoğun olduğu bir zamanda heyet Lozan’da masayı terk etmiş ve Ankara’ya dönmüştür. Nedeni çok basittir: Osmanlı Borçlarının ödenmesi; kapitülasyonlar ve Musul konusunda Türk tezleri kabul edilmemiştir.

İsmet paşa ve heyeti onurlu bir duruş sergileyip masayı terk etmişlerdir. Bu davranış “One Minute” gibi tiyatro değildi. Sonuçta Türk tezleri kabul ettirilmiştir.

Kaba çizgileri ile Lozan’da hangi sorunlar çözüldü?

LOZAN’DA ÇÖZÜLEN SORUNLAR

1 – Sınırlar; Doğu Sınırı; Moskova ve Kars Antlaşması esas olarak kabul edilmiş böylece Anadolu toprakları üzerinde bir Ermenistan Devleti kurulması tarihe gömülmüştür.

Irak Sınırı; Lozan’da bu sınır saptanamaz. Bu sorun İngiltere ile Türkiye’ye bırakılır. 1926 Ankara Antlaşması ile Musul, Irak Sınırları içinde kalır. Bunda, uygulanmış olan Plebisitte Arap Halkı’nın Irak’ı seçmesinde büyük rolü olmuştur.

Batı Sınırı; Batı Trakya hariç, Misak-ı Milliye uygun olarak çizilmiştir.

Suriye Sınırı; Fransa ile 20 Ekim 1921 tarihinde yapılan Ankara Antlaşmasına uygundur. Atatürk ileride 1939 yılında Hatay’ın anavatana katılımını sağlayacaktır.

2 – Adalar: Bozcaada ve İmroz (Gökçeada) Türkiye’de kalmış, Batı Trakya, Midilli, Sakız ve Siyam Yunanistan’a bırakılmıştır. 12 Adalar İtalya’ya verilmiştir.

3- Kapitülasyonlar; Görüşmenin kesilmesine bile neden olan bu konu, Türkiye’nin tamamen istediği şekilde sonuçlanmış ve kapitülasyonlar kaldırılmıştır. Bu ekonomik özgürlüğün tesisidir. Kapitülasyonların bir bölümü, Gümrük Birliği Antlaşması ile yeniden ülkemize getirilmiş ve hala bu güne kadar ekonomik zararları tartışma konusu yapılmamıştır.

Ekonomik ve Siyasal yönden bağımsız bir Türkiye devralanlar maalesef, ülkemizi Lozan’dan önceki ekonomik koşullara getirme beceriksizliğini göstermişlerdir.

4-Dış Borçlar; Duyun-i Umumiye (Borçlar İdaresi) Kaldırılmıştır. Osmanlı Devleti’nden kalan borçlar, Osmanlı Devleti Sınırları üzerinde kurulan devletler arasında paylaşılacak, büyük bir kısmı da TBMM’si tarafından taksitle ödenecektir.

5 - Boğazlar: Boğazların idaresini başkanlığını bir Türk temsilcinin yaptığı komisyon tarafından yönetilecektir. Ticaret gemileri barış zamanında boğazlardan serbestçe geçebileceklerdir. Bu madde daha sonra tadil edilerek Türk karasularında Egemenlik hakları ve bütün haklar Türkiye Devleti’ne verilmiştir. 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren bu antlaşma Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaktadır.

6 – Savaş Tazminatı; Yunanistan, Türkiye2ye Karaağaç’ı vermeyi kabul etmiştir. Çünkü, savaş tazminatını ödeyemeyecek kadar ekonomisi çökmüştür.

7- Patrikhane: Zararlı faaliyetler yapmaması  ve dış devletlerle irtibata geçmemesi şartıyla, sadece Türkiye sınırları içerisindeki Rumların dinsel eğitim ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere varlığı tamamen Türk yasalarına uygun bir “kilise” olarak sürdürmesine izin verildi. Başındaki ruhban “papaz” olarak anılacaktı.

Bugün “Ekümenlik” iddiası peşinde koşan Patrik, Atatürk ve İnönü zamanında ancak böyle bir statüye sahipti.

İşte unutturulmak istenen, hayati konulardan biri de budur. Ben gün geçtikçe, BOB EŞ Başkanı olanların neden Lozan’a, Atatürk ve İnönü’ye karşı olduklarını anlayabiliyorum.

8- Azınlıklar; Lozan’da tüm azınlıklar Türk Vatandaşı sayılmışlardır. Amaç, Avrupa Devletleri’nin azınlıkları bahane edip iç işlerimize karışmalarını önlemektir.

9- Yabancı Okullar; Türkiye’nin bir iç sorunu sayılmış, bu okulların Türk yasalarına uyarak varlıklarını devam ettirmelerine karar verilmiştir.

 

Maddeler dikkatle incelenirse, Lozan’ın diplomatik bir zafer olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Barış için bazı ödünler verilmiştir. Boğazlar ve hatay Sorunu gibi… Ancak bu ödünler kapalı kapılar ardında gizlice değil, TBMM kararı ile verilmiştir. Ayrıca devlet, ekonomik ve siyasal olarak güçlendikçe Boğazların Egemenliği sağlandığı gibi Hatay’da Anavatana katılmıştır.

Bütün bunlar bir kenara Lozan; Tam bağımsız, egemen, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti niteliklerine sahip, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturmaktadır.

Atatürk ve İnönü için söz söyleyenler biraz daha düşünmelidirler.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim