• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Mazlumun yanında yer almak bir erdemdir!

31.03.2016 06:00
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

Akademisyenlerin;

“Devlet katliam yapıyor” diyerek, altına imza attıkları bildiriyi kabullenmek mümkün değildir.

Bu bildiriyi kabullenmek ancak ve ancak teröristleri motive eder.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu anlamda akademisyenlere tepki göstermesi ve eleştirmesi kesinlikle yadırganacak bir durum değildir.

Ancak;

Çözüm süreci vesilesiyle 3 yıl boyunca teröristler;

Şehirleri, ilçeleri ve köyleri cephanelik haline getirirken, silahlı kuvvetlerin teröristlerin yaptığı o yığınaklar karşısında operasyon talebinin reddedilmesi de hükümetin en büyük yanlışıydı.

Teröristler bu süreçte vatandaşın mahremiyetini hiçe saydılar,

Teröristler bu süreçte hazırlık yapma uğruna vatandaşın evlerini tahrip ederek tüneller açması ve bu evleri Türk askeriyle savaşma üssü haline getirmesi karşısında, tepkilerini ortaya koymayan akademisyenleri hoş karşılamak en büyük gaflet olur.

İşte burada sormak lazım;

Teröristler vatandaşın en kutsalı olan evinin içini savunma üssüne dönüştürürken bu akademisyenler neredeydi?

Neden aynı tepkiyi o zaman koymadılar?

Ama silahlı kuvvetlerimiz vatandaşın mal ve canını hiçe sayan, mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bu soysuzluk karşısında operasyon yapınca, teröristleri etkisiz hale getirince, katliam oluyor,

Bu tek kelimeyle, ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

Öğretim üyelerinin bu açıklamaları karşısında, onları tutuklayarak mahkeme sürecini başlatmak ta doğru değildir.

Kaldı ki Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu önceki gün yaptığı açıklamada, doğru olanın tutuksuz yargılama olduğunu söyledi.

 Doğru olan ve vicdani olan da budur.

Tutuklananlar arasında öyle biri var ki, onun samimiyetine inanmamak mümkün değildir.

Hatırlanacağı üzere AK Parti öncesi iktidarlar döneminde, başörtülü öğrenciler okullara alınmayarak, yüz yılın en zalim uygulamaları yapılıyor ve bu durum karısında o öğrenciler okuma hakkını kaybediyordu,

O günkü uygulamalar insan hak ve hürriyeti açısından tek kelimeyle garabet bir durumdu,

İnsani değildi,

Ahlaki değildi,

Ve en önemlisi hukuki değildi.

İşte bu dönemde okullara alınmayan başörtülü öğrencileri, bu gün tutuklu bulunan akademisyen Esra Mungan savunarak, adeta dönemin iktidarlarına savaş açıyordu.

Böylesine bir insanı tutuklamak, elbette vicdanları sızlatır.

SONUÇ OLARAK

İnsanın her alanında var olan hukuk, zamana göre, kişiye göre veya konjonktüre göre işlemez,

Hukuk;

Siyasetinde üstünde olan bir kurumdur,

Öyle bir kurum ki, gün gelir padişahı, gün gelir avamdan birini, ama gün gelir avamdan birinin hakkını almak için padişahı yargılar.

Bunun geçmişimizde on binlerce örnekleri vardır,

Hukukun evrensel dokusunun zedelenmemesi için, işte bu anlayışı hakim kılmak gerek,

Çünkü mazlumun yanında yer almak bir erdemdir, ama daha da ötesi Allah’ın emridir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim