• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Mardin Kriterleri

11.02.2016 06:00
Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

 

Barış Süreci, PKK tarafından yok edildikten sonra hükümet şimdi çok daha tedbirli görünüyor. Sütten ağızı yanmış, yoğurdu üfleyerek yemeyi deniyor.

Başbakan, Cuma günü Mardin’de yeni kriterler ortaya attı: Mardin Kriterleri.  Pekiyi şimdi nasıl olacak?

Öncelikle yetkililer, daha önce yapmış oldukları “7 başlı ejderha” ile görüşme sürdürmenin nelere mal olduğunu anlamış gibiler. “7 başlı ejderha”nın gerçek başı Kandil mi; İmralı mı, eşbaşkanlar  mı; KCK mı, PYD mi bunun belirlenmesi  mümkün olamadığından gerçek temsilciyi bu sefer hükümet kendisi seçmek istiyor?  Kolay mı? Elbette zor. Ama imkânsız da değil.

Bir taraftan barış görüşmesi sürdürüp bir taraftan bölgeyi silah deposu hale getirenlere güvenilemeyeceğini T.C. yetkilileri baştan aşağı anlamış görünüyorlar.

Son başkaldırı denemesi Kandil için tam bir fiyasko oldu. Oysa Irak’ta ve Suriye’de ortaya çıkan bu dumanlı havadan yararlanabilseler kendileri açısından büyük bir siyasî sonuçlar doğuracaktı. Sonuç 3.000’den fazla “gerilla”nın kaybı ve halk desteğinin yitirilmesi oldu.

Şimdi T.C. Devleti, PKK’nın “ölün” emrine uymayıp evlerini terk ederek çevreye sığınan bu insanları kazanmak istiyor.

Bunun için kira yardımı, borç ertelemesi, yeni konutlar inşası gibi maddi iyileştirmeler devreye sokuluyor. Devlet, bu maddi iyileştirmeleri yapabilecek güçte. Bütün “Anadolu insanı” da gerektiğinde bu konuda devletine seve seve yardımcı olacağını Cuma günü gösterdi: Diyanet İşleri kanalıyla 90.000 camide halk elini cebine attı. Bu fedakârlığı yapmaya da devam edecek.

Asıl zor olan psikolojik üstünlük sağlamak. PKK’nın bölgede yarattığı korku ve baskı atmosferini dağıtabilmek. Bana göre bu, maddi yardımlar kadar kolay olmayacak. Bunun için Üniversitelerin, STK’ların, Devlet kurumlarının, medya organlarının devreye girmesi gerek.

 Bugüne kadar bu konuda kılını kıpırdatmış, hiçbir olumlu katkı sağlamamış olan Üniversiteler bu yardıma hiçbir şekilde hazır değil. Türk Tarih Kurumu bugüne kadar sadece 1 (bir) sempozyum düzenledi: “Tarihte Türkler ve Kürtler Sempozyumu”. Ancak bu sempozyum ne Türkleri memnun etti, ne de Kürtleri. Oysa ki bu meselelerin bilimsel ortamda tartışılması gerekiyordu. Bu konular “tabu” olarak görüldükçe bölücülere daha geniş bir propaganda alanı bırakılmaktaydı.

Mardin Kriterleri, bir hükümetin aldığı kararlar olarak değil akl-ı selim sahibi bütün aydınlarımızın, bütün siyasîlerimizin katkı sağladığı ortak kararlar olarak uygulamaya konulmalıdır.

Hz. Ömer’i cahiliyet döneminde kızını diri diri toprağa gömdüğü için suçlayarak bir yere varamayız. Barış süreci döneminde yapılan hataları artık herkes gördü ve kabul ediyor. Önemli olan bundan sonra aynı hatalara düşmeden bu meseleyi “millî” bir mesele olarak görüp “elimizi taşın altına sokabilmek”tir.

Türk ve Kürt bu konuda herkese görev düşüyor. Özellikle de tehlikenin öznesi konumundaki Kürt kardeşlerimize.

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yılmaz KURT
14 Şubat 2016 Pazar 19:14
19:14
Hz. Ömer’i cahiliyet döneminde kızını diri diri toprağa gömdüğü için suçlayarak bir yere varamayız. Barış süreci döneminde yapılan hataları artık herkes gördü ve kabul ediyor. Önemli olan bundan sonra aynı hatalara düşmeden bu meseleyi “millî” bir mesele olarak görüp “elimizi taşın altına sokabilmek”tir.
Yılmaz KURT
11 Şubat 2016 Perşembe 21:07
21:07
Bugüne kadar bu konuda kılını kıpırdatmış, hiçbir olumlu katkı sağlamamış olan Üniversiteler bu yardıma hiçbir şekilde hazır değil. Türk Tarih Kurumu bugüne kadar sadece 1 (bir) sempozyum düzenledi: “Tarihte Türkler ve Kürtler Sempozyumu”. Ancak bu sempozyum ne Türkleri memnun etti, ne de Kürtleri. Oysa ki bu meselelerin bilimsel ortamda tartışılması gerekiyordu. Bu konular “tabu” olarak görüldükçe bölücülere daha geniş bir propaganda alanı bırakılmaktaydı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim