- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Makyavelizm ve İslamcılık

Aziz Terzi / Yazar
Makyavelizm, açık bir tarifi yapılacak olursa iki yüzlülük demektir. Hile, aldatmaca kavramları bu fikir örgüsü içinde geçen en çok kelimelerdir. İstediği politik veya siyasi bir sonucu elde etmek için kendisini hiçbir ahlaki ve ya fikri bir kaideye bağlı hissetmeden hareket eden bir zihin dünyasına sahiptir. Ve bu yönüyle hesapçı ve plancıdır. Yöneticinin atması gereken adımları bir takım fikirler ve değerler engellememelidir.
Gerçek hayat, sana ne yapmanı zorunlu kılıyorsa onu yapmak zorundasın. Yani yönetici ne yapması gerekiyorsa sadece onu yapar. Hak veya adalet gibi kavramlar yöneticinin atacağı adımlarda etkili değildir. Peki, bunlar neyin uğruna yapılıyor, iktidarda kalmak için. Makyavelliye göre yönetici iktidarda kalabilmek için aslan gibi güç kullanmalı ve tilki gibi kurnaz olmalıdır. Ve ayrıca yönetmenin iki yolu vardır. Bunlardan birincisi hukuk diğer ise güçtür. Eğer birinci yöntemle sorunlar çözülmüyorsa güç kullanmak kaçınılmazdır.
Yönetici aslan ve tilki gibi olmalı. Çünkü aslan kendisini tuzaklardan koruyamaz, bu yüzden tilki gibi olmalı. Tilki ise kendisini kurtlardan koruyamaz, bu yüzden de aslan gibi olmalıdır. Makyavel’in zihin dünyasındaki düşman kimdir? İşte burada düğüm biraz daha çözülüyor. Ona göre düşman yöneticinin iktidarını engelleyen her şeydir. İşte Makyavel’e göre en büyük erdem düşmanlarından iktidarını korumasıdır. Biraz daha açacak olursak iktidarda kalmak için kendi yardımcılarını dahi feda edebilir. Nitekim Makyavel ünlü eseri “Hükümdar”da halkın tepkisini engellemek için kendi bakanını halkın linç ederek öldürmesine izin veren yöneticiyi anlatırken, yöneticinin yaptığı bu işle hem halkını memnun ettiğini hem de kendisini yolsuzluklardan temizlendiğini ve halka korku vererek de iktidarını kuvvetlendirdiğinden bahseder.
Yani birini veya birilerini kurban ederek hem halkı memnun edersiniz hem de korkutarak iktidarınızı kuvvetlendirirsiniz. Ayrıca Makyavelli yöneticinin kamuoyunun gücünü kullanmasının zaruretine inanır, son tahlilde kalabalıkların iktidarın devamı noktasında etkili bir unsur olduğunu tespit etmişti. Toplulukları yanıltarak manipüle etmekte ise herhangi bir sakınca görmediğini söylemek şimdiye kadar anlattıklarımızdan dolayı sizleri şaşırtmayacaktır. Makyavel’in ifadesi ile yönetici tilki gibi olmalı ve iktidarını kuvvetlendirmek için zaman zaman halkını aldatmalıdır. Fakat bunu yaparken önemli nokta bunu hissettirmeden yapmalıdır. Yani halk kandırıldığını hissetmemeli çünkü önemli olan gerçekler değil sizin dış dünyaya çizdiğiniz imajdır.
İşte Makyavel ve Makyavelizm aşağı yukarı böyle bir şey…
Şimdi kendi yaşadığımız dünyaya şöyle bir bakalım. Çok uzaklara değil elinizin dokunduğu insanlara bakın, kendinize bakın. Yöneticilerinize, başkanlarınıza, liderlerinize, ağabeylerinize, arkadaşlarınıza, zenginlerinize, fakirlerinize bakın. Yukarıda saydığım özelliklerin toplumumuzun büyük bir bölümüne etki ettiğini göreceksiniz. Makyavelist özellikler sanki bizim üzerimize serpiştirilmiş, insanın kurdu olmuşuz. Elimizin dokunduğu insanlarda bakın birkaç hatıra(!) var, Makyavel’den. Hatta Makyavel gibi olanlar ve hatta onu aşanlar bile mevcut. Bu toplumumuzun inkar edilemez genel hali..
Toplumun genel hali bu olmakla birlikte benim biraz mercek tutmak istediğim asıl nokta kendini İslamcı olarak tarif eden veya böyle bir tarif yapmasa bile sahip olmuş olduğu fikriyatı ile böyle bir kategoriye doğal olarak dâhil olan bir damar üzerinde olacak. Kimileri İslamcılığı modern bir akım olarak tarif ederken kimileri ise İslamcılığı Hz. Adem’den bu yana süregelen İslami mücadelenin günümüze bakan son halkası olarak tarif etmekte. Ben burada bir tarif yarışına girmeyeceğim elbet. Siz nasıl tarif ederseniz ediniz, İslam hayata ve insana dokunan, ona rengini veren onu inşa eden, burada biraz daha vurgulamakta fayda var, her yönüyle inşa eden; ekonomik, toplumsal, düşünsel, içtimai, pratik, siyasi kısımları ihmal etmeksiniz her yönüyle kişisel ve toplumsal hayatı tarif ve inşa eden bir dindir. İşte bu yüzden tarihsel süreç içerisinde İslam, bu alanlardan bir tanesinden veya birkaçından uzaklaştığında Müslümanlar nezdinde, o noktalar üzerinde özel bir algılama ve mücadele alanının doğması yadsınamaz bir gerçek ve kaçınılmaz bir gerekliliktir.
İşte tam da can alıcı nokta bu, mücadele alanında Müslümanların hareket tarzlarını sınırlandıracak ona yön verecek, istikamet çizecek belirli kaideleri yok mu? Hz. Peygamberin örnekliği, mücadele metodu onlar için bir anlam ifade etmiyor mu? Müslümanlar kendi mücadele alanlarını, stratejilerini uygulama ve pratiklerini oluştururlarken zamanının genel kabul görmüş fikirleri üzerinden kendilerini meşrulaştırma arayışlarıyla oradan oraya savrulup duracaklar mı? Yoksa radikal ve ılımlı tariflerinden birini seçerek, kendi yollarını değil de, kendilerine belirlenen seçeneklerden birini tercih ederek yollarına devam mı edecekler? Ve sorular emin olun daha da çoğaltılabilir.
İslamcı olan veya doğal olarak o kategoride değerlendirilen hareketler içerisindeki liderler, yöneticiler hareketlere yön verenler, kritik noktalarda karar alanlar bu mücadeleyi sürdürürlerken nasıl bir usul ve üslup takip ediyorlar? Müslümanları tek bir ümmet görüp ayrıştırmadan ve hatta bütünleştirerek mi hareket ediyorlar? YOKSA Makyavelleşiyorlar mı? Kendi iktidarlarını İslam’ın maslahatı olarak algılayıp/algılatıp yönetimlerini, iktidarlarını devam ettirmek için hiçbir kaideye dayanmaksızın hareket etmeye mi başladılar?
Dikkat edin bu hastalık, Makyavelleşme hastalığı, tırnak içerisinde söylüyorum, ılımlısından, radikaline İslamcı olarak nitelendirilen birçok hareketlere ve bu hareketler içerisindeki kişilere tesir etmiştir.
Makyavelist yaklaşım tarzının, Batı düşün dünyasında kayda değer bir etkisi olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Peki, bizlere ne oluyor? Bizim öğretmenimiz Makyavel mi?
Makyavel’e göre "Yönetici, İktidarda kalmak için ne gerekiyorsa o yapmalıdır."
Şimdi size soruyorum, siz Makyavelleşenlerden misiniz?
Aziz Terzi
m.azizterzi@gmail.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terör ve İslami Beldelerdeki Terörizm Üzerine25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Oryantalist Bir Yaklaşım; Hadis ve Sünnet İnkârcılığı22 Ocak 2016 Cuma 06:00
- Bir Sonraki Dönemi Görebilmek13 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Yeni süreç, roller ve Ak Parti07 Temmuz 2015 Salı 08:55
- İslam ümmetinin stratejik vizyonu01 Temmuz 2015 Çarşamba 08:48
- İslam akidesinin özelliği üzerine bir bakış30 Mayıs 2015 Cumartesi 09:17
- Değişen Batı Öykünmeciliği ve Neo-Aydınlarımız!08 Mayıs 2015 Cuma 06:03
- Kelime-i Tevhid ve Biz Müslümanlar10 Nisan 2015 Cuma 06:42
- 5. Yılında Suriye Devrimi ve Çanakkale20 Mart 2015 Cuma 06:43
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












