- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Lozan ruhu

Sedat MEMİLİ / Yazar
“Bilirsiniz ki yeni Türk devletinden önce Osmanlı Devleti, Kapitülasyon adı altında ayrıcalıklı hakların tutsağı idi. Hıristiyan halkın birçok ayrıcalığı ve önceliği vardı.
Osmanlı Devleti’nin yabancıları yargılama hakkı yoktu.
Kendi uyruklarından aldığı vergiyi yabancılardan alamıyordu. Osmanlı Devleti Ulusun her türlü gelirini karşılık göstererek, devletin onurunu, şerefini ayaklar altına alarak borçlara girmiştir.
Lozan barış Antlaşması’ndaki kuralları, diğer barış önerileri ile karşılaştırmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim.
Bu anlaşma Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin , kırılıp önlenişini gösteren bir belgedir…”
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Lozan barış Antlaşmasını böyle tanımlamıştır.
Kabaca nasıl anlayalım Lozan’ı;
Kapitülasyonlar bir ülkenin egemenlik hakkının yara almasıdır.
Borçlanma ve bu borçlanma karşılığında verilen ödünler de egemenlik hakkının ihlalidir.
İnsan biraz uzun, biraz kısa, biraz esmer, biraz, zengin biraz fakir olabilir…
Biraz uçuk, biraz kaçık, biraz sevimli veya sevimsiz olabilir…
Ama insan biraz halile olamaz.
İnsan biraz şerefli, biraz namuslu olamaz.
Ya şereflidir ya da şerefsizdir…
Egemenlik hakkı kutsaldır; egemenlik hakkından biraz ödün verilemez.
Lozan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atmış – 24 Temmuz 1923; anlaşmadan birkaç ay sonra Cumhuriyet İlan edilmiştir – egemenlik hakkı üzerindeki o “biraz” kavramını yerle bir etmiştir.
Değerli okurlar, insanın kısa yaşamında bir takım gelişmeler basit gibi gelebilir ancak; devletlerin tarihinde o basit görülen şeyler, binlerce yıllık insan yaşamını direk etkilerler.
“Vatikan: Para ve Kan İmparatorluğu” kitabımın hazırlık aşamasında, Avrupa’nın Türk ve İslam coğrafyasına karşı saldırıları, nedenleri ve sonuçlarını inceleme olanağım olmuştu.
Bu saldırıların tarihsel niteliklerini kavramadan “Lozan”ı anlamak maalesef güç oluyor.
Son 13 yılda, Cumhuriyetin temel nitelikleri, Atatürk’ün ilkeleri ve özellikle de Altı Ok’un temsil ettiği değerler bir kenara bırakılıp unutturuldukça Lozan’ın önemini kavramak ihmal ediliyor…
Öyle zannediliyor; Oysa;
Cumhuriyetin oluşturduğu, fabrikalar, yollar, rıhtımlar ve ürettiği değerler, haraç mezat satıldıkça,
Borçlanma ekonomisi ile özgürlüğümüzü gasp eden paralar ortada dolaştıkça,
Kendi kaynaklarımızdan akan suları içmek için dahi özel kurumlara para verdikçe,
Madenler özelinde toprak altı ve toprak üstü zenginliklerimiz talan edildikçe,
Yüz yıllık ağaçlarımız kesilip coğrafyamız çölleştirme ile karşılaştıkça,
Basının üzerine uygulanan sansür arttıkça,
Eğitim sistemimizden, matematik, mantık, sosyoloji, fen bilimleri gibi dersler çıkarılıp, çocuklarımızın kafası hurafeler ile dolduruldukça…
Lozan Barış Antlaşması’nın ruhuna daha çok ihtiyaç doğmaktadır.
“Dahili ve Harici bedhahların” Sevr’i geri getirme çabalarına karşı Lozan daima daha dinç ve daha kararlı olarak hayata geçirilecektir.
Lozan Ruhu hala bazılarının uykusunu kaçırmaya devam etmektedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












