• BIST 108.527
  • Altın 144,734
  • Dolar 3,5025
  • Euro 4,1220
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 24 °C

Marjinalliğin Türkiye’de Yeri Yok

11.07.2013 13:29
Marjinalliğin Türkiye’de Yeri Yok
Çelik, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın hazırlayıp sunduğu "Ankara'nın Gündemi" programına konuk oldu. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve Batuhan Yaşar'ın sorularını cevaplayan Çelik, gündeme ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Müsteşarımız başkanlığında bütün meslek temsilcilerimizden oluşan bir heyeti turizmle ilgili olduğumuz ülkelere gönderdik. Oradaki muhataplarıyla Türkiye’deki durumu açık bir şekilde paylaştılar. Ortaya çıkan sorun alanları var. O sorun alanlarının nasıl çözüleceğine dair ilk günden itibaren bir model geliştirdik. Şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki, Türkiye’de kriz diye tanımlanacak bir gündem turizmde yok. Kendi kendimizi kriz fotoğrafının içerisine sokmayalım.
 
 
Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch'in Türkiye Yorumu
 
Sanki Türkiye'de halk ikiye bölünmüş, bu ikiye bölünme şeyi bir toplumsal huzursuzluğu giderek derinleştiriyor gibi bir kara propaganda yapılıyor. Net olan şudur: Bir ülkede demokratik protesto eğer çevre hassasiyetiyle yapılıyorsa bu o ülkenin demokratik olgunluğunu gösterir. Bunun arkasına saklanıp birileri Türkiye'nin görüntüsünü bozmak için gayret sarf ediyorsa buna da müsaade edilmez.
 
 
İllegalite, Türkiye’nin Uluslararası Alandaki Fotoğrafını Bozmaya Çalışıyor
 

Meşru çerçeve içerisinde taleplerini dile getirmek için meydanlara çıkanlar, kendilerinin başlattığı sürecin illegalite tarafından yutulmasını engelleyemediler. İllegalite, büyük bir uluslararası medya desteğiyle birlikte Türkiye'nin uluslararası alandaki fotoğrafını bozmaya çalışıyor. Ama bu Türkiye'de çalışmıyor. Herkes görüyor ki, Türkiye'de işleyen bir demokrasi var. Giderek standartlarını artıran bir demokrasi var. Neredeyse bir ülkenin on yıla sığdırdığı reformları 1 yıl içerisinde gerçekleştiren bir hükümet iradesi var ve toplumun genelinin geleceğe bakışıyla ilgili beklentisi de tam manasıyla pozitif.

 
 
 

2023 Vizyonumuz Başka Provokasyonları Önümüze Çıkarabilir

 
Yakın zamana kadar, Türkiye'deki aynı dalga Türkiye'ye sığınmış Suriyeli insanlarla ilgili olarak yürütülmeye çalışılıyordu. Ondan evvel futbol meselesinde benzer bir dalga oluşturulmaya çalışıldı. Geriye dönük birkaç örnek sayılabilir. Kendi içerisinde makul olan şeyler başka bir yerlere taşınılmaya çalışıldı. Ama Türkiye büyük sağduyusuyla, demokratik olgunluğuyla o taşırmaya çalışanları bertaraf etti. Bizim bugünden itibaren 2023'e bakan yüzümüz, rakiplerimiz açısından başka provokasyonları önümüze çıkarabilir.
 
 
Marjinalliğin Türkiye’de Yeri Yok
 
Ak Parti hükümetleri neredeyse bir çalıştaylar hükümetidir. 10 yıl içerisinde herhangi bir soruna ilişkin yapılmayan çalıştay bulunmamaktadır.
 
15 yıl önce Ortadoğu coğrafyasında kriz çıkarmanın kod adı laikliktir. Şimdi 'demokratik darbe' diye melez, anlaşılması mümkün olmayan bir kavram ortaya çıktı. Bu Mısır'da çok net bir biçimde billurlaştı. O gün Taksim'de ortaya çıkıp yakanlar yıkanlar, işgal eylemine girişenler, oradaki demokratik duyarlılığı meşru hükümete karşı bir ivmeye dönüştürmeye çalışanlar 'demokratik darbe' denilen melez operasyonun bir parçası olarak ortaya çıktı. Türkiye bunu gördü ve elinin tersiyle reddetti. Türkiye'de bu tip bir marjinaliteye kitle desteğinin olması mümkün değil.
 
 
Demokrasiye Saygı Mitingi Alman Hükümetine Karşı Bir Tutum Değildi
 
Biz bu tip şeyleri birilerine karşı yapmıyoruz. Normal hayatta birbirine zıt gruplar orada bir eksen halindeydiler ve kürsünün yanında yan yana yürüyorlardı. Bizim oraya gidişimiz vatandaşın talebi üzerinedir. Orada negatif değil, pozitif bir gündem vardı. Miting kararı çok önce alınmıştı arada Mısır olayı da gerçekleştiğinde bunun daha büyük bir boyutu oldu. Bir bakıma Avrupa’daki Türkler, bütün dünyaya Avrupa değerleri etrafında demokratik prensipleri hatırlatmak adına bir çağrıda bulundu.
 
 
Sandık Demokrasinin Omurgasıdır
 
Milyonların olduğu mitinglerde Sayın Başbakanımız 'meşru adres sandıktır' mesajı verdi. Biz de biliyoruz 'Demokrasi sandıktan ibaret değildir'. Ancak sandık demokrasinin omurgasıdır. Omurgayı aldığın andan itibaren onun üzerine binmiş diğer unsurların hiçbir anlamı kalmaz. Demokrasi sandıktan ibaret değildir diye yüksek sesle dillendirenler 'demokrasi sandık değildir' demeye getiriyorlar. Orada aydınlanmış bir despotizm var.

Bazıları 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' sözünü yargılamıştır. Arkasından da 'millet bu egemenliği seçilmiş kurumlarla kullanır' demiştir. Millet iradesi şirk kabul etmez. Millet iradesine bir takım oligarşik kanallarla şirk koşmaya kalkarsanız 'demokratik darbe' dediğimiz melez kavramlara varırsınız.
 
 
Türkiye’nin Eski ABD Büyükelçisi Oryantalist Bir Bakış Açısıyla Değerlendirmelerde Bulunuyor
 
Türkiye'de görev yapmış eski ABD Büyükelçisinin "Her darbe anti demokratik değildir" şeklindeki sözü oryantalist bir bakış açısıyla Ortadoğu coğrafyasına reva görülen bir bakıştır. Bu oryantalist bakış açısına küresel sistem içerisinde enerjisini veren de İslamofobia'dır. Biz İsrail hükümetlerinin aslında kendi halkının güvenliğini tehdit eden sonuçlar doğuran saldırganlığına karşı bir tutum sergiliyoruz.
 
 
Mısır Askeri Darbesi
 
Oryantalist bakış açısı ve İslamofobi birleşerek yepyeni bir sunum ortaya çıktı ve Batı'nın önüne bir sınav konuldu, maalesef bu sınavdan geçilemedi. 3 tane argümanla küresel bir banka işletiliyor. Bu Türkiye ve Mısır’a da yapıldı. Birincisi meşru seçilmiş liderlere otoriter lider imajı verilmeye çalışılıyor. İkincisi meşru seçilmiş hükümetlerin sadece temsil ettiği kitlenin aldığı oy oranından ibaret olduğu düşünülüyor. Üçüncüsü de toplumun tümünü kapsayamadı diye müthiş bir propaganda yapılıyor. Demokrasi azdır diye darbeyi meşrulaştırmak, İslamofobi çerçevesinde bakarak İslam dünyasıyla temel hak ve hürriyetler arasında ontolojik bir uzlaşmazlık görmek arasında bir tutumu ortaya çıkarıyor.
 
 
Hiçbir Darbe O Millete Hayır Getirmemiştir
 
Darbeden başka bir millete yapılabilecek daha büyük bir kötülük yoktur. Hiçbir darbe o millete hayır getirmemiştir. Burada siyasi olmaktan ziyade ahlaki bir tercih var. Darbe siyasal namus ve siyasal ahlak meseledir, bunun aması olmaz.
 
 
Mısır’da Darbeye Destek Verenler Halkın Ortak Geleceğini Çalmıştır
 
Mısır'da darbeye kim destek verdiyse Adeviye Meydanı'nda toplananların da darbe yapıp Tahrir'de toplananların da ortak geleceğini çalmıştır. Bu çok yakın zamanda görülecektir. Eğer isteniyorsa Irak, Suriye, Mısır, bu bölgenin büyük ülkeleri 'ne düze çıksın ne ölsün, böyle bir kaos içerisinde enerjilerini tüketsinler, sürünsünler' böyle şeyi tercih edenler için darbe ideal bir senaryodur. Ortaya çıkan tablo kaos tablosudur. Eğer demokratik rejim ile anti demokratik rejim arasında gri bir alan oluşursa o zaman o gri alan uzaydaki kara delik gibi bütün demokratik prensip ve kurumları yutar, o ülkenin ortak geleceğini yok eder.
 
 
Mısır’da Halkların İradesinden Yanayız
 
Biz bölgede Şii eksenli olsun, Sünni eksenli olsun hiçbir mezhebi eksenin tarafı değiliz. Biz bölgede halkların iradesinden yanayız.

30 yıllık Mübarek'in karanlık döneminden sonra 1 yıllık bir demokratik yönetim içerisinde siz eğer bunu tebrik ediyorsanız, Mısır halkına karşıt bir pozisyondasınız. Mısır, 5 bin yıllık tarihi içerisinde ilk kez demokratik bir iktidar başa getirdi bu da 1 yıl içerisinde alaşağı edildi.
 
 
Mısır’daki Askeri Darbeyi 1960 İhtilaline Benzetebiliriz
 
Bu tip operasyonlarda aynı kodları ve kavramları kullananları bunu bölgedeki bütün ülkelere karşı kullanmış olması Türkiye ile Mısır'daki durum arasında özdeşlik kurma çabasını Türkiye satın almamalıdır.
 
Mısır'daki İhvan'ı Türkiye'deki Ak Parti ile özdeşleştirip ortaya çıkan sonucu AK Parti'nin yenilgisi gibi sunmaya çalışıyorlar. Halbuki Ak Parti bütün bir bölgede demokratik bir vizyonun temsilcisidir. Dolayısıyla birilerinin başka ülkelerdeki hareketlilik üzerinden Türkiye'deki meşru yönetime, demokratik iradeye bir yenilgi faturası çıkarma teşebbüsü aslında onların olayları 'demokratik darbe' içerisinde konumlandırma niyetlerini gösteriyor.
 
Mısır bugünkü haliyle yargı ve yasamanın konumu, hükümetin gücü, askeri bürokrasinin konumu bakımından 1960'ların Türkiye ile mukayese edilebilir. Bugünkü Mısır 1960'ların Türkiye’si ile mukayese edilebilecek dinamiklere sahiptir. Mısır'daki darbe bu coğrafyada sertliğiyle meşhur olan müdahalelerin bir benzeri olarak ortaya çıktı. Bu sertlikte bir müdahaleyi Cumhuriyet tarihi içerisinde 1960 İhtilali'ne benzetebiliriz.
 
 
Ak Parti Ortaya İrade Koydu
 
PKK’nın yurt dışına çıkma sürecinin tamamlanması diye bir şey söz konusu değil. Henüz tam olarak 5’te biri çıkmıştır. Yerinden hareket etti deniyor. Yerinden hareket etme merdiven sistemidir.

Türkiye 30 yıldır süren bir çatışmayı Ak Parti’nin ortaya koyduğu iradeyle sona erdirme çalışmaktadır. Devletin ortaya koyduğu irade bir takım kolaylaştırıcı mekanizmalarla devletle toplum arasındaki iletişimi sağlayacak Akil İnsanlar Heyeti’yle taçlandırıldı.
 
 
Toplumun Her Kesimiyle İletişim Kuruldu
 
Başbakanımız bütün bu çalışmalara bizzat başkanlık etmiştir. Tüm Akil İnsanlar Heyeti’nin raporlarını üzerindeki çalışmalarda devam ediyor.
 
Burada net bir şey var; maalesef bazı muhalefet parti sözcüleri Türkiye’nin böylesine büyük bir yükten, insan kaybına yol açan böylesine büyük bir çatışmadan kurtulmasını bir terör örgütüyle pazarlık başlığı altına sıkıştırmak istiyorlar.
 
İkincisi başka bir muhalefet partisi bunu şu aşamada tamamlandı, hükümet şu mükellefiyetleri yerine getirsin gibisinden indirgeme süreci içerisine sokmaktalar.
 
Türkiye’deki demokratikleşme süreci daha önce bu meseleye özel olarak gerçekleşmiyordu. Zaten toplumun genelinin bu meseleyi büyük bir olumlulukla karşılamasının sebebi bütün bu demokratik adımlarının atılması neticesindedir.

Hatta bazı adımlar vardır ki, bu sürece indirgenecekse bu adımlar o zaman atılmayabilirdi. Çünkü hükümetin ondan bir kazanımı yoktu. Dolayısıyla bir ülkenin demokrasiyle kurduğu bu ilişkinin herhangi bir meseleye indirilmesi, meselinin yanlış algılanmasına yol açar.
 
 
BAAS Tipi Bir Örgütlenme Üretilmeye Çalışılıyor
 
Sosyal ve siyasal hareketleri bölgede birileri yeni Baas ideolojisi üretmek, bölgeyi istikrarsızlığa ulaştıran yeni Baas tipi örgütlenme üretmeye sevk ve idare etmeye çalışıyorlar.
 
Çözüm Süreci bu kadar sıkıntı, bu kadar bedel ödedikten sonra Kürtlerin kazandığı demokratik hakların, Kürtlerin bugüne kadar kazandığı hakların korunmasını da garanti eden bir süreçtir.
 
 
PKK Saldırıları
 
Bu her saldırı, saldırı yapan odağın çözüm sürecinin ürettiği meşruiyetin dışına gitmesine yol açar. Bunların Kürt siyaseti yaptığı iddia edenler tarafından ciddi bir şekilde incelenmesi lazım ve toplumla paylaşılması gerekir. Bu saatten sonra kim buna girişirse, kim bu şekilde provokasyon kapısını açarsa aslında iki şey yapmış olur. Birinci Türkiye’de üretilen yeni toplumsal algıyı sabote eden bir pozisyona çekmiş olur. İkincisi de Kürtlerin bu bölgede on yıllar sonra artık ulaşılan olgun seviyesi içerisinde elde ettikleri demokratik kazanımlara karşı suikast gerçekleştirmiş olurlar.
 
 
Çözüm Süreci Ülkenin Bütünüyle İlgili Bir Meseledir
 
Çözüm sürecinde şu ana kadar toplumun büyük bir kesimi bu sürece destek verdi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana böylesine milli dirençlerle gerçekleşmiş bir çözüm süreci ilk defa sunuldu.
 
Çözüm süreci herhangi bir etnik grupla, herhangi bir bölgeyle ilgili spesifik bir mesele değildir. Türkiye’nin bütünüyle ilgili bir meseledir. Türkiye’nin bütünüyle ilgili olarak kazanımını her kesime üretebilecek bir meseledir.
 
 
Türkiye Demokratik Gündemine Hakimdir
 
Türkiye’nin geleceğiyle ilgili bu kadar büyük bir projeyi ortaya koyduğunuz zaman bunun karşısındaki dalgaların da planların da ne kadar büyük olabileceğini görürsünüz.
 
Biz, etrafımızdaki rakip ya da hasım ülkelere bakarak kendi ülkemize balans ayarı yapacak bir ülke değiliz. Türkiye Cumhuriyeti kendi demokratik gündemine hakimdir. Bu dönük sabotajlara karşı tabii ki dikkatliyiz.
 
 
Uzlaşma Komisyonunun Yoğun Mesaisi Devam Edecek
 
Yeni Anayasa çalışmalarında uzlaşma sağlanamaması sonucunda Ak Parti’nin anayasa teklifi hazırdır. Meclis Başkanımızla da görüştüm, en azından Uzlaşma Komisyonu’nun yazın şimdiye kadar olandan daha yoğun bir mesai saati vereceği ortaya çıktı. Varılan nokta burası ama daha fazla maddede uzlaşı olur mu bunu göreceğiz.
 
 
Muhalefetin Performansını İyi Bulmuyoruz
 
Biz aslında demokratik bir anayasa oluşturulması ve verilen teklifler bakımından muhalefetin performansını iyi bulmuyoruz. Pek çok toplantı muhalefet partilerin üyelerinin katılmamasından dolayı yapılamadı. Bu nedenle verimli bir sonuca ulaşamadık.
 
 
İdeal Olan Sıfırdan Bir Anayasadır
 
Uzlaşma Komisyonu’nda herhangi bir gündem oluşmadan o gündemle ilgili parti kararını oluşturuyoruz. Ardından komisyonda görüşüldükten sonra tekrar konuşuyoruz. Türkiye’nin artık yeni bir yazılıma ihtiyacı var. Eski Türkiye’nin kodlarından Türkiye’yi tamamen kurtaracak, yeni Türkiye’nin kodlarıyla açıkça devam eden bir anayasa olacak. Yeni bir metne ihtiyacımız var.
Uzlaşma Komisyonu’nun yaptığı çalışmalar çerçevesinde oluşan demokratik kazanımların heba olmasını istemiyoruz. İdeal olan sıfırdan bir anayasa yapılmasıdır.
 
Uzlaşılan maddeler hangisi? Uzlaşılamayan hangisi? Bunlar belirlenip Meclis Başkanımız bunu web sitesinden yayınlayabilir. Biz burada çok açığız. Madem bize bizim getirdiğimiz bir öneri yüzünden tıkanmanın olduğu söyleniyor, o zaman herkes görecek ki, başkanlık sistemi ile alakası olamayan konularda da önümüze çağdaş standartlarda önümüze öneriler getirilememiştir. Biz bunların açıklanmasından çekinmeyiz. Anayasa vatandaş için yapılıyorsa bunun her aşaması vatandaş tarafından bilinsin.
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim